Ölmeme tam yetmiş bir saat kaldı. Bana verilen mühlet yetmiş iki saat idi kime yeterdi kim bilir bana şuralar yetmedi. Bir saatini varoluşsal sıkıntının sonlanacak olması şaşkınlığına ayırınca ölmeme tam yetmiş bir saat kaldı, hala yetmiş diyorum inşallah yeter.

İki günümü uyuyarak geçirdim, bir şeylere alıştırma yapmak gibi. Alışmak ani duygu değişimlerini öldürür. Alıştığın şeyden korkmazsın, alıştığın şeyi çok sevemezsin. Her şey stabildir, her şey bir diğer duygunun aynısıdır.

Yirmi bir saatim kaldı ben yürüyorum. Bir hızlanıyorum bir yavaşlıyorum harika bu haber harika, düşünsene artık bu ayaklar benim olmayacak bu eller benim değil haha yiyip duruyordum zaten çirkinleştiler ve bitecek sonunda. Sonunda, sonunda işte, çığlık atacağım bitiyor işte. Mezun oluyorum işten en yüksek maaşla emekli oluyorum bir köye muhtar oluyorum yeni diş çıkarıyorum ilkokula yazılıyorum zamanda ileri geri hop hop bitiyorum en sonunda bitiyorum. Seni seviyorum.

Dur dur dur, ben seviyorum. Ben seviyorum nasıl unuturum.
Nasıl da sonumu dört gözle beklerken, şimdi sevdiğimi unutmamın bağı dolandı ayağıma ve tak düştüm yerler çamur. Yüzüm gözüm çamur ön dişim çatladı galiba. Önemli değil artık kaldı on beş saatim ama sevdiğim, sevdiğim nerde kaldı? Önemli değil bu benim hayalimdi gitmem gereken ödül bana armağan edildi gitmem gereken diyorum, gerekli. Ama ben seviyordum, birden oldu aniden, yanında uçurumdan atlamak aklıma gelmeyen sevdiğim oldu aniden. Çok seviyordum aniden. Araba çarptı gibi ama bana hiç araba çarpmadı, bir keresinde motorlu bisiklet. Çat yere düştüm ama kalktım işte o benim sevdiğim. Çat sesi benim sevdiğim ama gitmem gerek. Bu tüm ömrüm boyunca tek dileğim, bu arzu ettiğim tek gerçek. Gitmeliyim. Kaldı on bir saatim. Beş saattir yürüyorum ayakların şarjı bitti. Haha ben bu şakaları gittiğim yerde yapmayayım, misafirlikte annemleri utandırmayayım.

Kalan altı saatim bitmeye çalışırken telefonu elime aldım. Sevdiğimi aradım.

Beklediğim haber geldi
Dur tahmin edeyim
Hadi tahmin et
Bitiyor değil mi
Galiba
Beni öpmeyi unuttun
Çok istedim, çok istedim de yapamadım, çekincelerimden ev yaptım bize ama sana, bir adım kala yaklaşamadım
Gidecek misin

Şarjım bitti inanmazsınız. Hayat, evimin kapı anahtarını asla ilk denemede doğru seçemememde olduğu gibi yine ufak şakalar yaparak beni uğurluyor gibiydi. Bana gidecek misin diyen sevdiğime cevap vermeme şakası yapmıştım. Şaka martılardan başka kimseyi güldürmedi. Martıların çığlık atmadığını ve bizi yukardan uçarak küçümsediklerini anlatmıştım yengeme. Haha yengenize bir şey anlatıyor musunuz, soruyorum çünkü ben az önce yalan söyledim.

Kalan üç saatimin geriye sayımı başladığında, özenerek yaptığım evime doğru şarj olan ayaklarımla yol aldım. Gıcırdayan ahşap zeminde odama doğru ışığı arar ellerimle ilerledim. Işığı buldum. Yatağımın başucunda, beni alıp götüreceği zamanın gelmesini bekliyordu. Biraz korkunç görünüyordu diyebilirim ama başka bir şey diyemem. Başka bir şeyleri artık başkaları söylesin ben yoruldum hem eklemlerim filan.

Biraz uzanacağım
Feeee eeeeeeeeee
Bu ne şimdi
Bilmem kullandığın harf sayısına göre ses oldum
Beni götüreceksin değil mi
Seni götüreceğim
Senden son bir isteğim daha var
İşler biraz keyfî olmaya başladı
Hayır hayır, dinle. Sevdiğim biri var
Kalamazsın
Sevdiğim biri var
Kalacak mısın
Sevdiğim biri var
İyi geceler

zeynep seden

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin