Önce Hayallerim Öldü Sonra Babam – Başak Kablan | 15 Alıntı

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

1. “İnsan en çok kendi ölümüne ağlarmış. Bu cümleyi ilk okuduğumda da vurulmuştum. Çünkü ben de zaman zaman oturur kendi ölümüme ağıtlar yakar ağlardım.” (s.12)

2. “ Bir gün kuzenim yanıma geldi, ‘’Annem, sen gelince babamdan uzak durmamı söylüyor. Söyle, babama ne yapacaksın?’’ diye sordu. Böyledir… Senin baban ölür birçok kişinin travması olur.” (s.12)

3. “Biz bilginin zararlı olduğunu, can aldığını bilerek büyüdük o yüzden ezberledik, sadece ezberledik. Hayatın anlamını da bize ezberden versinler istedik olmadı, acı çektik hala çekiyoruz.” (s.19)

4. “Ve ölüm kendine çok büyük anlamlar yükler.
Ölüm yaşanılan değil, yaşatılan bir duygudur.
Doğa tepki verir her ölüme.
Bir gün bir yakının ölürse doğaya koş.
Bir yer bul ve gökyüzüyle baş başa kal.
Başını göğe kaldır ve bak!
Sana bir şey fısıldayacak
Doğa, yeryüzü be yeraltı tepki verir her şeye.
Her canlıya.” (s.79)

5. “Ve bir gün karar verdi insan.
Bir günde kararını verdi.
Bir günde oldu ne olduysa,
Ve vazgeçti yaşamaktan,
Öğretmeyi seçti.
Ve hep ölü bedenler doğurdu kadınlar.
Ve hiçbir katil bu kadar gurur duymadı cesedinden.” (s.90)

6. “Tüm ölülerden korkuyorum,
İnsanlardan da,
Yardım edin!
Yok mu kimse!
O şarkı bitti.
Tüm kelimeler de gitti.
Hissizlikti ölüm nedeni.” (s.104)

7. “Uyku bu kadar mı acı verir insana?
Ölümün yarısı derler uyku için; göz kapaklarımın altında kalmaktan mı korkuyorum?
Gündüzleri yanıma yaklaşmayan o kelimeler,
gece olunca neden ayrılmıyor penceremden?
Kelimeler bile gece fısıldıyorken, uyumak niye?
Sabaha vardırmak için mi geceyi?
Ve tüm kelimleri doğmadan öldürmek için mi?” (s.123)

- Advertisement -

8. “Hayattaki en zalim şeyler soyut kavramlar. Dil öğrenirken en zor soyut kelimeler öğrenilir. Şekillerini, ne işe yaradıklarını bir türlü anlayamazsın. Sevginin, nefretin, düşüncenin ne işe yaradığını hiçbir zaman bilemezsin. Yararlı dediğin şey gerçekten senin mutluluğun için mi var; bilemezsin!” (s.131)

9. “Yazmak beyninizi kurtarır; sizden, sizin zalim paranoyalarınızdan, kuruntu ya da saçma tespitlerinizden. Yazdıkça kusar beyin. Kusamazsanız, kalır orda, gitmez bir yere. Asla da gitmeyecektir. Beyninin altında üstünde saklanacak bir yer bulur düşüncelerin. Bir gün karşına çıkmayı bekler.” (s.132)

10. “Yazarken diğer elimle de sıkıca tutarım defteri, biliyorum çünkü düşersem kimse çıkaramayacak beni. O tutunma anı gerçeklikten kopmayayım diye, kopup da beynimin kemiklerini kırmayayım diye.” (s.157)

11. “Artık kurtarıcı aramaktan da vazgeçtim. Beyaz atlı prens de gelmeyecek, kimse hayatımı da değiştirmeyecek, elimden tutup beni meşhur da etmeyecek. Hayatımda güvendiim bütün umutlarımı da kaldırdım böylece. Şimdi ne olacak? Hep uyuyacak mıyım?” (s.161)

12. “Sonra şarkı susuyor ben düşünüyorum; Maraş’ı, Sivas’ı, 1915’i, Dersim’i, Bosna’yı, Ararat’ı, 6-7 Eylül’ü… Sonu gelmeyecek tarihleri, şehirleri, ülkeleri. Hiçbir zaman sıradan olamayacak tarihleri, turistik olamayacak şehirleri, dağlar arkasında kalmış, susmuş, beklemiş, suçlanmış, günah keçisi şehirleri düşünüyorum.” (s.174)

13. “Kalabalık içki masaları, türküler, sohbetler; çocukluk hatırası olmaya mahkummuş. Mutlu günler her zaman geçmişte kalmaya mecburmuş. Mutluluk şimdiki zamana değil, geçmiş zamana ait olan bir duyguymuş. Mutluluğu şu anında değil, geçmişinde aramalıymış insan. Mutluluk modası geçmiş bir duyguymuş; eskide kalması ve yad edilmesi gereken bir duygu.” (s.207)

14. “İntihar etme fikri sonradan öğrenilen bir şey olamazdı. Biz bu ihtimali bilerek gönderiliyoruz buralara. Acil durumlarda camı kırınız der gibi, çok sıkışırsan ya kafayı kır ya da kendini imha et diyorlardı bize.” (s.215)

15. “Ama bilmiyorlar ki; insan en çok kendi ölümüne ağlar.” (s.216)

İnkılap Yayınları 3. Baskı

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

LOU ANDREAS – SALOME ‘ARAYIŞLAR’

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Hayat Tarzlarıyla Beraber Sosyal Ağların Benzeşmesi

İnsanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden bir tanesi de şüphesiz ki matbaanın keşfedilmesidir. Matbaa sayesinde insanlar kendi fikirlerini, düşüncelerini veya yorumlarını diğer insanlara aktarmaktaydı. Bu...