Bana sevgiyle aşkın ayrımını anlat,

Ayır bu ikisini kavgalı bunlar,

bunlar bir değil, bütün değil, böl bunları!

 

Acı varsa sevgi kaçar evlat meraklanma
Sevgi korkaktır, çabuk kırılır, ağlaktır
Çok seversin en seversin herkesi geçtim sanırsın
Tüm öğretmenlerden aferin alırsın
Kırlar işte, yeşil yemyeşil koşsana sevgi bu
Sev sonsuzluk var sevgide sev ölene kadar yemyeşil

Aşk heybetlidir güç ister direnç bir de
İnat ister vazgeçme der durduk yere iş açar başına
Bir bakışa köle olursun, bile isteye
Güçlü sanırsın kendini ha-ha kandırır çok sever bunu
Aşk güçlüdür evlat, sen değil
Seni yener seni ezer bundan zevk alır başka hastaneye sevk olursun
Sana böyle lüzumsuz şakalar yaptırır bir de rezil olursun

Merhabalar,
Bölüyorum ama yukarıdaki mısralar, çok bilmiş ve şu an ortalıktan kaybolmuş bazı bilgelerin sözleridir. Bu bilgeler hiçbir zaman ellerinizdeki kitaplardan çıkıp da aşık olmuş değillerdir. Oradan buradan duyduklarını, oraya buraya söyler dururlar. Bir de ağır konuşurlar. Yavaş konuştukları için bilge deriz. Bakınız deneyin, bir kitapta geçen bilge konuşmasını muhakkak ağır ağır okursunuz. Bilgelik böyle bir şeydir. Aşk denen his, yukarıda anlatıldığı gibi olmayıp, parmak iziniz gibi her varoluşta farklılık gösterir. Lütfen yukarıda yazan mısralara benzer şeylerden uzak durunuz.

Aşkı tanımlayamazsınız fakat bir aşığı gözlerinden tanıyabilirsiniz.
Hiç aşık birini dinlediniz mi?
Aşk, kölesini kelimelere yönlendirir, yazmak ihtiyacı nasıl başladı bilir misiniz?
Bizler her zaman aşık olacak, nedenleri açıklamayacak/aramayacak ve bunun için asla kimseden af dilemeyeceğiz.

Çünkü seni gördüğüm her yer sihirli
İstersem zamanı durdurabilirim
Çünkü gözlerin, ne anlattın dinlemedim

zeynep seden

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin