Olay Hikâyesinin Büyük Ustası: Guy de Maupassant

5 ağustos 1850 doğumlu olan yazar Guy de Maupassant’ın bugün doğum günü. Söylenti Dergi olarak hikayecinin hayatına ve bilinmeyen yönlerine değineceğiz. Türk hikayeciliğine ve hikayecilerine öncü olan yazarın hayatını merak ediyorsanız;

“İnsanların duygu ve düşünceleri anlaşılmazdır ve onlar yalnızlığa mahkûmdurlar”
                                                                                                Maupassant
  • Maupassant, 5 Ağustos 1850’de Miromesnil şatosunda gözlerini dünyaya açtı. İlk eğitimini Kilise’de almasına rağmen daha sonra okuduğu ilahiyat okuluna uyum sağlayamadı. Fazla klasik ve geleneksel olan bu okulda Maupassant’a göre olmayan ve kendisinin de anlamlandıramadığı şeyler vardı. O da öğrenimini Rouen lisesinde bitirdikten sonra Hukuk okumaya başladı.
  • Fakat Fransa ve Almanya arasında çıkan savaş öğrenimini yarıda bırakmasına neden oldu. Maupassant, savaşa gönüllü olarak katılan bir askerdi. O dönemde yaşadıkları ve geçirdiği buhranlar hikayelerinin ana olayları oldu. Çocukluğundan beri hikayelerinde neden, gelişme ve sonuç olarak gözlemlediği olaylara bir de savaş yıllarının eklenmesi onun hikayeciliğine attığı ilk tohumlardı.
  • Hukuk eğitimini askerlikten sonra yaptı fakat hukukçu değil denizci oldu. Fiziğinin donanmaya uyum sağlamasına rağmen gönlünde yatan donanmaya da bir türlü uyum sağlayamıyordu. O daima yazar olmak istedi.
  • Eğitimci oldu ve Bouilhet sayesinde ilk şiirleri keşfedildi. Ekonomik kaygılardan dolayı bürokraside çalışmak durumunda kaldı. Fakat yalnızca cebi değil yazarlık süresince yazacağı olayların heybesi de doluyordu.
  • Maupassant’ın yazın hayatı 1871 ve sonrasına dayanmaktadır. Annesinin edebi bir kişilik olması ve doğayla iç içe büyümesi, kilisede ve ilahiyat okulunda gördükleri, terhis olana kadar yaşadıkları ve bürokrasi onun yazın hayatını oluşturan ana etkenler oldu.
  • Annesinin çocukluk arkadaşı olan Flaubert’in çok etkisinde kaldığı yazılar yazdı ve Flaubert onun hikayelerinin ve yazarlığının gelişmesindeki öncü oldu.
  • Flaubert sayesinde Emile Zola ve onun sayesinde de öncü yazarlar ile tanıştı. Böyle büyük yazarla tanışması hikayeciliğinin gelişmesinde çok büyük etkiye sahip oldu.
  • Flaubert’in vefatı onun hayatının dönüm noktalarındandır. Çok etkilenir fakat tanıdığı Zola, Turgenyev gibi öncü yazarlar onun daima gelişmesi için çalışmaya başlamıştır.
  • Medan Akşamları adlı kitapta yer alan öyküsü onun hikayeye olan eğilimini ortaya çıkartırken belki yaşadığı yıllarda kendisinin bile bilemeyeceği bir tarzı da ortaya çıkarmıştır: ‘Maupassant Tarzı Hikâye’
  • 18 kitapta toplanmış olan 300’e yakın hikâye ve altı romanı onun yazarlık kariyerine aittir. Hikaye ve romanlarında çocukluğundan gelen anıları anlatırken son zamanlarda iç içe yaşadığı sosyal zümre sınıfına da değinmiştir.
  • Kısa hikaye ve olay hikayesinin öncü ustalarındandır. Çocukluğundan beri gördüğü sıradan insanlar hikâyelerinin esas ana kahramanlarıdır.
  • Kilisede ve ilahiyat okulunda yaşadıklarından dolayı ilahi gücü inkar eden tavrı öykülerinde görülürken, hikayelerinde aslında her duruma bir karşı çıkış vardır. Hatta bazen kendine bile.
  • 1884’ten itibaren yaşadığı zihin bulanıklıkları baş ağrıları ile şiddetlenince çok sık hallüsinasyon görmeye başlamıştır. Bedeninde bir şey olmasına rağmen içi sıkılıyor ve ne olduğunu bilemediği bir korkuyu daima içinde taşıyordu: Ölüm
  • Ölüm korkusu ve düşüncesi onu yalnız bırakmamaya başlamıştı. Bu korkudan sıyrılmak için 1892’de intihar etti, başarılı olamayınca Paris’te bir sağlık yurdunda yatmaya başladı. 1893 yılında, doğum gününden tam bir ay önce ise hayata veda etti.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Selene Cabalar
Selene Cabalar
Dünya yanarsa önce edebiyatı kurtarmak gerek

Must Read

57. Altın Portakal Film Festivali İçin Geri Sayım Başladı!

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 3-10 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 57. Altın Portakal Film Festivali için geri sayım başladı. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...