Oğuz Atay – Korkuyu Beklerken

Yazarın Diğer Yazıları

Ziya Gökalp’in Üç Farklı Eserine Bir Bakış

Ziya Gökalp, ulus-devlet modelinin homojenleştirici yönünün dünyayı şekillendirmeye başladığı ve ulusçuluk akımının da hızla yayıldığı bir dönemde yaşamıştır. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın...

Popüler Kültür ve Tüketim İlişkisi Nedir?

Popüler kültür, gündelik yaşama hâkim kültür olarak karşımıza çıkar. Yöneten sınıfların, kültürel değerleri ve gelenekleri, egemen ideolojileri doğrultusunda yeniden şekillendirip bağımlı bireylere sundukları kültür...

Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar | 40 Alıntı

1- "Bu sözleri unutamam artık; bütün geleceğimi kararttın. Oysa, kitaplardan söz ederken sesin ne kadar farklıydı." (s.15) 2- "İçimde bir boşluk var; perşembe sabahları, okula gitmek...

Oğuz Atay – Korkuyu Beklerken

"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?" diye biten bir kitap nasıl kötü olabilir? Bilenler bilir, bendeki Oğuz Atay sevgisi bambaşka. "En sevdiğim yazar" tanımlamasını onun için...
Zeynep Gizem Eskici
Zeynep Gizem Eskicihttp://instagram.com/siyahbeyazkutuphane
"küçük hanım yine hayaller peşinde... küçük bir hanım olamayan küçük hanım"

“Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?”
diye biten bir kitap nasıl kötü olabilir?

Bilenler bilir, bendeki Oğuz Atay sevgisi bambaşka. “En sevdiğim yazar” tanımlamasını onun için düşünmeden söyleyebilirim belki de…
Kitapları hep başucumda durur. Kimi zaman gider o kitaplarla zamanımı kıymetli kılarım. Hatta kitaplarına ayrı ayrı sarılabilirim. Öyle seviyorum kendisini…

“Bir yerde sevmeye devam edebilir miydim? 
çünkü sevmek yarıda kalan bir kitaba devam etmek kadar kolay bir iş değildi.”

“Korkuyu Beklerken”e gelecek olursak;
Kitap, 8 farklı kısa öykülerden oluşuyor. ‘Beyaz Mantolu Adam’ ile başlayan kitabımız ‘Demiryolu Hikayecileri – Bir Rüya’ hikayesiyle bitiyor.
Hepsi ayrı güzel, hepsi ayrı ayrı içinize işlemeyi biliyor.
Benim en sevdiğim hikayeler; ‘Unutulan’, ‘Babama Mektup’ ve kitabın son hikayesiydi.
Ayrıca, ‘Ne Evet Ne Hayır’ hikayesindeki var olan mizah çok güzeldi.

”…Beni anlamıyorlardı zararı yok. 
Zaten beni daha kimler anlamadı…”

Genel olarak hikayeler hakkında bir şey söylemem gerekirse, kahramanlarımız hep toplum tarafından dışlanmış, iç dünyası bambaşka kişiler. Genellikle, onların alaycı bir şekille korkuyu algılayışını görüyoruz. Daha önce Oğuz Atay okuduysanız bu tanımım size tanıdık gelecektir.
Hatta, kimi zaman toplumun var olan bazı alışkanlıklarını tarafsız bir şekilde gözler önüne serip iyi bir eleştiri okuyoruz.
Ben bu kitabı da çok sevdim ve baş köşeme koydum bile…

“Her şeye yeniden başlamak mümkün değildi. İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre, baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi; daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela. Yeni bir dil öğrenebilmek için, hiç dil bilmemek gerekliydi.”

- Advertisement -

Eğer daha önce okumadıysanız, “Oğuz Atay okumak istiyorum ama çekiniyorum, önce hangi kitabını okusam?” diye düşünüyorsanız sizin için bu kitap bence gayet uygun.

Daha fazla ne denilebilir bilmiyorum fakat şu soruyu da soramadan edemiyorum:
“Biz buradayız Oğuzcuğum Atay peki ya sen şimdi neredesin?”

Daha fazla

Son Yazılar

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....