Nazım’ın İzinde: Yatar Bursa Kalesinde | 22 Alıntı

Yazarın Diğer Yazıları

Logoterapi ve İnsanın Anlam Arayışı

20.yüzyılda isminden sıklıkla bahsedilen Victor E. Frankl dönemin en iyi psikiyatristlerindendir. Logoterapinin kurucusu olan Victor E. Frankl'ın çeşitli hastalıklarla mücadele eden hastalarına "Neden intihar...

Doğadan İnsanlık Hallerine: Kendinin Ağacı | 21 Alıntı

Dünya Lekesi kitabıyla gönlümüze eşsiz dizeler sunan Seyyidhan Kömürcü'nün yeni şiir kitabı yayımlandı. Kendinin Ağacı isimli kitaptaki şiirler aşktan ayrılığa, doğadan insana uzanan bir...

Haydar Ergülen’den Yaza Boyanmış Dizeler: Öyle Küçük Şeyler | 20 Alıntı

Nar'ın babası Haydar Ergülen'in 2016 yılında yayımlanan Öyle Küçük Şeyler isimli şiir kitabı, Öyle Küçük Şeyler ve 20 Aşk Şiiri olmak üzere iki bölümden...

Türk Edebiyatının Ayrıksı Yanı: İkinci Yeni Şairleri

1950’lerde Sürrealizm, Dadaizm, Varoluşçuluk gibi akımların etkisi altında ortaya çıkan İkinci Yeni hareketi Türk edebiyatına yepyeni bir soluk getirmiştir. Şiiri içeriğin kısıtlamasından kurtarıp, biçimsel...
Ayşegül Çelik
Ayşegül Çelik
Turnayı gözünden vuranlar bizden değildir. Turnanın kalbinden dem vuranlar, bu tarafa

Nazım Hikmet’in Yatar Bursa Kalesinde isimli kitabında 1929-1951 yılları arasında yazdığı, ama sağlığında yayımlanan kitaplarında olmayan şiirleri yer almaktadır. Toplumcu gerçekçi şiirin en önemli temsilcisi olan Nazım’ın kitabında, eşi Piraye ile olan mektuplarına da yer verilmiştir. Biz de kitaptan bazı dizeleri sizler için derledik, keyifli okumalar diliyoruz!

  1. “Sen istersen
    Okuma, anlama bizi
    Yağsız bir şaft yatağı gibi yanan kalbimizi
    Biz haykıralım
    Sen kes sesini
    Açtık yeni sanatın 4’üncü vitesini
    Coşuyoruz artık
    Şiirimiz bizim
    Konstrüktivizm.” (sf.12)
  2. “Artık bir daha
    bir kahkaha
    gibi gülmeyecek gözünüzde gözümüz.” (sf.13)
  3. “Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın.
    İyi günlerimde benim unuttuğum insan eli
    Nasılsın?” (sf.15)
  4. “Elbette ben
    böyle demirlerle bölünmeyen
    aya
    kavgaya
    ve sana kavuşacağım
    günün birinde…” (sf.16)
  5. “Görünmeyen kuşlar gibi aşarak
    dağı, denizi,
    yalnız hatıralar
    bağlıyor bizi…” (sf.18)
  6. “Yüküm ağır değil:
    bir kitap
    bir resim
    bir defter.
    Gidelim
    kardeşim
    gidelim;
    dünya dolaşmağa değer!” (sf.26)
  7. “Biliyorum,
    ne kadar büyük, ne kadar güzel şey varsa,
    insanoğulları daha ne kadar büyük
    ne kadar güzel şey yaratacaklarsa,
    yani o korkunç hasreti, daüssılası içimin
    güzel gözlerindedir” (sf.32)
  8. “Ve onlar
    karanlık uykularından uyanıp
    birdenbire anladılar ki
    bir büyük kavgada bir büyük dünya vardır.
    Ve kendileri kendi yüreklerini yiyen
    tilkiler ve çakallardır.” (sf.51)
  9. “Ne lüzumundan fazla korkak,
    ne lüzumundan fazla cesurduk.
    Daha bir gün yaşasaydık
    ve her şeye rağmen
    nefes alsaydık
    bahtiyar olurduk…” (sf.55)
  10. “Yoksa ölmeye de mi alışıyoruz
    ihtiyarlamaya alıştığımız gibi.
    Bence bunun sebebi şu:
    her birimizdeki kısalığına rağmen
    yaşamak daha kuvvetli ölümden…” (sf.97)
  11. “Bu günler belki gelirim sana.
    Konuşmak için değil
    sadece yüzüne bakmak için.
    Belki senin yüzünde bulurum aradığımı.
    Bütün gördüğüm yüzler lakayıtSenin yüzün nasıl?” (sf.106)
  12. “Her kadın saçmadır sevdiği zaman,
    bırak da içimden seveyim seni
    açığa vurmadan.” (sf.116)
  13. “Dayanmanın ne olduğunu anneler bilir,
    bir anne gibi dayanıyor bu şehir.” (sf.119)
  14. “Şu anda dünya
    iyi insanlarla ağzına kadar dolu gibi geliyor bana.” (sf.126)
  15. “Vaatler vardı havada,
    verilmiş sözlerle yüklüydü toprak.
    Kurbağalar için bile bir bahtiyarlıktı yaşamak.” (sf.131)
  16. “Kardeşim
    sonu tatlıya bağlanan kitaplar yollayın bana
    onların dedikleri çıkacak
    eninde de sonunda da…” (sf.138)
  17. “Bir ölünüz var.
    Yatağınızda boş kalan yeri
    korkunç bir kederdi ilkönceleri.
    Sonra eskidi keder
    eskiyen çarşaflarla beraber” (sf.143)
  18. “Gözünü hırs bürümüş demek;
    rüzgarlığa heveslenmek neyse ne,
    fakat su olmayı istemek?” (sf.148)
  19. “Öfkeden ağlanasıya sersem,
    gaddarcasına bedbahtız
    fakat asla umutsuz değil.” (sf.154)
  20. “Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
    yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
    hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
    yaşamak, yani ağır bastığından.” (sf.164)
  21. “Her akşam mutlaka misafirim var,
    kapım bütün şarkılara
    alabildiğine açık.” (sf.173)
  22. “Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
    yani yürekte.” (sf.191)

 

Yatar Bursa Kalesinde, Nazım Hikmet
Yapı Kredi Yayınları, 2002

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Yıl 1993: Çağdaş Türk Edebiyatında Kadın Yazarlar

Edebiyatımızda yetmişli yıllarda çok dikkat çekici bir kadın yazarlar patlaması oldu. Hemen hemen çeyrek yüzyılını tamamlamak üzere olan bu patlama, Türk edebiyatına, özellikle de...

Virginia Woolf Hakkında 5 Madde

"Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf Tam adı Adeline Virginia Woolf...

Lou Andreas Salome – Arayışlar İncelemesi

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...