
müsaadenizle
küfretmek istiyorum nevi şahsınıza
şu kadar falan süre belirleyin
zaman sizin için kıymetli bir çıkar
çalmak istemem doğrusu çıkarlarınızı
şu kadar falan sürer işte dinleyin
sonrasında dışlanırım sonsuzluğa
sizler için değerli sözcüklerim var elbet
o kadar değerliler ki dilinizin müptelası olmuş
hem şerefinize yokluğunu hissettirmeyen
hem namustan yoksunluk belirtisi içinde olan
birkaç hatta çokça birkaç tane hitap şekliniz var
hayatınıza değdirmezsiniz siz
başkaları öyledir başkaları böyledir
hiç kendinizden bahsetmezsiniz
her şey kulaktan dolma halidir
müsaadenizle
sevmek istiyorum sizi
elinizi bulmak için uğraşmasam da
elimi tutsanız yeter
beylik laflar ederim ötekiler uğruna
onlar da sizi sever bilirim
siz sevmeseniz de onlar sizi sever
bundan eminim
çokça yarım kalan hikâye biriktirdim
sol yanımda taşırım elbet
elbet sonu gelecek her hikâyenin
bak bundan daha çok eminim
ama yarım ama kırık
sevseydim sizi müsaade istemeden
nasıl severdiniz kim bilir
kim bilir şimdi nasıl severdiniz
ama başkasını çokça başkalarını
müsaadenizle
unutmak istiyorum herkesi
kim verecekse versin artık şu izni
bitsin artık bu zekâ oyunları
herkes haricimde nerede yoksam oradayım
herkes kadar değil hiç kadar buradayım
buralar sadece bazen ölüm kokardı
bazen değil artık
bu aralar fazlaca tabut gidiyor
kimse nereden geldiğini bilmiyor
herkes izliyor sadece
herkes kendi acısının derdinde
bir yanda gidenler için üzülen anneler
diğer yanda sevinen insanlar var
bütün bu olanlar için
elimden geldiğince ağlamak istiyorum
bir yanda dediğim gibi cennet
diğer yanda cehennem var
Hüseyin Kaymaz








































