Murat Menteş – Korkma Ben Varım | 27 Alıntı

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.
  1. Hayal ile rüya arasındaki mahmur boşluktayız.
    Sy: 15
  2. Ebediyet, eylemlerimizin anlamını tehlikeye sokar.                                                     Sy: 42
  3. Bir insanın yetişme tarzına en iyi ışık tutan şey, kavga ederken sergilediği davranışlardır. Sy: 54
  4. Çinli bir şairin de dediği gibi: “İnsan boş bir tüfektir; ama bakarsın bir gün patlar.       Sy: 54
  5. Bazı kayıplarımız bizden başka şeyler de alıp götürür. Terk edilince umudun bir kısmı da yiter mesela. Mağlubiyet, özgüven ve azimden pay kapar. Başarı ve ödül, tevazuyu tırtıklar.                                                                                                                 Sy: 75
  6. Keliöeler belki nimetler içinde en büyüğüdür. Yuvalar, devletler, hayatlar kurulur kelimelerle.
    Sy: 95
  7. Dünya, kanlı bir havlu atarak terk ettiğimiz tuzaklı bir ring.                                       Sy: 103
  8. Aşka inanıyorsanız kadere de inanmalısınız.
    Sy: 153
  9. Konu komşu, önümüzdeki elli altmış sene boyunca peyderpey birbirimizi toprağa vereceğiz. Ölümün yörüngesindeyiz. Mezarlık, dünyanın maketi.                                 Sy: 157
  10. Mezardan şartlı tahliyeyle serbest bırakılmışım gibi hissediyorum.                              Sy: 158
  11. Bir bebek doğdu mu bir baba da doğar. Babalık, bitmeyen bir acemilik.                            Sy: 163
  12. Ayakkabı, çorabın deliğini bilir.                                                                           Sy:163
  13. Hayat, insanlar güldüğünde ciddiyetinden kaybetmediği gibi, insanlar öldüğünde de gülünçlüğünden bir şey kaybetmiyor.                                                                       Sy: 171
  14. Şüphe, oyuncak mı gerçek mi, boş mu dolu mu olduğunu kestiremediğimiz, sağa sola bakınan bir tabanca gibidir.                                                                               Sy:252
  15. Şu hayatta herkes ama herkes, ıstırap ve tatminsizlikle kuşatılmıştır.                       Sy:255
  16. Hayatında en az bir aşağılık herifle yakınlaşmadan gerçek bir kadın olamazsın.
    Sy:256
  17. Sana rastlayıncaya kadar deli gömleğimin üstüne hep en iyi marka kazaklar, ceketler giydim.                                                                                                             Sy:262
  18. Tebessüm, bazen ağlamanın bir çeşididir.
    Sy: 272
  19. Laf uzadıkça anlam geriler. Sözlerde o acı yalan tadı belirir.                                       Sy: 296
  20. Aşktan kaçış varsa bile kurtuluş yoktur.                                                                   Sy: 297
  21. Keşke içimizdeki bitli örtüsünü çürümeye terk etmek zorunda kalmasak.
    Kendimizi emanet edeceğimiz kişiyi bulana kadar canımız çıkmasa.                               Sy: 297
  22. Peygamberin mirası tebessüm, riyanın kırmızı alarmı haline geldi.                              Sy: 300
  23. Kalbinizde olup da hiç kimseye anlatmayı başaramadığınız, dile getirilmesi imkansız bir şey var ya, işte Allah onu biliyor, üzülmeyin.
    Sy: 303
  24. Şu anda yaşayan herkes ama herkes yüz sene içinde ölecekse neden hepimiz Grand Grave’in dokuzuncu katından atlamıyoruz?

    İşinize gelmedi mi?
    Halbuki her birimiz zaten dokuzuncu kattan atlıyoruz. Kimimiz üç saniyede, kimimiz yüz senede. Bu kadar basit.                                                                                    Sy:308
  25. Bilirsin. Meseleleri konuşarak halletmek iyidir fakat ortalığı kan gölüne çevirmenin zevki de bambaşkadır.                                                                                                   Sy:377
  26. -Bir şapkayı beğenince onu kafana çiviyle çakıyor musun?
    -Yani?
    -Evlenme!
    Sy: 378
  27. Ölümlü dünya şen şakrak dönüyor.
    Oysa insan hayatı tek ömre sığmaz.
    Ve hiçbir şey güzel bitmez.                                                                                     Sy: 424
- Advertisement -

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....