Mekan Anlatımının Kurgudaki Yeri: Edebiyatta Mimarlık

Mekan betimlemeleri olmasa bir romanın nasıl olacağını hiç düşündünüz mü?

Bir kitabın derinlemesine incelemesini yapmak istediğimizde kurgunun temel esaslarından birinin betimlemeler olduğunu görürüz. Kimi yazarlar bu betimlemeleri kelimelerle süsleyerek kimi ise olabildiğince sade cümlelerle yapar. Ancak her kitapta kurgunun daha iyi anlaşılabilmesi için mutlaka betimlemeler eklenir. Mekan betimlemeleri de bu betimlemeler içinde önemli bir yer kaplar.

Marina Esmeraldo

 

Mimarlık ve Edebiyat İlişkisi

Rasmussen “Mimari, sadece cephelere planlar ve kesitler eklemekle gerçekleştirilmez. Bundan daha başka ve daha fazla bir şeydir” der Yaşanan Mimari kitabında. Onun da bahsettiği gibi mimarlık sadece yapılar inşa etmek değildir. Bundan çok daha kapsamlı bir yeri vardır mimarlığın hayatımızda. Muhattap olduğumuz her mekan bir mimarlık ürünüdür ve bu mekanlar bir yerden sonra sadece mimarinin inceleme alanı olmaktan çıkar. Burada devreye edebiyat girer. Her mekan hikayesiyle sarıp sarmalamaya başlar bizi.

İşte bu yüzden mimarlık ve edebiyat birbirinden çok farklı gözükmesine rağmen ikisinin yolu sandığımızdan çok daha fazla şekilde kesişir mekanlarda. Mekanları başka yönlerden ele alsalar bile yeni bir dünya hayali kurarak ortak paydada buluşurlar yeniden. Hem mimarlar hem de yazarlar bu kurguladıkları yeni dünyaları/ mekanları betimler ve kendi ifade biçimlerine uyarak belgelerler. Bu açıdan baktığımızda iki disiplin de sosyal ve kültürel anlamda düşüncelerin ifadesi için bir araçtır. Yazar düşündüklerini kaleme alırken mimar bunu somut dünyada inşa etme yoluna gider. Bu iki disiplin sadece hayallerini aktarmakla kalmayıp mekanlarıyla birlikte sürekli bir etkileşim içinde olarak varlıklarını devam ettirirler. Edebiyatta mekan tasvir edilirken mimari unsurlar kullanılır ve mimaride de mekan deneyimleri edebiyatla birlikte şekillenir. Örneğin romanın kurgusunda karanlık hava mekanların darlığı, yıkık dökük olması gibi detaylarla sağlanır. Ve benzer şekilde olumlu bir havanın hakim olduğu kitaplarda mekanlar alabildiğine geniş, ferah ve insana iyi hissettirecek detaylarla anlatılır. Eğer tam tersi şekilde kurgulansaydı, mesela 1984 kitabında George Orwell bahçeli ve deniz manzaralı bir evi anlatsaydı bize baskıcı rejimi gerçekten hissettirebilir miydi? Ya da zengin bir ailenin evi bodrum katında olduğu söylenerek anlatılsaydı inandırıcı olur muydu? İşte mimarlık unsurları burada devreye girerek kurguyu pekiştirerek hayal gücümüzün de aktifleşmesini sağlamaktadırlar.

 

Edebiyatta Mimarlık Kitabı

Mimarlık ve edebiyat konusunda yaptığımız kısa bir girişten sonra sözü bu konuda yazılmış olan Edebiyatta Mimarlık kitabına bırakalım. Yem Yayın’dan 2016 yılında çıkan kitap Hikmet Temel Akarsu ve Nevnihal Erdoğan’ın 7 yıllık bir zamanda tüm detaylarıyla hazırladıkları bir projenin sonunda ortaya çıkıyor. Projede mimar, sanatçı, felsefeci ve birbirinden farklı alanlardan akademisyenler olmak üzere 55 farklı ismin desteği var. Türk ve dünya edebiyatından yaklaşık 100 eserin mimarlık çerçevesinde incelemesini okuyabiliyorsunuz bu kitapta. Ayrıca incelenen her eserin başında Türkiz Özbursalı’nın birbirinden güzel çizimleriyle karşılaşıyorsunuz.

“Edebiyatta Mimarlık, sözel, düşünsel, kurgusal, estetik, insan ruhunu eksen alan yaratıcı dünyasıyla edebiyatın ve aynı amaca farklı yollardan ulaşmaya çalışan mimarlığın iki kadim disiplin olduğunun ve bu ikisinin içinde birbirini besleyen sayısız unsur bulunduğunun bilinciyle kurgulanmıştır. Mimarların, edebiyatın önemli yapıtlarında yaratılmış mekân kurgularını içselleştirdikleri takdirde emsalsiz bir imge dünyasına ulaşacakları ve bu deryada bulduklarıyla yapıtlarını çok daha nitelikli ve değerli bir noktaya taşıyacakları öngörüsüyle hazırlanmıştır.”

Arka kapak yazısından

Kitapta eserler 10 farklı başlıkta incelenmiş. Bu başlıklar ise sırayla şöyle: Mimarlığa Referans Veren Klasikler, Mimarlıktan İlham Alan Romanlar, Mimarlık Sosyolojisine Dair Edebi Eserler, Seyahatnameler ve Biyografik Seyahatnameler, Ütopyalar, Bilimkurgu ve Distopyalar, Fanteziler, Mimari Denemeler, Mimari Birer Estet Olarak İstanbul Yazarları ve Mimarlık ve Sanat Kuramlarına Dair. İlyada’dan Anna Karenina’ya, Üç İstanbul’dan Bir Mimarlığa Doğru’ya kadar birbirinden tarz olarak çok farklı eserlerin uzman isimlerden incelemesini okuyabiliyorsunuz. Her kitap kendi bağlamı içinde değerlendiriliyor ama çıkış noktası mekanlar.

İçeriği dolayısıyla tek oturuşta okunacak bir kitap değil tabii. Bölümlendirme sayesinde aradığınızı istediğiniz zaman bulabiliyorsunuz. Listede yer alan kitapları okuduktan sonra kitaptan o kısmı açıp okuyabilir ve anlamlandırma çalışmanıza katkı sağlayabilirsiniz. Ya da bir konuda araştırma yapma niyetindeyseniz başlıkların size yön göstermesi de çok olası.

“Sanki yapı sizinle iletişim halindedir. Sizi karşılar, içeri alır, nerede bulunmak isterseniz ona izin verir, sizi anlar, yormaz, şaşırtmaz. İşte bu kitap da böyledir, tıpkı Le Corbusier’nin yapıları gibi sizi çeker.”  (Murat Soygeniş)

Kitabı okurken incelemeyi yazan kişinin size bambaşka bir perspektif sunmaya çalıştığını fark ediyorsunuz. Sadece kurgusuna kapılıp gittiğimiz kitapların aslında derinde çok daha farklı mesajlar barındırdığını anlıyorsunuz Billur Şentürk’ün Açlık romanını incelediği bölümde: “Şehirde bir yabancıdır. Bu özellik onu toplum dışına itse de aynı zamanda dışarıdan her şeyi objektif olarak gözlemleme şansı da verir. Bu yanıyla on dokuzuncu yüzyıl romanlarının tipik taşralı kahramanına benzer. Ancak Hamsun’un gelenekten kopan yanına bir örnek olarak, onu yabancı yapan özelliği, taşradan gelmesi veya ait olduğu sınıf değil duyarlığıdır.” Kitapta sadece mesajları fark etmeniz sağlanmaya çalışılmıyor tabii. Sizi kitapların gerçek dünyasını ve önemini keşfe davet ediyor bir yandan da. Ayrıca kitabın başında kitapların mimarlar için ne derece önemli olduğunun vurgusu yapılıyor. Beş Şehir’i yahut Üç İstanbul’u okumamış mimarların üretimlerinin sorgulanması gerektiğinin üstünde duruluyor. Zira şehrini okumamış mimarların o şehre yapacağı her dokunuş bir yıkımla sonuçlanabilir. Sadece mimarlar diyip bir kesime yüklenmemek de gerek. Mimarlar, şehir plancılar ve bu anlamda tasarımlarda payı olan herkes bu cümlelerin bir muhattabı aslında.

Bir kentin tarihini okumak ile o kentin tarihini yaşamak arasında dağlar kadar fark olduğunu anlarız. Bir mekanın tarihi sadece o kentin geçmişten kalan izlerini, yüzyıllık binalarını, yollarını ve surlarını dolaşmakla ya da bunlar hakkında yazılanları okumakla değil, aynı zamanda öykülerini dinlemekle yaşanır.” diyor Meltem Türkan Alagöz Puslu Kıtalar Atlası’nı anlatırken. Mimarlığın ve edebiyatın sürekli etkileşimde olduğunu gözler önüne seriyor böylece. Toplumun yaşantısı nasıl mimariden ayrı düşünülemezse kentin öykülerini de bu denkleme eklemek gerekiyor.

Kitap bu şekilde size bir kenti ve bir kitabı nasıl okumanız gerektiğine dair birçok ipucu veriyor. Kitabın sadece kentle ilgilenen tasarımcılara hitap etmediğini belirtmekte de fayda var. Edebiyata ilgi duyan ve bir romanı daha iyi kavramak isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap bu. Zira kitapların kurgusu mekan tasvirlerinden ayrı düşünülemez ve farkında olunan her mekan tasviri sizi kitabın derinlerine doğru yola çıkarır.

 

Ayrıca ilgilileri için incelenen kitapların tam listesini de buraya ekliyoruz.

  1. Mimarlığa Referans Veren Klasikler: İlyada, Odysseia – Homeros / Binbir Gece Masalları – Anonim / Decameron – Giovanni Boccaccio, İlahi Komedya – Dante / Sûrnâme – Vehbî / Notre Dame’ın Kamburu – Victor Hugo / Beyaz Geceler – Dostoyevski / Savaş ve Barış, Anna Karenina – Tolstoy / Kırmızı ve Siyah – Stendhal / İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar – Friedrich Schiller / Oliver Twist – Charles Dickens / Robinson Crusoe – Daniel Defoe / Büyülü Dağ – Thomas Mann / Ulysses – James Joyce / Şato – Franz Kafka.
  2. Mimarlıktan İlham Alan Romanlar / Mimarlığa İlham Veren Romanlar: Gülün Adı – Umberto Eco / Benim Adım Kırmızı, Kara Kitap – Orhan Pamuk / Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar / Üç İstanbul – Mithat Cemal Kuntay / Araba Sevdası – Recaizâde Mahmut Ekrem / Çölde Çay (Esirgeyen Gökyüzü) – Paul Bowles / Yolda – Jack Kerouac / Açlık – Knut Hamsun / İstanbul Bir Masaldı – Mario Levi / Hayatın Kaynağı – Ayn Rand / Yüzyıllık Yalnızlık – Gabriel García Márquez / Mavi Sürgün – Halikarnas Balıkçısı / Tatar Çölü – Dino Buzzati / İskenderiye Dörtlüsü – Lawrence Durrell / New York Üçlemesi – Paul Auster / Konstantinopolis Kapılarında – Hikmet Temel Akarsu / Anayurt Oteli – Yusuf Atılgan / Güneş de Doğar – Ernest Hemingway / Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir / İstanbul ve Pierre Loti – Abdülhak Şinasi Hisar / Puslu Kıtalar Atlası – İhsan Oktay Anar / Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk.
  3. Mimarlık Sosyolojisine Dair Edebi Eserler: Memleket Hikâyeleri – Refik Halit Karay / Kent ve Köpekler – Mario Vargas Llosa / Akçasazın Ağaları – Yaşar Kemal / Alelâdelik Çağı – Hikmet Temel Akarsu / Muhteşem Gatsby – F. Scott Fitzgerald / Zorba – Nikos Kazancakis / Berci Kristin Çöp Masalları – Latife Tekin / Ayaşlı ile Kiracıları – Memduh Şevket Esendal / Drina Köprüsü – İvo Andriç / Kırmızı Pelerinli Kent – Aslı Erdoğan / Devlet Kuşu – Orhan Kemal / Kiralık Konak – Yakup Kadri Karaosmanoğlu / Ağır Roman – Metin Kaçan.
  4. Seyahatnameler ve Biyografik Seyahatnameler: Seyahatname – Evliya Çelebi / Doğu’da Seyahat – Gerard de Nerval / Mavi Yolculuk – Azra Erhat / Macellan, Amerigo – Stefan Zweig / Tournefort Seyahatnamesi – Joseph de Tournefort.
  5. Ütopyalar: Devlet – Platon / Yeni Atlantis – Francis Bacon / Güneş Ülkesi – Tommaso Campanella / Ütopya – Thomas More / Ağaca Tüneyen Baron – Italo Calvino.
  6. Bilimkurgu ve Distopyalar: Mülksüzler – Ursula K. Le Guin / 2001: Bir Uzay Efsanesi – Arthur C. Clarke / Dune – Frank Herbert / Yıldızlardan Dönüş – Stanislaw Lem / 1984 – George Orwell / Fahrenheit 451 – Ray Bradbury.
  7. Fanteziler: Hobbit, Yüzüklerin Efendisi – J.R.R. Tolkien / Alice Harikalar Diyarında – Lewis Carroll / 80 Günde Devriâlem – Jules Verne / Charlie’nin Çikolata Fabrikası – Roald Dahl / Gulliver’in Gezileri – Jonathan Swift.
  8. Mimari Denemeler: Beş Şehir – Ahmet Hamdi Tanpınar / Paris’te Bir Osmanlı Sefiri – Şevket Rado / Adrianopol’den Edirne’ye – Aziz Nazmi Şakir-Taş / Mekândan Taşan Edebiyat – Turgay Anar / Şairlerin Barbar Sofraları – Hikmet Temel Akarsu / Bütün Eserleri – Çelik Gülersoy / Görünmez Kentler – Italo Calvino.
  9. Mimari Birer Estet Olarak İstanbul Yazarları: Şehir Mektupları – Ahmet Rasim / Boğaziçi Şıngır Mıngır – Salâh Birsel / İstanbul-Hatıralar ve Şehir – Orhan Pamuk / Boğaziçi Mehtapları – Abdülhak Şinasi Hisar / Eski İstanbul’da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri – Reşad Ekrem Koçu / Bütün Şiirleri – Yahya Kemal Beyatlı / Bütün Hikâyeleri – Sait Faik / Memleketimden İnsan Manzaraları – Nâzım Hikmet.
  10. Mimarlık ve Sanat Kuramlarına Dair: Mimarlık Üzerine On Kitap – Vitruvius / Leonardo’nun Defterleri – Leonardo da Vinci / Sanatın Öyküsü – E.H. Gombrich / Bir Mimarlığa Doğru – Le Corbusier / Tüketim Toplumu – Jean Baudrillard / Sanatta Ruhsallık Üzerine – Wassily Kandinsky / Sanatın Gerekliliği – Ernst Fischer / Van Gogh, Yüzyıl Sonra – Ferit Edgü / Theo’ya Mektuplar – Van Gogh / 20. Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar – Ahu Antmen.

Video İçeriğimize Göz Atın!

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin