“İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathanlara… “

Martıların en özgür ruhlusu Jonathan Livingston. Jonathan adında ki bu martı diğer martılara benzemez. Sürüden ayrı takılıp onun standartlarına uymayan bir uçuşu kendine uydurmayı çalışır. Hayatının balıkçı teknelerinden atılan, bir kaç yiyecekten ve binlerce martının bir lokma için verdiği bu mücadeleden ibaret olmadığını düşünür . Düşüncesine, davranışları ile destek çıkan bir martının öyküsü anlatılır bu incecik fakat anlam dolu kitapta.

“Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, gördüklerinin özeline geçmeye çalış.”

“İnsan insan mıdır, yalnızca yiyip içmek ve uyumakla geçiriyorsa hayatı?” der Shakespeare. Yazar Richard Bach de tam olarak bunu sorgular kitabında. Martı ile insan hayatını birleştir. Ve bunu öyle bir yapar ki martının hayatını okurken bir anda kendi hayatınızı sorgularken buluverirsiniz. Yazar Martının özgür ve genç ruhunu anlatırken zihnimizde ki zincirleri, toplumun ön yargılarını, sıradanlıkları, sürü psikolojisini ve daha bir çok konuyu yalın anlatımı ile derinden anlatıyor. İnsanoğlunun yaşam mücadelesinde benliklerini kaybettiğini ve tekdüze varlıklar olduğunu Jonathan ile birlikte sorguluyorsunuz. Farklılıkların kötü olduğunu düşünenlerin ne kadar da yanlış düşündüklerini görüyorsunuz. Sınırların sadece zihnimizde olduğunu kavradığınız zaman ise özgür ruhunuza dokunabiliyorsunuz.

“Artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı; öğrenmek keşfetmek, özgür olmak gibi.”

“Uçmak, bir martının en doğal hakkıdır. Özgürlük ise, var oluşun bir parçasıdır. Boş inançlar olsun, gelenekler olsun, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa, kaldırıp atmak gerek.”

Martı Jonathan’ın sınırları yoktur, özgür ruhu ve zincirlerini kırıp attığı zihni ile topluma ışık tutabilecek genç bir martıdır. Hayatının amacının uçmak olduğunun farkında fakat uçma eylemini balıkçı teknelerinden atılan bir kaç lokma yiyecek için verilen mücadele ile harcamamaktadır. Sen sıradan bir martısın düşüncelerine bütün varlığı ile karşı çıkmıştır. Kendini keşfetme hevesiyle hep bir adım ötesine gitmeyi düşünmüş ve pes etmemiştir. Ondandır ki toplumdan dışlanmış ve sürgün yemiştir ama o doğruları ile direnmeye devam etmiştir. Bu sürgünün hayatını değiştirmesine izin vermeyip hedefine odaklanan bu martı ile benliğinize doğru kanatlarınızı açacaksınız.

Martı Jonathan’la zincirlerin sadece zihninizde olduğunu ve içinizde uçsuz bucaksız bir özgür ruhun olduğunu keşfetmenizi dilerim.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin