Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



  1. “Bilinçle kavradığımız ve yaptığımız şeylerin, bireysel gelişimimizle hiçbir ilgisi olmayan gizli kalmış duyusal izlenimlere kıyasla hayatımız üzerindeki etkisi ne kadar az.” (Sy.2)
  2. “Daracık eski evlerin bazılarında o enfes çatı tepeliklerinin eksildiğini ve her yerde ucuz modernleşmenin çirkin pürüzsüzlüğünün dağılmakta olan güzelliklerin yerini aldığını gördüm.” (Sy.17)
  3. “Tanımak mı? Evet, daha gelenin sen olabileceğini düşünmeden tanıdım. Yürüyüşünden. O kaygısızca salınarak yürüyüşünden; bir tek sen böyle yürürsün, sen yürürken dünyanın bütün yolları düzmüş veya önündeki görünmez bir varlık yolları senin için düzeltiyormuş gibi geliyor insana.” (Sy.18)
  4. “Ayrıca bir kez şöyle adamakıllı aşık olamıyorsam suçlu ben değilim. Bu yeterince tuhaf zaten.” (Sy.22)
  5. “Anne toprağı, üzerinde en çeşitli şeylerin bir arada yetişip gelişebildiği verimli bir toprak olmalıydı, ama üzerinde büyük bir sevgi güneşinin bereketini yaydığı bu narin ot bahçesiyle başa çıkabilmek zaman zaman epey çaba gerektiyordu mutlaka.” (Sy.23)
  6. “Eve geçmişi anmak için dönmüştüm. Birkaç eski anıya tekrar gömülmek için dönmüştüm. Hatta onlarda şimdiki zevkime ters düşen her şeye sevinmek için, çünkü hepsi tümüyle geçmişe aitti ve gerçek yaşamım üzerinde hiçbir etkisi yoktu.” (Sy.28)
  7. “En küçük memurundan tut, subay çevrelerine kadar hala hepsi kibirli, azametli ve dar görüşlü. Konumlarına göre görüntü değişiyor sadece, içerik aynı. Bizim artık annelerimiz ve büyükannelerimiz gibi düşünmediğimiz içlerinden birinin bile aklına geliyor mu sanıyorsun? ‘Efendim aşağı, efendim yukarı’ diye etraflarında dört dönüp duran kadınlardan değil de artık kendi kendimizin efendisi olduğumuzun, kısacası eski kölece anlayışları rafa kaldırdığımızın farkındalar mı sence?” (Sy.32)
  8. “Özellikle sen bir sanatçısın, Adine. Duygularla oynayacağını söylemek istemiyorum, ama gündelik işlerde becerikli olmak senin için o kadar da önemli değil, eğer sana bir şekilde sanatsal anlamda ilham vermiyorlarsa. Ama bu yüzden insanları kolaylıkla mutsuz edebilirsin.” (Sy.33)
  9. “Mesleğinden ne tuhaf söz ettin Benno. Sanki seni efendi değil de, köle haline getiriyormuş gibi. Ya da çok farklı bir mesleğin de olsa olurmuş gibi veya hiç mesleğin olmasa da…” (Sy.34)
  10. “Birtakım yetenekleri ve becerileri geliştirebilmek için meslek seçiyoruz, evet, diye söze girdi Benno. Bunun fazlasını yapabilmek içinse para ve zaman gerek, yani ancak çok az kişi için geçerli. Benim yaşadığım gibi bir zaman darlığı içinde yaşadığında meslek hayatı dışında kendimizi içsel olarak nasıl geliştirebiliriz sanıyorsun? Şöyle bir geçmişe baktığımda bana öyle geliyor ki, daha ilkokul yıllarımdan bu yana hiç zamanım olmadı ve şimdiye kadar yaptığım en kötü hatalar da bundan kaynaklandı.” (Sy.35)
  11. “Kendi yaşadığı sarhoşluğu benim belki de paylaşmamış olduğum hiç aklına gelmedi, bunu bir an bile aklından geçirmedi. Bir diğerinin duygularını anlayabilmek için sevgi gerekir kuşkusuz; fakat tutkunun belli bir derecesinde sevgi, sevilen kişinin duygu dünyası da dahil olmak üzere dış aleme hiçbir duyargası uzanmayan, dolayısıyla kulak vermediği ve algılamadığı için de rahatsız edici bir itirazı olanaksız kılan kör bir bencilliğe dönüşüyor. Tutkulu aşk yalnızlığın en uç ve en son durağı gibi.” (Sy.57)
  12. “Yine de yaşamım boyunca asla, beni dize gelmeye zorlayacak veya Benno’nun az önce farkına varmadan denediği gibi, benzer bir biçimde birey oluşumu ayaklar altına almaya kalkacak bir erkeğin sevgisini taşımazdım.” (Sy.61)

 

Lou Andreas-Salomé – Arayışlar

İş Bankası Kültür Yayınları, 5.Basım

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin