Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Leyla Erbil…
Kimimiz onu Tezer Özlü’nün kitaplarındaki satırlarından anlayacağımız üzere Tezer’in çok yakını olarak tanıdık. İkisinin mektuplaşmalarının kitaplaştırılmasıyla birlikte bu dostluğu özümsemiş olduk. Kimimiz ise, Ahmed Arif’in eşsiz aşkı, güzelim şiirleri yazmasını sağlayan kadın olarak tanıdık.

Ben ise, Leyla Erbil’in kitaplarıyla ilk kez “Kalan” ile tanıştım. Açıkçası tedirginlik vardı üzerimde çünkü beni tarifsiz güzellikte bir şeyin beklediğinin farkındaydım. Kitabın kapağı bile düşündürücü güzellikte çünkü. Tabii ki yanılmadım…
Okurken Oğuz Atay geldi aklıma. Çünkü, kahramanımızda bir tutunamayan. Onun hikayesini okuyoruz. İlaçlarla düşünceleri değiştirilmek isteniyor Lahzen’in. Devrimci, aydın ve özgür bir kadın. Bu özelliklerin getirdiği düşünceler ve zorlukları görüyoruz karmaşık satırlarda. Çocukluk, gençlik anılarına değiniyor sık sık. Karakterlerin isimleri bile kendine özgü. Arkadaki kişi adları listesi sayesinde taşlar yerine daha iyi oturdu benim için.

“hayatımın neresindeki yaşantıdayım sorarım kendime her gün
sen hangi bilinçtesin lahzen
hangi göklerin bulutlarından yağdın”
(s.36)

Kitap, şiir şeklinde ilerliyor. Oldukça politik bence. Bilinç akışı tekniğinin ustalıkla kullanıldığını görüyorsunuz kitapta. Türk edebiyatında bilinç akışını en iyi şekilde görebildiğimiz yazarlardan birisi olduğunu da bu kitap sayesinde anlayabiliyorsunuz. Alaycılıkla birlikte bildiklerimiz hakkında beyin fırtınası yaptırıyor Leyla Erbil. Siyaset, din gibi konulara çekinmeden değiniyor. Yaşadığı zaman dilimindeki olaylardan, toplum yapısından etkilendiğini söylememek elde değil bu satırlarda. Uçsuz bucaksız bir dili var, noktalama işaretleri yerine virgüller kullanıyor genelde.

“unut gitsin artık,,, her şey geldi geçti,,, gel hadi,,, artık unutmalısın
geçti gitti hepsi artık. yürü hadi,,, yürüyelim,,, bak önümüzde uzun yıllar var,,, ben hep yanında olacağım,,, hadi gel gir koluma… ellerinin çizgisi ellerime benzeyen sevgilim,,, ben hep yanındayım.”
(s.70)

Hakikati arayan bir kadın ve onun zihnini okuyorsunuz. Zaman, bellek, gerçeklik arayışı satırlarda çok yoğun. Arayışların ardında “kalanlar” aslında kitabın özü. Anlatması çok güç benim için, çünkü çok başka bir kitaptı. Okurken altını çizdiğim satırlar bile bir başkaydı. Okuduğum çoğu kitabın altını çizerim ama bu kitaptaki çizdiğim satırlar benim için çok farklı bir yere sahip.
Bilinç akışı türünü okumayı sevenler için muazzam bir kitap, mutlaka okuyun. Alışkın değilseniz eğer okuması biraz güç olacaktır. Fakat, bambaşka bir dünyaya, bambaşka bir anlatım ve ifadelerle varacağınıza emin olabilirsiniz…

“böyleydi
böyleydi bakışı mutsuz bilincin bir başkasına bakışı
kendisi henüz “kendiolamamış”ın yasaklarıyla”
(s.58)

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin