Latincenin Büyüsü: “Ars Longa, Vita Brevis”

Latince, her ne kadar antik zamanlardan beri konuşma dili olarak kullanılmasa da, hayatımızın pek çok alanında her gün karşılaştığımız bir dil. Gerek Latince kökenli dillerin bu dilden aldığı ve devşirdiği sözcükler, gerek akademide ve bilimde kullanılan Latince deyişler, bu dilin hala hayatımızda yer edinmesini sağlıyor. Hem bu sebeple, hem de Batı dillerinin pek çoğunun Latince kökenli olması sebebiyle Latince hala pek çok Avrupa ülkesinde okullarda öğretilen diller arasında yer alıyor.

Latincenin günlük hayatımızda yer aldığı tek alan bilim ve akademi değil elbette. Latincede yerleşmiş bazı sözler var ki sırf bu dilin fonetiği sayesinde bile duyar duymaz kendisine hayran bırakabiliyor. İşte bu yazıda size bu Latince deyişlerden bahsedip size bu dilin inceliklerini göstermeye çalışacağım. Ne de olsa “Quidquid latine dictum sit, altum viditur.” yani “Latince söylenen söz, kulağa derin gelir.”

“Amantes sunt amentes.”

Sözün birebir çevirisi “Aşıklar çılgındır.” şeklinde yapılıyor, İngilizceye ise “Lovers are lunatics.” şeklinde çevrilmiş. Tahmin etmenin çok zor olmadığı üzre, aşıkların davranışında mantık aranmaması gerektiğini anlatmak için kullanılan bir söz. “Aşık” ve “çılgın” kelimelerinin yalnızca bir harfle farklı olması ise Latincenin tatlı bir inceliği.

“Dum spiro spero.”

Türkçesi “Yaşadığım sürece umudum var.” anlamına gelen bu söz, ilk olarak ünlü Romalı düşünür Cicero tarafından söylenmiş olsa da sonrasında insanların umut ve hayat aşılamak için sıklıkla söylediği bir deyiş haline gelmiş. Skyclad grubunun Something to Cling to şarkısında da orijinali ve anlamı ile birlikte yer alan deyiş, özünü koruyarak pek çok farklı şekilde de ifade edilmiş. Bunlara örnek olarak Emma Goldman’ın “Artık hayal kuramadığımızda ölürüz.” cümlesi ile Turgut Uyar’ın “Herkes ne zaman ölür / Elbet gülünün solduğu akşam” dizeleri verilebilir.

- Advertisement -

“Amor omnia vincit.”

Latince pek çok deyişte, hatta Latin kökenli pek çok dilde karşınıza çıkacak “amor” kelimesi Latince “aşk” demek. Sözün tamamı ise “Aşk her güçlüğü yener.” anlamına geliyor. Latincede sözcük sıralaması anlamı değiştirmediği için aynı söz “Omnia vincit amor.” olarak da söyleniyor ve birebir çevirisi aslında “Aşk her şeyi fetheder.” olarak yapılıyor. Sözü ilk olarak kullanan Vergilius ise şu şekilde tamamlıyor: “… et nos cedamus amori.” yani “… biz de aşka teslim olalım.”

“Vita es morte, morte es vita.”

Latince “vita” hayat, “morte” ise ölüm demek. Bu sözün tam çevirisi ise “Hayat ölümdür, ölüm hayattır.” şeklinde yapılabilir. Söz, ölüm ile hayatın arasında çok ince bir çizginin olduğunu ve dünyada bu ikisinin her an iç içe var olduğunu anlatmak için kullanılıyor. Türk metal grubu Pentagram’ın da “Vita Es Morte” isimli bir şarkısı bulunuyor.

“Ars gratia artis.”

Türk sanat camiasında özellikle Tanzimat’tan beri zaman zaman gündeme gelen “Sanat halk için midir, sanat için mi?” sorusuna hepimiz aşinayız. İşte bu söz de, antik zamanlardan bu tartışmaya bir cevap niteliğinde. Zira sözün çevirisi “Sanat, sanatın hatrına.” şeklinde. Deyiş, günümüzde dünyaca ünlü film prodüksiyon şirketi Metro Goldwyn Mayer’in mottosu olarak kullanılmakta.

“Margaritas ante porcos.”

Bu deyiş, antik dönemlerde Latin sanatseverlerin aslında bir miktar elitist olduğunu kanıtlar nitelikte. Deyişin Türkçe karşılığı “domuzların önündeki inciler” ya da “domuzlara inci atmayın” şeklinde yapılıyor. Bu sözde kastedilen inciler değerli sanat eserleri iken domuzlar da sanattan anlamayan, cahil insanlara işaret ediyor. Söz, sanattan anlamayan insanların sanat eserlerini yorumlamaması gerektiği anlamında kullanılıyor.

“Natura, artis magistra”

Bu söz diğerlerinden farklı olarak bir cümle değil, aslında doğaya yönelik bir benzetme olarak kullanılan bir öbek. Tahmin edebileceğiniz gibi “natura”, doğayı karşılarken “artis magistra” ise “sanatın metresi” anlamına geliyor. Bu söz öbeği, sanatın nasıl doğayı konu edindiğini ve doğanın sanatın öznesi olduğunu ifade ediyor.

“Ars longa, vita brevis.”

Hipokrat tarafından söylenmiş, birebir çevirisi “Sanat uzun, hayat kısa” şeklinde yapılan söz. Söz, özellikle eski Roma’da, sanat eserlerinin, tamamı görülemeyecek kadar fazla olduğu ve hayatın bu kadar fazla kitabı okumak, resim ve heykeli görmek, müziği dinlemek için çok kısa olduğu anlamında kullanılmış.

Bu listede yer alan Latince deyişler, günlük hayatımızda kendine yer etmiş pek çoklarının yalnızca bir kısmı. Ancak bana kalırsa her biri, fonetiğiyle pek çok kişiyi, ben dahil, kendine hayran bırakan bu dilin inceliklerini göz önüne seriyor. Son olarak bir de Türk şiirinin üstadı Ahmed Arif’ten bir alıntıya yer verelim.

   “To be or not to be” değil.
“Cogito ergo sum”* hiç değil…
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz’ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.

* Düşünüyorum, öyleyse varım.

 

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Tayfun Tatar
Tayfun Tatar
Gömlek cebinde şiir, fotoğraf ve biraz da sonbahar taşıyan bir basit adam

Must Read

Filme Uyarlanan 10 Gerçek Hayat Hikayesi

Çoğu zaman vakit öldürmek için film izleriz ama bazıları bizi fazlasıyla etkiler hatta bir şeyler öğretir. Bu listedeki biyografik filmlerin bazılarından bir şeyler öğreneceğiz...