Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Eser 528 sayfadan ve 16 bölümden oluşan mitolojik öyküler barındırıyor. Kadınlarla kurtların ortak yönlerini yansıtan kitapta binbir çeşit mitolojik ögeye rastlamak mümkün. Örneğin kitapta sağlıklı bir kadının tıpkı bir kurt gibi olduğu; sağlam, kunt, diri, hayat verici, konumunun bilincinde, yaratıcı, sadık ve göçebedir, ifadeleri kullanılır.

Kitabın yazılma amacı, kadın ruhuna ilişkin sorunları açığa vurmak, kadını bilinçaltı düzeyinde işleyen bir kültürün varlığını göstermek, bu kültür ile kadınların bastırılmaması ve bunun farkındalığını anlatmak durumu güder. 

Kadınların hayatı durağanlık içindeyken ya da can sıkıntısıyla dolu olduğunda, bu her zaman için vahşi kadının ortaya çıkma zamanının geldiğini gösterir.

Kitap kadınların ansiklopedi niteliğinde kullanabileceği nitelikte. Sinema ve tiyatro oyuncusu Demet Evgar’da sosyal medya hesaplarından okuduğu alıntılar ile kitabı hiç yanından ayırmadığını ve kitabın erkekler için bile bir rehber olabileceğini söyledi.

“Hepimiz yola çölde, bir yerde bir kemik yığını, kumun altında yatan dağınık bir iskelet olarak başlarız.”

Kadınların doğuşundan itibaren bastırılmış duygularının vahşi hayatın bir parçasından aldığı ve bunu güdümlediği gerçeği ortaya konulur. Kadınların ilkel doğası, cinsellik içgüdülerinin tamamı ezeli ve ebedi bir biçimde vahşi doğaya bağlıdır. “Bir kadın hangi kültürden etkiler taşırsa taşısın vahşi ve kadın sözcüklerini sezgileri ile anlar.” İnsanlık boyunca bastırılmış ve örselenmiş kadın kavramı kitapta apaçık gözler önüne serilir. 

”Vahşi hayat ve vahşi kadın.. İkisi de soyu tükenmekte olan türler.” şeklinde yapılan giriş ile vahşi hayat ile kadınların hayatının doğası örtüştürülmektedir.

Her durumda vahşi kadın size aittir, o tüm kadınlara aittir, ifadeleri ile kadınların kenetlendiği aslında bir bütün olduğu aslına varılır.

“Uzattığımız saçlarımızı, duygularımızı saklamak için kullandık.”

İçgüdüsel doğasını sürekli bastırmak ve ataerkil topluma devamlı ayak uydurmak zorunda kalan kadının yeniden kendine dönüşünü sağlayabilecek özde bir eser. Bu durum eserde “Zaman içinde kadına özgü içgüdüsel doğanın yağmalandığına, bastırıldığına ve ezildiğine tanık olduk. Uzun dönemler boyunca bu içgüdüsel doğa, tıpkı vahşi hayat ve vahşi topraklar gibi kötüye kullanılmıştır. Binlerce yıldır ne zaman arkamızı dönsek, ruhun en zavallı topraklarına fırtlatılıp, atıldığını gördük. Tarih boyunca vahşi kadının ruhsal toprakları yağmalanıp, yıkılmış, buldozerlerle düzlenmiş ve başkalarını memnun etmek üzere doğal döngüleri, doğal olmayan ritimlere büründürülmüştür.” sözleri ile anlatılmaktadır.

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin