Kurtlarla Koşan Kadınlar – Clarissa P. Estés

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Eser 528 sayfadan ve 16 bölümden oluşan mitolojik öyküler barındırıyor. Kadınlarla kurtların ortak yönlerini yansıtan kitapta binbir çeşit mitolojik ögeye rastlamak mümkün. Örneğin kitapta sağlıklı bir kadının tıpkı bir kurt gibi olduğu; sağlam, kunt, diri, hayat verici, konumunun bilincinde, yaratıcı, sadık ve göçebedir, ifadeleri kullanılır.

Kitabın yazılma amacı, kadın ruhuna ilişkin sorunları açığa vurmak, kadını bilinçaltı düzeyinde işleyen bir kültürün varlığını göstermek, bu kültür ile kadınların bastırılmaması ve bunun farkındalığını anlatmak durumu güder. 

Kadınların hayatı durağanlık içindeyken ya da can sıkıntısıyla dolu olduğunda, bu her zaman için vahşi kadının ortaya çıkma zamanının geldiğini gösterir.

Kitap kadınların ansiklopedi niteliğinde kullanabileceği nitelikte. Sinema ve tiyatro oyuncusu Demet Evgar’da sosyal medya hesaplarından okuduğu alıntılar ile kitabı hiç yanından ayırmadığını ve kitabın erkekler için bile bir rehber olabileceğini söyledi.

“Hepimiz yola çölde, bir yerde bir kemik yığını, kumun altında yatan dağınık bir iskelet olarak başlarız.”

Kadınların doğuşundan itibaren bastırılmış duygularının vahşi hayatın bir parçasından aldığı ve bunu güdümlediği gerçeği ortaya konulur. Kadınların ilkel doğası, cinsellik içgüdülerinin tamamı ezeli ve ebedi bir biçimde vahşi doğaya bağlıdır. “Bir kadın hangi kültürden etkiler taşırsa taşısın vahşi ve kadın sözcüklerini sezgileri ile anlar.” İnsanlık boyunca bastırılmış ve örselenmiş kadın kavramı kitapta apaçık gözler önüne serilir. 

”Vahşi hayat ve vahşi kadın.. İkisi de soyu tükenmekte olan türler.” şeklinde yapılan giriş ile vahşi hayat ile kadınların hayatının doğası örtüştürülmektedir.

- Advertisement -

Her durumda vahşi kadın size aittir, o tüm kadınlara aittir, ifadeleri ile kadınların kenetlendiği aslında bir bütün olduğu aslına varılır.

“Uzattığımız saçlarımızı, duygularımızı saklamak için kullandık.”

İçgüdüsel doğasını sürekli bastırmak ve ataerkil topluma devamlı ayak uydurmak zorunda kalan kadının yeniden kendine dönüşünü sağlayabilecek özde bir eser. Bu durum eserde “Zaman içinde kadına özgü içgüdüsel doğanın yağmalandığına, bastırıldığına ve ezildiğine tanık olduk. Uzun dönemler boyunca bu içgüdüsel doğa, tıpkı vahşi hayat ve vahşi topraklar gibi kötüye kullanılmıştır. Binlerce yıldır ne zaman arkamızı dönsek, ruhun en zavallı topraklarına fırtlatılıp, atıldığını gördük. Tarih boyunca vahşi kadının ruhsal toprakları yağmalanıp, yıkılmış, buldozerlerle düzlenmiş ve başkalarını memnun etmek üzere doğal döngüleri, doğal olmayan ritimlere büründürülmüştür.” sözleri ile anlatılmaktadır.

 

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...