“Korku, cezadan daha berbattır.”| “Korku”-Oyun Tanıtımı

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

“Bazı sırların ortaya çıkması korkusu… Yüzleşme ve kaybetme korkusu… Siz de bu korkuya tanıklık etmeye hazır mısınız? Sizce kim haklı?” -Tanıtım Bülteninden 

 Dünyaca ünlü ve Türkiye’de en çok okunan yazarlardan biri olan Stefan Zweig’in aynı adlı romanından Elodie Menant tarafından sahneye uyarlanan “Korku”nun oyuncu kadrosu Zeynep Aytekin, Kerim Urun, Asena Yıldırım ve İsmail Nadir Bilgili’den oluşuyor. Oyunun yönetmenliğini Tuğçe Mine Aktulay, yapımını ise Altsahne üstlenmiş. Süresi 60 dakika, tek perdeden oluşuyor.

Oldukça çarpıcı bir eserden sahneye uyarlanan oyunun konusu şu şekilde: Yaşadıkları şehirde saygın bir avukat olan kocası Fritz ve çocukları ile yaşayan Irene, kocasının onun ilgilendiği şeyleri dikkate almaması ve onu ilgisiz bırakması sonucunda kendisini büyük bir büşlukta hisseder. Boşluk hissinin baskın olduğu bu dönemde sanat donanımı yüksek bir seviyede olan bir piyanistle (Edouard) yasak bir ilişki yaşamaya başlar. Ancak bu ilişki bir gün piyanistin kız arkadaşı (Elsa) tarafından öğrenilir. Eline geçen bu kozu fırsat bilen Elsa, İrene’i baskı ve korku duyguları altında bırakır. Her yerde Irene’in karşısına çıkar ve ondan para koparmaya çalışır. Irene artık baktığı her yerde Elsa’yı görmeye başlar… Gün geçtikçe korkusu iyice artan Irene tedirgin bir hale bürününür. Bu durum kocası Fritz’in gözünden kaçmaz ve Irene’e karşı şüpheci bir tavır takınır. Kocasının bu tavrı karşısında iyice bunalan Irene, bulunduğu durumdan kurtulmak için çırpınmaya başlar. Ancak bu çırpınmanın ortasında öyle bir gerçekle karşılaşır ki olaylar hayli şaşırtıcı ve çarpıcı bir hal alır… 

Biz bu güzel oyunu geçtiğimiz günlerde Kadıköy Theatron’da izleme şansı bulduk. Konusu oldukça şaşırtıcı ve heyecanı yüksek bir akışa sahipti. 60 dakikanın nasıl geçtiğini anlayamadık. Kitabını okuduğum yapıtları sahnede görmekten her zaman keyif almışımdır. Bu oyunda da aynı şeyi hissettim ve kitapta okuduğum her satırı canlı canlı karşımda görmek oldukça mutlu etti. Oyuncuların performansları oldukça başarılıydı. “Irene” karakteri gözümde ancak bu şekilde canlanabilirdi. Bu yüzden ona ayrı bir hayranlık duydum. Bunların yanı sıra ışık, müzikler, kostümlerin başarılı oluşuna da değinmeden geçemeyeceğim. Ve son olarak Kadıköy Theatron ekibinin güler yüzlü ve sıcacık tavrı için teşekkür ederiz. Sanat iyi ki var! 

Siz de okuduğunuz kitabı bir de canlı canlı, sahnede izleyeyim diyorsanız “Korku” bütün bir sezon boyunca sizleri bekliyor olacak. Şimdiden iyi seyirler!  

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, şapka ve yazı

- Advertisement -

Aylık oyun yun takvimi için:

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...