Kolera Günlerinde Aşk | 20 Alıntı

Kolera Günlerinde Aşk 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olarak nitelendirilen Gabriel García Marquez’in bir romanıdır. Karşılıksız bir aşkı konu alan kitap, “acı çekmenin yüce bir davranış olduğu” fikrini yoğun şekilde işler. 2007 yılında beyaz perdeye aktarılan roman, büyük yazarın eserleri arasında başyapıtı sayılan Yüzyıllık Yalnızlık’ın yanında yerini alıyor.  Bu eserden 20 alıntıyı sizler için derledik, keyifli okumalar.

1- Başkalarının acılarına katlanmak, kendi acılarına katlanmaktan daha kolay geliyordu.(Syf.20)

2- “Bir gülle anımsa beni,” demişti ona.
(Syf.30)

3- Evliliklerinin altın yılını kutlamışlardı ve birbirleri olmaksızın ya da birbirlerini düşünmeksizin bir an bile yaşayamıyorlardı; yaşlılıkları ilerledikçe bunun daha az bilincine varıyorlardı. Hiçbiri bu karşılıklı köleliğin sevgiye mi yoksa rahatlığa mı dayandığını bilmiyordu ama ellerini yüreklerini koyup hiçbir zaman sormamışlardı bu soruyu kendi kendilerine; çünkü ikisi de yanıtını bilmezlikten gelmeyi yeğlemişlerdi hep.
(Syf.43)

- Advertisement -

4- Karşılıklı kuşkulara karşın, onu ne denli sevdiğini bilmeden göçüp gitmemesi için ona bir ancık daha olsun bağışlamasını dilemişti Tanrı’dan; birbirlerine söyleyemedikleri her şeyi söylemek, geçmişte yaptıkları kötü şeyleri yeniden daha iyi yapmak için onunla birlikte sürdüğü yaşama yeni baştan başlamak için dayanılmaz bir istek duydu içinde.
(Syf.69)

5- …ama aynı zamanda acısının tadını çıkarması için yüreklendiriyordu onu.
“Gençsin, çekebileceğin kadar acı çek,” diyordu ona, “bu duygular ömür boyu sürmez.”(Syf.86)

6- Ona göre, toprak ağalarının yük hayvanı gibi güttükleri yoksulların, hükümetin aynı biçimde güttüğü baldırı çıplak askerlerle çarpışmalarından öte savaş olmayacaktı.
(Syf.100)

7- Eline ne geçerse, yazgının bir buyruğuymuş gibi okuyordu; bütün o okuma yılları, okuduğu onca kitapta neyin iyi, neyin kötü olduğunu anlamasına yetmemişti.
(Syf.102)

8- ” Vurun,” dedi, elini göğsüne bastırarak.
“Aşk yüzünden ölmekten daha büyük bir onur yoktur.”
(Syf.111)

9- Her şeye karşın, yüreğin belleğinin kötü anılarını sildiğini, iyileri büyüttüğünü, geçmişe katlanmayı bu hile sayesinde başardığımızı bilemeyecek kadar gençti daha.
(Syf.139)

10- Salgın başladığı gibi ansızın bitti, hasarın niceliği de hiçbir zaman bilinemedi; saptanması olanaksız olduğundan değil, kendi felaketimizden duyduğumuz utancın bizim en olağan özelliklerimizden biri olduğundan.
(Syf.146)

11- “Yeni açmış bir gül gibisiniz,” dedi.
(Syf.154)

12- Aşkın her şeyden önce bir doğa vergisi olduğunu söyleyerek savunuyordu kendini Sara Noriega. “İnsan ya bunu bilerek doğar ya da hiçbir zaman öğrenemez,” diyordu.
(Syf.253)

13- Ancak Tanrı’nın sonsuz lütfuyla var olabilen saçma bir icattı evlilik. Birbirini yeni tanıyan, aralarında hiçbir akrabalık olmayan, yapıları başka, kültürleri başka, hatta cinsleri bile başka iki insanın birden bire kendilerini birlikte yaşamaya,aynı yatakta yatmaya,belki de her biri başka başka yönlere gitmek üzere çizilmiş iki yazgıyı bölüşmeye mahkum bulmaları her türlü bilimsel düşünceye aykırıydı.
(Syf.267)

14- Hiçbiri olmasını istediğinden başka değildi; tıpkı kentler gibi, ona ne iyi görünüyorlardı ne kötü; yüreğinde onları nasıl tasarlıyorsa öyleydiler.
(Syf.270)

15- Başka türlü birlikte yaşamaları olanaksızdı; başka türlü birbirlerini sevmeleri de; bu dünyada hiçbir şey aşktan daha güçlü değildi.
(Syf.284)

16- … elli sekiz yaşında da olsa, yaşamda gereksinim duyduğu biricik şey, onu anlayacak bir insandı.
(Syf.314)

17- “Yüz yaşıma geldim; her şeyin, evrendeki yıldızların bile yerlerinin değiştiğini gördüm, ama bu ülkede hiçbir şeyin değiştiğini görmedim daha.”
(Syf.339)

18- Florentino Ariza, daha önce birkaç kez başına gelen, ama bilincine varmadığı bir şey öğrendi ondan; insanın tümü için de aynı acıyı çekerek, hiçbirine ihanet etmeksizin birkaç kişiye birden aşık olabileceğini.
(Syf.344)

19- Çünkü, acı çekmek ona onurlu ve doğru bir şey gibi görünüyordu; ama acıdan tat almamak için de elinden gelen her şeyi yapmak istiyordu.
(Syf.355)

20- Çünkü ne zaman, nerede olursa olsun, ama en çok da ölüme yaklaşıldıkça aşkın aşk olduğunun bilincine varmaya yetecek kadar yaşamışlardı birlikte.
(Syf.438)

 

                                                                Kolera Günlerinde Aşk- Gabriel García Márquez
Can Yayınları, Şadan Karadeniz

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Asiye Yüce
Asiye Yüce
Ars longa, vita brevis.

Must Read

İlk Kadın Romancı Fatma Aliye | Levayih-i Hayat (Hayattan Sahneler) 25...

Fatma Aliye'nin yazarı olduğu Hanımlara Mahsus Gazete'de tefrika edilip kitaplaşan bu mektup roman, Osmanlı kadınlarının gözünden aşk ve evlilik sorunsalına ışık tutar. Yazar, farklı...