Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Bir çocuk, bir köşk, bir yanılgı, bir evlilik ve ortaya çıkan bir şaheser: Kimseye Etmem Şikayet

Bu yazıda neler bulacaksınız?

Belki adını daha önce hiç duymadığınız bir şairi, onun hikayesini, ortaya koyduğu eserini ve belki daha fazlasını.

Ricam yazının devamını arkada Müzeyyen Senar varken ve “Kimseye etmem şikayet” derken okumanız.

Osmanlı padişahı II. Abdülhamid dönemine gidiyoruz bu yazıda. 1877’deyiz.
Çerkes bir anne ve paşa bir babanın 1877’de Beyrut’ta doğan, iyi eğitim alan, özel derslerle büyüyen, piyano çalan, Fransızca bilen, şiirler yazan çocuğu: İhsan Raif.

Rıza Tevfik okuyan İhsan Raif onun etkisinde kalarak hece ölçüsü kullandı. Bu sayede edebiyatımızda “hece ölçüsünü ilk kez kullanan kadın şair” unvanını aldı.

Fransızca eserler okudu, onlardan etkilendi. Şiirlerini bazen kendisi besteledi, bazen başka sanatçıların bestelemesine izin verdi. Yazımızın konusu olan “Kimseye Etmem Şikayet” de onlardan biri.

Çocukluğunun bir kısmını Adana’da geçirdikten sonra İstanbul’a, Taş Konak’a taşındı. Konak’ta kitapları, kalemleri, piyanosu yani onu mutlu edecek her şey vardı. Bir eli yağda bir eli balda diyebileceğimiz bir çocukluk geçirmesinin önünde hiçbir engel yoktu. Şimdilik.

13 yaşındayken ablası Belkıs ile odalarında oyunlar oynayıp şarkılar söylerken kapı açıldı bir anda. İkisinin de daha önce hiç görmediği bir adam girdi içeri: Mehmet Ali. Niyeti kötüydü. Kaçırmak istedi İhsan Raif’i.
İki çocuk bu adamı görünce korkuyla bağırdı. Kötü adam panikledi ve çıktı odadan, konaktan.

Tehlike geçti. Şimdilik.

13 yaşındaki paşa kızı İhsan Raif hakkında türlü dedikodular çıkardı halk, eşraf…

Paşa baba bu dedikodulara daha fazla göz yummadı, yumamadı. Aradı buldu Mehmet Ali’yi.
“Tamam” dedi, “Evlen İhsan Raif” ile.
Daha 13 yaşındaydı İhsan Raif ve evlenmek değil oyun oynamak istiyordu, şiir yazmak, piyano çalmak, kitap okumak…

Yalvardı paşa babasına. “Yapmayın” dedi. “Evlendirmeyin beni o adamla.”

Dinlemedi babası. “Evleneceksin” dedi. “Evleneceksin, işte o kadar.”

Evlendi sonunda 13 yaşındaki İhsan Raif ve Mehmet Ali. Sonra da İzmir’e gittiler.

13 yaşında gelin, 14’ünde anne oldu İhsan Raif. İşte böyle bir anda, döküldü kaleminden Türk sanat müziğinin başköşesindeki eser.

Mehmet Ali içki, kumar düşkünü, gece hayatından vazgeçemeyen, umursamaz ve sevgisiz bir adamdı. Hayatında sadece bir kez gördüğü bu adamla zorla evlendirilen İhsan Raif, yine de bu evliliği sahiplenme yolunu seçti. Elinden geleni yaptı.

Canına tak ettiği anda boşadı bu adamı İhsan Raif. Geri döndü İstanbul’a. 13 yaşında bir çocuk olarak bıraktığı şehrine 27 yaşında üç çocuk annesi bir kadın olarak geri döndü.

Yeni bir başlangıç yaptı.

Yeniden evlendi. Yanlış bir evlilikti bu da. Yalnızca bir gün sürdü.

1914 yılı. İhsan Raif büyük bir aşka düştüğü Şahabettin Süleyman ile evlendi. Yazar olan kocası sayesinde edebiyat dünyasında da tanındı. Yazar buluşmaları evlerinde yapılır oldu. Yahya Kemaller, Ahmet Haşimler… Hep beraberlerdi.

1921 yılında Şahabettin Süleyman hayata veda edene kadar her şey çok güzel devam etti.

Eşini kaybedince uzun süre karamsarlığa gömüldü.

Bu süre zarfında hep yanında olan Strazburglu şair Bell ile evlendi sonra. Bell, her fırsatta aşkını dile getirdi. Hatta dinini ve ismini değiştirdi. Hüsrev adını aldı.

Lakin bu son evlilik de insanlar tarafından hoş karşılanmadı. Türlü yakıştırmalara maruz kaldı İhsan Raif ve eşi Hüsrev.

Şiirleriyle, sanatıyla değil de evliliği ile gündeme gelen İhsan Raif daha fazla dayanamadı ve kocasıyla beraber İsviçre’ye yerleşti.

Talihsizlik yine de bırakmadı peşini. Apandisit ameliyatı olmak için gittiği Paris’te 49 yaşındayken yumdu gözlerini İhsan Raif bir daha açmamak üzere.

Zorlu bir yaşam süren, çektiği acılarını hafifletmek için sanata sarılan bir kadın olan İhsan Raif’ten kalan en önemli eser ise şüphesiz ki Kimseye Etmem Şikayet oldu.

Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime
Perde-i zulmet çekilmiş korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime

Bu eşsiz parçaya hak ettiği değeri vermemizdeki en büyük etkenlerden olan Müzeyyen Senar’ı da anıyoruz. Işıklar içinde uyu “Cumhuriyetin Divası”

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin