Gece Modu

  Fikir dünyasını geliştirmek için yapılan okumalarda denemelerin ayrı bir yeri vardır. Yazarın bilgi birikimini ve dünya görüşünü satır aralarında okuyarak deneme dünyasında dolu dolu bir gezintiye çıkabiliyorsunuz. Bir de yazar başka kitap ve kaynaklara referans verdiyse bitmeyen bir okumayı sizlere sunmuş oluyor. Bugün sizleri farklı ve keşifle dolu bir yolculuğa çıkaracak olan Güven Adıgüzel’in Söz Verilmiş Bahçe adındaki deneme kitabını tanıtacağız.

  Güven Adıgüzel edebi dünyasında şiirleri ve yazılarıyla var olan bir yazar/şair. Başka bir dergi için verdiği röportajda kendini şöyle anlatıyor: *“Bozcaada’da sessizce yaşayıp giden kendi halinde bir âdemoğlu. Yaklaşık 10 yıldan beri yazıp-çizerim, artık neredeyse tek meşguliyetim bu oldu diyebilirim. Beni yazmaya teşvik eden ya da iten ya da tetikleyen gerekçeler hakkında pek bir fikrim yok. Olağan bir akış gibi geliyor bana, bu bir tercih midir bilmiyorum. İlk gençlik yıllarımdan beri kelimelerle dolu bir kuyuda yaşamayı hayal ettim, ama medar-ı maişet gailesi ile her seferinde o kuyudan çıkmak zorunda kaldım. Böyle.”

  Tarzı oldukça sade ama arka planı sağlam cümleleriyle size farklı bir okuma fırsatı sunuyor. Kimi uzun kimi kısa 220 farklı yazı var kitabın içerisinde. 220 deyince gözünüz korkmasın çünkü kitap farklı konulara değindiği için zaman akıp gidiyor, nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz. Yazar sanattan edebiyata, sinemadan müziğe, siyasetten tarihe birçok konuya dair kendi süzgecinden geçirdiği yazılarla karşınıza çıkıyor. Kurduğu cümlelerde radikal tutumlar yok, aksine sözcükleriyle doğruyu arayarak yolda olduğunu anlatıyor. Yani fikrini dayatmıyor, sadece kendi yolculuğunda ne okuduysa ne izlediyse oradan parçalar süzülüyor sözcüklere. Verdiği örneklerle beraber birçok kitabı ve filmi kendi listenize ekleyebiliyorsunuz. Yazıların içinde Japon edebiyatından bir kitapla karşılaşıyorsunuz  ardından da bir müzik parçasına. Velhasıl kelam eğer ki çok yönlü okumalar yapmayı tercih ediyorsanız bu kitapta da kendinize uyan kısımları bulacağınıza inanıyoruz. Her yazısında olmasa da hayata karşı mizahla bakan bir duruşu olduğunu da söylemekte fayda var. Yazar, günümüz insanlarının bunca ciddiyet içinde biraz da gülerek hayatta kalabileceğine inananlardan biri.

Dev Lotr Testi

“Sevildiğini bilmek” ile “sevildiğini duymak” arasındaki hiç kapanmayan aralığa bakmalı, o aralıktan çok soğuk giriyor çünkü; evlere, kalplere, odalara, film makaralarına, dostluklara ve boşluklara.

  Kitabın özelliklerinden birisi de yazarın var olan birçok şeyden beslendiğini görüyor olmak. Gerek Doğu gerek Batı olarak adlandırılan coğrafyalardan alması gerekenleri almış ve harmanlamış. Böylece kitap, insana yapması gereken onlarca şey olduğunu hatırlatıyor. Geçmişi olduğu gibi kabullenmek ama günümüzden de asla kopmamak çizgisinde birçok yazı okuyabiliyorsunuz. Kitabın kapağını kapattığınızda ise okuma bitmemiş oluyor.
Bu cümleler de buna bir örnek olarak zihinlerinizde kalsın:

“Türkiye’nin Ruhu”, gerçekten çok afilli bir tanımlama, bana göre bu adres Neşet Ertaş ile Cemil Meriç arasında bir yerdedir.

“Yani Şam’da yayımlanan bir edebiyat dergisinden ya da Iraklı bir genç şairden neden haberdar olamadığımızın, Kahire’de müzik yapan yerel gruplarla ya da Tunuslu rapçilerle niçin ilişki kuramadığımızın veya Filistin filmlerinden ya da Suriyeli yönetmenlerden niye üç tanesinin adını sayamadığımızın cevabı da “Neyimiz olur?” sorusunun içinde fazlasıyla dâhildir. Ortadoğu kalbimizdir.” 

  Değindiği gündem ve politik konular dışında insanın kendini tanıma sürecine de değiniyor Güven Adıgüzel. Bir sürü soru ile baş başa kalıyorsunuz. ‘Ben kimim?’ sorusunu sordurabilen kitaplardan biri olduğunu söylesek yanlış olmaz. Kitap ile ilgili bu kadar bilgi verdikten sonra gerisini okumanın keyfini size bırakalım. Deneme okumayı seviyorsanız yazarın kalemiyle tanışmanızı tavsiye ediyoruz Söylenti ailesi!

“Bütün kaçışların sonu aynıdır, yolun sonu aynıdır, varılacak yer yoktur aslında. İnsan aynıdır, kendinden kaçarken bile kendine adres sorar.”

 

*İzdiham Dergi/ Güven Adıgüzel ile Yapılan Fakülte Röportajı yazısından alınmıştır.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin