Gece Modu

24 Ocak 1975, Amerikan caz piyanisti Keith Jarrett’ın solo resitali ile  1300 kişinin tanıklık ettiği unutulmaz ve büyülü bir tarih olduğunu kanıtladı. Köln konseri hızlı bir biçimde milyonlar için bir klasik hale geldi (bugün hala tüm zamanların en çok satan piyano albümü). Şaşırtıcı olan ise, konser neredeyse gerçekleşmeyecekti. Kısıtlamaların verdiği yaratıcılığın sonucunda çıkan eser, bir şahesere dönüşür.

İlgili resim

Keith Jarrett özellikle doğaçlama performanslarıyla ünlü olan bir caz piyanistidir; hatta hala piyanoda en iyi doğaçlama yapan usta olarak tanınmaktadır. Amerikalı müzisyen, bir Avrupa turnesi sırasında Almanya’daki genç yapımcı Vera Brandes tarafından aranarak Opera salonunda gerçekleşecek bir konser teklifi alır. Jarrett bu teklifi kabul eder; bu konser için biletler yok satar. Genç Alman öğrenci ve part-time kurucu-girişimci olan Vera -17 yaşındaki hırslı bir caz hayranı- bu konseri düzenlemekten sorumlu kişidir ve Jarrett’ın bu gösteri için talebi ise ‘Bösendorfer 290 Imperical’ adlı konser piyanosudur. Ne yazık ki, opera binası personeli yanlış piyanoyu temin eder. Bu durumu daha kötü yapan şey ise piyanonun opera provaları için kullanılan yarım piyano olarak geçen birkaç tuşu çalışmayan eski bir enstrüman olmasıdır.

Kullandığı piyanolar ve mükemmel ses perdesi hakkında titiz olan mükemmeliyetçiliğiyle ünlü Jarrett için enstrüman bir hayal kırıklığı olur. Piyanoyu değiştirmek için zamanın yeterli olmadığı söylendiği zaman, Jarrett’ın menajeri konserin iptal olması gerektiğini belirtir. Durumu kötüleştiren şey ise Jarrett’ın sağlık durumunun iyi olmamasıdır; uzun zamandır sırt ağrısından müzdariptir ve bu bir çok uykusuz geceye sebep olmuştur. Üstüne üstlük durumu, konserin gerçekleştiği Zurich’e 5 saatlik bir yolculuk sebebiyle gittikçe kızışmıştır. Bu durumlar yüzünden menajerin konseri iptal etme isteği bir sürpriz değildir.

Vera Brandes pes etmeyi reddeder, bir teknisyen piyanoyu çalınabilir ve sesi daha güzel halde çıkartır bir hale getirmek için saatlerini harcarken, o da piyanisti tatlı sözlerle yatıştırıp sakinleştirmeyi başarır. Jarrett kariyeri kendisine bağlı genç bir yapımcıyı geri çevirmemek adına teklifi kabul eder ve şu sözleri söyler: ‘’Asla unutma, bu sadece senin için.’’ Keith Jarrett bunun yeterince kötü olduğunu düşünürken bir de bozuk pedalları kullanmakla mücadele etmek zorunda kalır. Akort etmeyi başarırlar, ancak ses tınısını ve tonunu geliştirecek fazla bir şey başaramazlar. Tüm bunlara rağmen, ona ekstra bir omurga desteği vermek için sırt korsesi kullanan piyanist, şimdiye kadar konserlerin en unutulmazlarından birini vermek için acı ve yorgunlukla savaşır. Saat 11: 30’da sahneye çıkar, salonda o girmeden önce olan uğultu o ilk notaya bastığı andan itibaren kesilir; sanki tüm seyirciler orada çok büyük bir sanat eserinin oluşuna tanık oluşlarının bilincindedir.

keith jarrett köln concert ile ilgili görsel sonucu

Köln Konseri, orijinal albümün bir tarafını dolduran, kristalimsi bir güzellikle parıldayan berrak bir ses ile 26 dakikalık doğaçlama bir parçayla başlar. Cazın yanı sıra eser, bilinç akışının müzikal eşdeğeri olarak tanımlanabilecek şey ile sorunsuz bir şekilde birbirine bağlı olan halk, klasik, Latin, İncil ilahileri ile cezbeder. Akşamın ikinci kısmı daha da uzundur: Orijinal sürümün  48 dakikalık bir doğaçlaması. Aslında, Jarrett’in kaydın bu bölümünde gösterdiği performansın ayırt edici özelliklerinden biri, sol eliyle çıkardığı pes ritimlerine güvenmesidir. Kaydın yapımcısı ECM patronu Manfred Eicher’e göre, Jarrett’in bu yaklaşımı benimseme sebebi piyanonun algılanan eksikliklerini telafi etmekti: “Muhtemelen Jarrett iyi bir piyano olmadığı ve çıkan sesten tatmin olamadığı için, bundan en iyi şekilde yararlanmanın başka bir yolunu buldu  ve yaptı.’’ Jarrett yıllar sonra: “Her nasılsa, bu enstrümanın sahip olduğu özellikleri ortaya çıkarmak zorunda olduğumu hissettim.” diye açıkladı.

Piyano her ne kadar Jarrett’ı tatmin edemese de, mükemmel ses perdesi bilgisine sahip olmayan dinleyiciler için enstrümanın durumu Jarrett’ın performansından zevk almalarını etkilemez. O, üstün yeteneklerinden ve yumuşak müzik geçişlerinden dolayı doğaçlama piyano ses manzaralarıyla dinleyicileri diğer dünyalara taşıyan büyüleyici bir sihirbaz.

Bugüne kadar, 3,5 milyon kopya sattı ve Miles Davis’in Blue in Green eserinin yanına, şimdiye kadarki en popüler caz kayıtlarından biri olarak yerleşti.

Bu olaydan 43 yıl sonra, Köln Konseri Keith Jarrett’in solo şaheseri olarak kalmaya devam ediyor. O soğuk kış gecesi 1975 kışında yaratılan sihir, Jarrett’in yıllar süren birkaç canlı solo resitalle birlikte(2016’da ki A Multitude Of Angels gibi) yaklaşmış olmasına rağmen asla tam olarak tekrarlanamadı. Sonunda, Jarrett’in başlangıçta en kötü kabusu olduğu düşünülen mükemmel olmayan piyano, bir lanetten ziyade bir nimet olarak ortaya çıkar. Jarrett, o gece uykusuz ve kötü iken her şeyi unutup sadece o ana odaklanışından geride her şeyi unutuşundan bahseder. Jarrett için belki de asıl ilham kaynağı, tüm iyi niyetiyle bir başkası için yaptığı bu performansın, motivasyonunun temeli olmasıdır.

Kaynakça:

https://www.udiscovermusic.com/stories/koln-concert-keith-jarrett/

https://theconcourse.deadspin.com/kind-of-weird-how-the-koln-concert-made-keith-jarrett-1683837639

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin