
Bunları sana dönüş yolunda yazıyorum sevgilim.
Eski bir otobüsün arka koltuğunda. Elimde yarısı okunmuş bir kitap, sonu gelmiş tükenmez kalem ile yazıyorum. Hani tükenmezdi bu kalem, o bile yalan! Her şey tükenir bu hayatta.
Yıllar tükenir, günler tükenir, kışlar tükenir.
Hangi mevsimde tükenir bu yağmurlar peki?
Kaç bahar geçti, kaç kuş sallandırdım dallarımda. Sana benzeyen bütün kuşları, boyunlarına birer iple ağaca astım. Bana hiçbir şey, ne seni ne umudu hatırlatsın. Çünkü umutlar da tükenir.
Gözlerim, gözlerim hala başımı yasladığım cam kadar buğulu. Ama bir yerden başlamalı sevgilim. Atamam kendimi yüzme bilmeden denizlere. Avuçlarına hasret yaşarken bile aklıma getiremem seni, unutmalıyım. Her gece aynı rüyayı görmek gibi seni sevmek, en tatlı yerinde gözlerini açmak gibi. Ben gözlerimi açtım ama acilen uyumalıyım.
Benzer yerlerde dolaştım birkaç ay, birkaç ay seni aradım. Tesadüfi bir karşılaşma istedi canım, daha uzun katlanabilmek için bu mutsuzluğa. Baharın en sıcak günlerini saksılara bakarak geçirdim. Yalnız kalmasından korktum çiçeklerimin. Yalnızlığı da bilirim, çölde açmaya kalkan papatya kadar susuzluğu da. Bilirim çünkü bir temmuz sıcağında kuruttun beni. Bir kaldırım taşının hemen kenarında. Hatırla binlerce insanın arasında sana bakışımı. Hatırla yüzüne vuran ay ışığının beni ağlattığını. Artık ağlamayacağım sevgilim. Bir gün gözyaşları da tükenir.
Rengarenk balonlar var ses tellerinde, konuştukça gökyüzüne dağılan. Bir çocuk daha fazla ne ister annesinin ölümsüz olması dışında. Herkes koşuyor gözü havada son sürat. Bir ben yokum o çocukların arasında.Yorgunum sevgilim, koştukça yakalayamayacağımı biliyorum. Uzaktan seni izliyorum ellerim arkada, al bağla gözlerimi de tak balonların ucuna. Seninle kalmanın faydası yok, kaçmak istiyorum.
Bir gece seni izledim. Perdeye yansıyan siluetine baktım uzun uzun. Yeni yıkadığın kazağı astın çamaşır ipine, kazağından süzülen damlalara elimi uzattım. Hastane bahçesinde unutulmuş oyuncak gibi bıraktın beni o gece. Kimse sormadı neden orada olduğumu, bende anlatamadım.
İnsanların bize baktığı seyrek ağaçlı yürüyüş yolunu hatırla.
Seni orada öpüşürken görenler olsa, inanırım!
Sana aldığım yüzüğü bugün attım. Zaten bir anlamı kalmadı saklamanın
Bak boynum tutuldu zaten sana yazmaktan
Bütün klimalarını açtım odamın
Dağılsın içimdeki küllerin
Üflemekten sıkıldım!








































