Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Kasabanın en yorgun akşamı bu
Kostas’ın meyhanesinde biz bizeyiz
Evet,
Nasıl olduysa bir yer bulduk kendimize
Bir aralık kapı
Bir kartpostalın köşesinden,
Üç ana renk gibi girdik sahneye
Siyah, beyaz ve gri
Aldı kasketi en eski olanımız
Eline kalemini
Başladık dem vurmaya

Şiir, bir geç kalınmışlık türküsüdür, dedi
Akrep ve yelkovandan feci halde başım dönüyor
Bak, bak şu insanlara
Şu firari matmazel,
Şu yorgun müptezel
Herkes gün doğmadan bir hüznü
Tamamlamaya çalışıyor

Saat 12’yi çoktan aşmış
Doldur saki bir kadeh daha
Süreya’yı haklı kılalım

Bir ucundan diğerine dumana batmış masamız
Ve bu öyle sigaradan falan değil
Bazı sözcükler havada bir infial yaratıyor
Konuşmak mı çare, hayır
Ama yazsak bir tufana sebep olacağız
Küllerimiz içimizde soğuyor

Şiir yazmak haddini aşmaktır
Doldur saki bir kadeh daha
Hayyam’a nazire yapalım

Kasabanın en yorgun akşamında
Bir çatlaktan sızdık Kostas’ın meyhanesine
Birer sandalye çektik sabaha karşı
Hüznü geceye, geceyi sabaha
Bağladık

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin