Bir varmış bir yokmuş diyerek başlayan eski bir masalın kahramanıyım ben. Varlığım yalnızca “bir varmış” kelimesi ile kanıtlandı, yokluğum ise tüm kainat tarafından onaylandı.

Tozlu bir rafta, sararmış sayfaların arasında gizliyim ben. Sararmış sayfalar bir defa olsun açılmadı daha. Bilemiyorum geleceğimi, yalnızca ilk sayfada dönüp duruyorum yıllardır. Bir kere olsun öğrenemedim bana ne olacağını.

Kendim hakkında hiç bir bilgim yok diyemeyiz aslında. İsmim Kara Kahraman örneğin, zırhı tozlanmış bir kahramanım. Bilinmezliklerle dolu makus kaderimi bozmak için size bir mektup yazmaktayım.

Yazmaktayım çünkü beni bulup okuyun, yazmaktayım çünkü beni prensesime kavuşturun, yazmaktayım çünkü beni ölüm ile hiç beklenmedik bir anda buluşturun. Yazmaktayım çünkü beni ileri sayfalara taşıyan siz olun.

Tozlu kapağıma üfleyin sertçe, üfleyin ki dağılsın zırhımın üzerindeki tozlar. Çevirin sararmış saman kağıtları, çevirin ki vazgeçsinler kelimeleri renklerinin ardına saklamaktan. Yalnızca on saniye eskiyi düşünün kitabı bitirdiğinizde, on saniye benim için hayatınızdan çalın işte.

Hepiniz varlığımdan bihabersiniz şu eski olmasına rağmen pırıl pırıl kalan, önemini yitirmeyen dünyada.

Hadi varlığımı fark etmediniz, yokluğumu nasıl fark etmediniz? Hiç mi bir boşluk olmadı içinizde? Düşününce soru soran bir şarkı sözü cevabını veriyor bu sorumun. “Varlığı belirsizin, anlaşılır mı yokluğu?”

“Düşünüyorum öyleyse varım.” düşüncesi de tarihin eski sayfalarında yarım kalmış veya değişime uğramış bir düşünce bence. Bu eski kitabın tozlanmış sayfalarında bulunduğuma göre aynı zamanda düşünerek bunları yazabildiğime göre varım.

Ancak benim varlığımı sokaktan geçen kaç insan kanıtlayabilir? Beni kimse tanımadığı gibi görmedi aynı zamanda. Sokaktan geçen yüz kişiye sorsanız yüzü de var olduğumu ispatlayamaz. Lakin yüz kişiden yüzü de yokluğumu varlığa çevirebilir. Sayfaları çevirdiği an yokluğum varlığa çevrilecektir.

O zaman tarihin eski düşüncesini bugüne uyarlayacak olursak daha doğrusu bana uyarlayacak olursak şöyle olmalı. “Düşünüyorum ve yokluğumu varlığa çeviren biri var, öyleyse varım.”

Bir kitabın eski, sarı ve tozlu sayfalarından bunu okuyanlara selamlar…

Kara Kahraman

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin