Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



2015 yapımı, Quentin Tarantino’nun yazıp yönettiği The Hateful Eight, tabii ki de beklenildiği gibi farklı bir konunun ele alındığı, kanlı bir filmdir.

Başrol denilebilecek kişi belki Samuel L. Jackson’dır fakat, Kurt Russell, Jennifer Jason Leigh, Walton Goggins, Demián Bichir, Tim Roth, Michael Madsen ve Bruce Dern’in oynadıkları karakterler de hikayeye çok çok önemli anlamlar katıyorlar.

Bu yüzden bir başrol var diyemeyiz tam olarak. Hikaye ise klasik bir western olay örgüsü içeriyor gibi gözükse de, sonradan Tarantino dokunuşlarıyla western teması içinde çok farklı bir hikayeye dönüşüyor.

Çok ama çok soğuk bir kış günü, bir cellatın, başına ödül konmuş, celladın yakalayıp şehre götürdüğü kaçağın, eski bir binbaşı ve aynı zamanda ödül avcısının,

kasabanın yeni şerifi olduğunu kanıtlamaya çalışan yolda kalmış birinin, ve bu kişilerin sığındıkları konaklama yerindeki buranın geçici sahibinin, başka bir celladın, yazar bir kovboyun, yaşlı bir eski askerin, tabi bir de başta bahsettiğimiz grubun at arabacısının bu tek konaklama yerinde yollarının kesişmesi,

bu 8 farklı ve garip kişinin birkaç gün ne yapacağının merakıyla, olayların hızlıca gelişmesi ve çok çok beklenmedik bir sona bağlanması, gerçekten filmin yavaş ve soru işaretleriyle dolu ilk 1 saatinin sıkıcılığını alıp götürüyor bir anda.

Kafa karışıklıkları, boşluklar tek tek çözümlenip her şeyin yerine oturmasını, her şeyin anlamlanmasının verdiği rahatlığın kanla karışması, bu filmin güzel bir özeti olabilir.

Bu 8 kişilik nefret dolu grup, kış soğuğu, fırtına, kan, silah, karışımı, bu filmi sanırım kışın izlenilmesi gereken yaza bırakılması hoş olmayacak bir film haline getiriyor.

Tarantino’nun 8. Filmi olması da manidardır. IMDB puanı 7.8, yadsınamayacak bir puandır ve yazılana göre, senaryo yayınlandıktan sonra Tarantino filmi yapmak istememiş, onu ikna eden kişi ise Samuel L. Jackson olmuş çünkü senaryo onu çok heyecanlandırmış. Film Oscar’da 2016’da birkaç adaylığı olmasına karşın, yalnızca En İyi Film Müziği ödülünü almıştır.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin