Gece Modu

Rotamı yasaklara ve müziğe göre çiziyorum. Yola çıkışım belli olmuyor belki ve hatta çokça zaman “sanırım”. Bazen çok yerleşiğim bazen ansızın ayrılmalı… ben de kestiremiyorum, tek emin olduğum gittiğim yerlerde bolca jazz aradığım, tabii cin de olursa keyfim çok yerinde. Hatta öyle memleketlerde hikaye bile anlatabilirim sana inanır mısın?

Anlattığım hikayeler çok mu kurmaca yoksa her gün geçen zamandan ayrı ayrı besleniyor muyum onu da hiç kestiremiyorum. Ben saçlarımı da kestiremiyorum hem. Kendim kesiyorum, inanmazsan sor. Gerçi bir yolcunun kimi olabilir ki, kime soracaksın? Hikayelerimi dinlemek istersen eğer, hikayelerime sorabilirsin. Kelimeler biricik dostlarım, ihanet ettikleri de olmuyor değil. Ziyaretlerini beklediğim anlarda hiç gelmiyorlar mesela, ansızın çalıyorlar kapımı ve ben asla onlara “Evde yokum.” diyemiyorum. Ama hiç küsme huyum yok kelimelere mesela, küçükken de küsme hissini hiç sevmezdim. Bazen insanlara çok kızardım, bağırırdım bile onlara ama hiç küsmezdim. İnsanların bana küstüğü çok oldu ama, yaralamadı desem yalan olur. Neyi yanlış yaptığımı sorguladığımı hatırlamıyorum. İnanır mısın ben birçok şeyi hatırlamamayı tercih ediyorum.

Bir yolcuya kendini kaptırmak nasıl bir histir bilmiyorum ama kendini satırlarımda bulmak nasıldır sen anlat bana. Yolculuk hikayeleri besliyorum, senli hayallerle süslüyorum. Rotam hep jazz üzerine. Bazen soğuk bazen sıcak memleketlerdeyiz. Bazen yollar çok çetin, bazen her köşe başında dondurmacı. Bazen seni sonbaharlı yollardan geçirip ışıkların yandığı evlerde neler döndüğü hakkında konuşturmak istiyorum, bazen de limon satıcısından limon almalı mıyım diye uzun soluklu bir sohbete atılmak istiyorum seninle. Yolcu olmak böyle işte, ne zaman/nerede/ne konuşulacak ve yaşanacak çok kestiremiyorsun. Zaten çok da kestirmeye çalışmıyorsun.

Yollar çok süslü, cazip. Bu yollarda kimi zaman kalbin kırılacak. Kimi zaman kaybolacaksın, korku saracak etrafını karanlık arazilerde. Kalbin çıkacakmış, ölecekmişsin, kimsenin olanlardan haberi olmayacakmış gibi hissedeceksin. Yollar her zaman sıcak evinin tatlı huzurunu veremeyecek sana. Kimi zaman yolda olduğun halde evi isteyeceksin, ev uzakta. Bazen yuva sandığın yerlerden kaçmak isteyeceksin ve yine-yeniden yollarda kaybolmak. Bazenleri çok çaresiz hissedeceksin, midenin üstünde kocaman bir boşluk olacak. Bazen insanlar hakkında yanılacaksın ve kitap isteyeceksin başucunda. Kitap bile olmayacak seni ısıtmak için.

Çaresiz ve kimsesiz hissettiğinde yolun sonundaki benli ışık seni hep ısıtacak. Ben sıcaklığı yaymak ve hayatı kolaylaştırmak için varım. Bir anlamı olmayan yolculuk hikayeleriyle seni oyalayacağım ve bolca jazz dinleyeceğiz jazz dinlemenin yasak olmadığı uzak memleketlerde.

Ve eğer olur da bir gün jazz dinlemek yasaklanırsa diye geçip gittiğin memleketlerde, hep bir gün dönebilmek için bir ev ayıracaksın kendine, kendini bulduğun kalpte.

 

F. Berna UYSAL

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin