Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



  1. Bir kere olan her zaman için mümkündür (sf.18)

 

  1. Öğrenme edimi farklı şekillerde bir araya getirilebilen dört belirlenime göre üretilebilirdi: özgürleştiren bir hoca veya aptallaştıran bir hoca tarafından; bilgin bir hoca veya cahil bir hoca tarafından. (sf.21)

 

  1. Bir şey öğren ve geriye kalan her şeyi şu ilke uyarınca onunla ilişkilendir: Bütün insanların zekâsı eşittir. (sf.25)

 

  1. Baba önce kendini tanırsa, yani öznesi olduğu zihinsel edimleri inceler, düşünen varlık olma gücünü bu edimlerde nasıl kullanıldığını fark ederse, oğlunu özgürleştirebilir. (sf.42)

 

  1. Aşağı olanların evrensel üstünlüğü ile üstün olanların evrensel aşağılığı birleşerek öyle bir dünya yaratır ki orada hiçbir zekâ bir başkasını eşiti olarak görmez. (sf.46)

 

  1. Hakikat kendi başına var olur; hakikat olandır, söylenen değil. Söylemek insana bağımlıdır; hakikat değildir. (sf.62)

 

  1. Önemli olan yalan söylememek, gözlerimizi kapadığımızda gördüğümüzü iddia etmemek, gördüğümüzden başka bir şeyi anlatmamak, yalnızca adını koyduğumuzda açıklamış olduğumuzu sanmamaktır. (sf.63)

 

  1. İnsan konuştuğu için düşünmez –aksini iddia etmek düşünceyi mevcut maddi düzene tabi kılmak olur- , insan var olduğu için düşünür. (sf.65)

 

  1. Kimden mi öğrenmek gerekir? Duygu ile anlatım, heyecanın dilsiz dili ile lisanın keyfiliği arasındaki mesafe üstüne çalışmış olanlardan, ruhun kendi kendisiyle girdiği dilsiz diyaloğu duyurmaya gayret etmiş olanlardan, sözlerin bütün kredisini zihinlerin benzerliği iddiasına yatırmış olanlardan. (sf.72)

 

  1. Ancak insanlar arasında eşitlik olur, yani birbirini akıl sahibi varlıklar olarak gören bireyler arasında. Siyasal kurmacada yaşayan yurttaşsa eşitsizlik diyarına düşmüş insandır. (sf.91)

 

  1. Güce adalet kazandırmanın bir yolu her zaman bulunmuştur ama adalete güç kazandırmanın bir yolunu bulmaya yaklaşan olmamıştır. (sf.92)

 

  1. Çoğu zaman bir meclisin kaderine tartışmayı kesmek için “Oylayalım!” diye bağırmaya ilk kim cesaret etmişse o karar verir. Öyleyse biz de doğru zamanda “Oylayalım!” diye bağırmayı öğrenelim. (sf.95)

 

                           HAZIRLAYAN: ERDEM EROL

 

Jacques Ranciere – Cahil Hoca

Metis Yayınları – 2016

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin