Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Jack London (1876 d.-1916 ö.) doğaya olan bağını gençken ortaya koymuştu. On dört yaşında okulu bırakarak istiridye korsanlığı ile para kazanmaya başladı. On yedi yaşında Japonya’ya gemi tayfası olarak gitti. Yirmi bir yaşında klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı. Yazıları her ne kadar çok ilgi yaratsa da geçimini her zaman yolunda gitmedi. Nitekim hayatı öğrenme çabası, sadece temel ihtiyaçlarını karşılayarak sağlanabilirdi. Yozlaşmış eğitim, iş ve popüler kültürden sıyrılıp gerçeğin keşfine yelken açtı. Doğaya olan hayranlığını Beyaz Diş ile Vahşetin Çağrısı kitaplarında aşikardır. Ayrıca Ademden Önce romanında ilk insanların yaşayışı, sosyal yapısı anlatılırken daha doğayla yakınlığı kesilmemiş insanların içlerindeki cevher de anlatılır.

London için doğa bir evdir.

Eserlerini bunun üstüne kurmuştur. Kahramanımız Beyaz Diş kendi başına bir imgedir. Hayatı öğrenmeye çalışan birinin imgesidir. Deniz Kurdu romanındaki gemi imgedir. Başlı başına hayatın imgesidir. Yazar aslında bu romanlarıyla kendi hayatını ve kendisi gibi gerçeği, doğayı, benliklerini arayanların hayatını anlatmak istedi. London’un popüler olmasının en önemli sebebi kendisi gibi insanları anlattığı ve okuyucusuyla kurduğu yakınlıktır. Bu yapıtlar sanılanın aksine gençlik kitapları değiller.

Jack London doğayla insanı bir tutar.

Doğadan uzaklaşmak kendinden uzaklaşmaktır. Örneğin: Beyaz Diş’in insan ile teması onu vahşiliğinden alı koyar itaate zorlar. İşte burada aslında olan bir kişinin doğası dışında bir şey ile teması ve benliğini yitirişi vardır. Daha açıklayıcı olmak gerekirse kredi kartlarına bağımlı yaşayan insanlar gibi. Bu insanların tek kurtuluşu, kendilerine dönmeleri ve doğallıktan uzaklaşmamalarıdır.  London doğayı özgürlükle de bağdaştırır. Bu fikir aslında London’a ait değildir. Karşılığının farkında olmayarak kullandığımız bir tabir vardır; “Özgür Atlar” özgür olmasının sebebi nedir?

“Doğa bünyesinden kopmayan daha köleleşmemiştir.”

Beyaz Diş’in romanın başında insanlardan korkması nedendir? “Canlı en çok özgürlüğünü kaybetmekten korkmalı.” Bilinç altımız neden özgürlük ve doğa kavramlarını hep yan yana getirir?  Zihnimizde özür olan, tek durabilen veya düzen talep etmeyen gibi yansımalar oluşabilir. Doğa da böyledir. Yeteri kadar yaşam şartları uygunsa, yıllar içerisinde büyür yayılır sazlıklar ve dallar bir birine girer. Bir başka değişle güçlüdür doğa. Yukarıda doğaya ile ev bağdaştırması yapmıştık. Çokça duyulmuştur ki; “Ev en özgür olduğumuz ortamdır” denir. Bunun sebebi aitlik hissidir. London dünyayı keşfederken doğayı sevdi ve doğada benliğini buldu. O yüzden doğa onun için ev ve özgürlüktü.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin