Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Tevfik Fikret’ten bahsedeceğiz bu yazımızda.

“Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmesi demektir, hüsranına ağlasın.”

Hayatı


26 Aralık 1867’de İstanbul Kadırga’da doğdu geldi. 1888’de Galatasaray Lisesi’ni (Mekteb-i Sultani) birincilikle bitirdi. Kuzeniyle evlendi. 1892’de Mekteb-i Sultani’ye Türkçe öğretmeni olarak atandı. 1894’te “Malumat” dergisini çıkaranlar arasında yer aldı. Dergi onun döneminde Edebiyat-ı Cedide’nin yani Serveti Fünun adını aldı. Aydınlar üzerinde süren yoğun baskılar nedeniyle birkaç kez gözaltına alındı. Bu dönemde Sis şiirini yazdı ve İstanbul’ un tarihi yapılarını, dini yapılarını yoğun şekilde eleştiren şiirini yazdı.

Oğlu Halûk ile Yaşadığı Üzüntü

1906’da Robert Kolej’in hemen yanında bir ev yaptırarak “Aşiyan” ( Aranan yuva anlamına gelir ve bu ev Boğaziçi Üniversitesi yanındadır.Oğlu Halûk’la birlikte buraya yerleşir.

Batılılaşma düşüncesiyle yetişmiş olan Tevfik Fikret, bu haliyle oğlunun İstanbul’ da okumasını istemez ve Batı eğitimi alması için onu Avrupa’ ya gönderir. Eğitime oldukça önem verir çünkü Tevfik Fikret.

“Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmesi demektir, hüsranına ağlasın.”
Oğlu bu “Sisli” şehirde okumadığı için oldukça mutlu olur ve oğlunun dönmesini bekler. Fakat oğlu döndüğünde görürler ki papaz olmuştur. Fikret kendisi dini inancı olmadığı için oğlunun böyle bir tercih yapması onu hem şaşırtır hem de üzer.
Kolundan olduğu bir ameliyatın ardından 48 yaşında yaşamını yitirdi. Mezarlığı Eyüp’ tedir.

Sis Şiiri

Sis, II. Abdülhamit rejimi boyunca İstanbul’ daki baskı dönemini eleştirir bu şiir. Arkadaşları Serveti Fünuncular olarak zaten o dönemde Yeni Zelanda’ ya gitmek isterler. Fakat bu şehirden kaçış yine mümkün olamaz. Bu şiir, bu döneme yazılan bir şiirdir aslında. İstanbul ‘un camiilerine , surlarına, yapılarına, havasına yapılan eleştiriler sonucu büyük tepki görünce Tevfik Fikret özür niteliğinde “Rücû” adlı şiirini kaleme alır. İstanbul aşığı olarak bilinen Yahya Kemal ise bu şiire tepki olarak ‘ Sis’ te Söyleniş’ i yazar.

Ey şa’şaanın, kevkebenin mehdi, mezarı;
Şarkın ezelî hâkime-î câzibedârı;
Ey Marmara’nın mâi der-âgûşu içinde
Ölmüş gibi dalgın uyuyan tûde-i zinde;
Ey köhne Bizans, ey koca fertût-i musahhir,
Ey bin kocadan artakalan bîve-yi bakir;
Hâricden, uzaktan açılan gözlere süzgün
Çeşmân-ı kebâdunla ne munis görünürsün.
Munis, fakat en kirli kadınlar gibi mûnis;

[ Ey şaşaanın, tantananın beşiği, mezarı;
Doğu’nun ezeli cazibeli hakimesi;
Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde
ölmüş gibidalgın uyuyan canlı yığın;
ey köhne Bizans, ey büyüleyici koca bunak,
ey bin kocadan artakalan bakir dul;
Dışardan, uzaktan açılan gözlere süzgün,
mavi gözlerinle ne munis görünürsün.
Munis, fakat en kirli kadınlar gibi munis. ]

Katil kuleler, kal’ali, zindanlı saraylar;
Ey, dahme-i marsûs-i havâtır, ulu ma’bed;
Ey gırre sütunlar ki birer dîv-i mukayyed,
Mazileri atîlere nakletmeye me’mûr;
Ey dişleri düşmüş, sırıtan kaafile-î sûr;

[ Katil kuleler, kaleli, zindanlı saraylar;
ey hatıraların sağlam türbesi olan ulu tapınak;
ey geçmişleri, geleceklere taşımaya memur;
birer bağlı dev gibi duran mağrur sütunlar;
ey dişleri düşmüş sırıtan sur kafilesi; ]

Bir insanın ilk işi nedir? Cevap açık, kendisi olmak.

Din şehit ister, gökyüzü kurban. Her zaman, her tarafta kan, kan, kan.

Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma. Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma.

Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere; Bakıldıkça vahşet çöker yerlere…

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin