İstanbul’a Sanatçı Saype’nin Eli Dokundu

Yazarın Diğer Yazıları

İstanbul’a Sanatçı Saype’nin Eli Dokundu

Söz konusu sanatsa sanatçının neyi tuval olarak seçeceğini tahmin etmek zor olabilir. Çünkü sanat, bazen çıkmaz sokaktaki tuğla duvarda bazen de her gün yürüdüğünüz...

Deliler Neden Huni Takmakla İlişkilendirilmiştir?

Nesneler, yan yana getirildiklerinde arka planında yaşanan deneyim ve olaylar zinciri bilinmeden kolay kolay çağrışım yapılamayacak pek çok şeyle ilişkilendirilmiştir. Örneğin genellikle sıvıların aktarımında...

Kadının Gücünü Heykelleriyle Anlatan Sanatçı: Emel Vardar

Beden olumlama; bireyin bedenine atfedilen hiçbir kalıba sığmak durumunda olmadığının ve dış görünüşün hiçbir bireyi sınıflandırmak adına kullanılamayacağının bilincine varmamızı sağlayan önemli bir harekettir....

Her Güne Farklı Bakmak: Minyatür Takvim Projesi

Daha önce herhangi bir nesneyi bambaşka bir düşünceyle yorumladığınız oldu mu? Bir brokoliyi ağaç olarak, bir defter yüzeyini kayak pisti olarak, bir patatesin yüzeyini...

Söz konusu sanatsa sanatçının neyi tuval olarak seçeceğini tahmin etmek zor olabilir. Çünkü sanat, bazen çıkmaz sokaktaki tuğla duvarda bazen de her gün yürüdüğünüz kaldırımda can bulabilir. Sokak sanatını özel kılan da bu yönü değil midir? Hiç ummadığınız anda karşınıza çıkan sanat eserlerinin duygularınızı uyandırması… O halde, duyguların ve hayal gücünün çarpıcılığını en az sokak sanatı  kadar sınır tanımaz kılan land-art (arazi sanatı) ile tanışabileceğinizi buradan duyuralım.

Saype adıyla tanınan Fransız land-art sanatçısı Guillaume LegrosDuvarların Ötesinde(Beyond Walls) projesinin sekizinci durağını, arazi sanatının kuralları ve sınırları yıkan özgür ruhunu dolaştıracağı yeri, bu kez İstanbul olarak belirlemiştir. Doğaya saygılı olan ve doğaya zarar vermeyen boyalar ile çalışmalarına devam eden sanatçı, kardeşlik ve dayanışma gibi değerleri ön plana çıkarmakta ve kutuplaşmayı reddeden eserleriyle bilinmektedir.

Hayatın daha anlamlı kılınabilmesinde vurgulanması gereken kavramlardan olan birlik olma, karşılıklı yardımlaşma ve ortak çabayı simgelemek adına, bu kavramlara adeta bir ruh vererek şehirlerin sokaklarında gezdiren sanatçı; bu kavramları iç içe geçen, tokalaşmış elleri çimenlerin üzerine çizerek betimlemiştir.

Sokak sanatı ve Land-art’ı  birbirine bağlayarak çalışmalarına devam eden Saype, tebeşir ve kömürden oluşan bir boyanın mucidi olarak da biliniyor. Doğanın tuvali sayılabilecek olan toprak ve çim üzerinde anıtsal freskler oluşturmakta olan sanatçının eserlerinin fotoğraf sergisi, 8 Kasım tarihine kadar Taksim Sanat’ta izleyicilerle buluşmak adına İstanbul’da olacak. Buna ek olarak eserlerin, 7 Kasım’dan itibaren Türkiye Fransız Kültür Merkezinin İstiklal Caddesi cephesinde sergileneceğini de belirtmek isteriz.

- Advertisement -

Saype’nin Haziran 2019 tarihinde başlattığı Küresel Beyond Walls Projesi’nde kullandığı başlıca figür olan devasa eller, Avrupa ve Afrika kıtalarını buluşturduktan sonra bu kez İstanbul’un iki yakasını ve insanlarını sanatla buluşturmayı hedefliyor. Boğaz’ın Avrupa Yakası’ndan Asya kıyılarına ulaşmak için Boğazı geçecek olan eser vermeyi amaçladığı mesajları insanlara ulaştırmak adına adeta bir yolculuğa çıkıyor diyebiliriz.

Sanatın iletişim konusunda çok önemli bir araç olduğunu vurgulayan Saype’nin; projenin önceki durakları olan Paris, Andorra, Cenevre, Berlin, Ouagadougou, Yamoussoukro ve Torino’da olduğu gibi İstanbul’daki sanatseverlerde de sanatı aracılığıyla iz bırakacağını ve değerli mesajlar ileteceğini düşünüyoruz.

İstanbul’da, Beykoz, Boğaziçi Üniversitesi ve Unkapanı Köprüsü’nün altına yapılan eserlerin; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, Beşiktaş Belediyesi, Boğaziçi Üniversitesi, İsviçre Başkonsolosluğu, Türkiye Fransız Kültür Merkezi ve UPS’nin desteğiyle gerçekleştirildiğini de ekleyerek ülkemizde sanatla buluşacağımız daha fazla etkinlik görmeyi ve sizlerle yeniden paylaşmayı umuyoruz.

 

Daha fazla

1 YORUM

  1. Bu güzel yazı ve güncel bilgilerin ardından arazi sanatının (Land Art) bugün enstalasyon kavramının kıstaslarıyla yeniden tanımlanma eğiliminde olduğunu belirtmek isterim. Galeri ve müzenin sınırlarını aşan bu sanat her yaştan ve her sosyo-ekonomik durudan insana ulaşması yönüyle de çok kıymetli. Bu sanatın Bruce Munro’nun The Field of Light ‘ı , Robert Smithson’un Spiral İskelesi’nden , Fransız sanatçı JR,’nin Giants (2016) çalışmasına kadar bir çok biçim ve boyuta ulaşabilmesiyle eşşizdir.
    Belediyelerin ve diğer kurumların bu ilham veren sanata daha çok destek vermesi, ve dileklerimle.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

LOU ANDREAS – SALOME ‘ARAYIŞLAR’

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Hayat Tarzlarıyla Beraber Sosyal Ağların Benzeşmesi

İnsanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden bir tanesi de şüphesiz ki matbaanın keşfedilmesidir. Matbaa sayesinde insanlar kendi fikirlerini, düşüncelerini veya yorumlarını diğer insanlara aktarmaktaydı. Bu...