İnci Aral – Ağda Zamanı | 20 Alıntı

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

1- ‘’Çoğalır yalnızlık. Sığamam.’’
(syf:7)

2- ‘’Bir yalan söyle bana’’ dedim. ‘‘Umuttan uzak ama gerçeğe yakın.’’
(syf:10)

3- ‘’Beklemelerin güzelliğini öğrendim. Yaşanan en güzel şey beklenildiği anın değerine ulaşamaz. Umut yüklüdür, giz dolu güzellikler, heyecan doludur beklemeler. Yaşanan her şeyden belli belirsiz bir düş kırıklığı olması bundandır belki.’’
(syf:11)

4- ‘’Yalnızca düşünmek sonuca götüremez beni. Ne başını bulabiliyorum, ne sonunu. Taştım.Akıpgiden duru, biraz ölü bir su olamam artık. Kıyılarım su altında. Önemli ya da doğru olanı seçebilecek gücüm yook. Düşünmüyorum, duyuyorum. Önemli olan da bu.’’
(syf:14)

5- ‘’Seni mutsuz eden nedenleri bilemedim bir türlü, …’’
(syf:15)

6- ‘’Doğa sessiz bir devinim içinde. Bana öyle geldi ki yere oturup otlara eğilsem uzayışlarını izleyebilirim. Olağanüstü bir başlangıç sanki bu. İçim karmakarışık.’’
(syf:21)

7- ‘’Gitgide daralan gökyüzünde ağırdan yiten bir maviliği yakalamaya çalışmak gibi delice bir istek geçmişti içinden.’’
(syf:39)

- Advertisement -

8- ‘’Her şey bir önceki günün aynı ya da bir sonrakinin benzeri ise bakılan yer neresi olabilirdi ki ?’’
(syf:40)

9- ‘’Unutmak demek yaşanan şeyin önemini yitirmesi demek değilmiydi ? Unuttuğumuzu sandığımız nice şey bir gün apansız çıkıp geldiğinde bu yüzden mi tedirgin ediyordu bizi ?’’
(syf:44)

10- ‘’Her şeyin nedenini bulmaya çalışmak yoruyor insanı.’’
(syf:66)

11- ‘’Bir pencerenin güneşe açılması demek değilse sabah, içimizde adını koyamadığımız bir sevinç, yersizliği şaşkınlık uyandıran bir coşku, öyle, çocuksu, gelip geçiveren bir taşkınlık değilse nedir ?’’
(syf:95)

12- ‘’Saatlerle boğuşarak geçirilmiş gecelerin sonunda dokunulmamış sabhalar başlatırdım mutfak penceresinin önündeki masada. Yalnız benim olabilen sabahlar. Uykudayken diğerleri.’’
(syf:97)

13- ‘’Kesin bir bitişi bile nasıl kolayca noktalayabilir insan, bir çocuk en tatlı uykularına anasının kokusunu katmayı sürdürürken…’’
(syf:98)

14- ‘’Dayanıksız kıpırtılarla öne atılmaya hazır ve yapay bir inceliğin büsbütün açığa koyduğu önemsemezlikle bezgin, ışıksız yüzler.’’
(syf:99)

15- ‘’Sevilmeden alışılmış bir kentibırakıp gelmekle alışılmamış bir kenti sevmek arasındaki güçlüğü sokaklara döküp çiğnemek mi istiyor ? Evde kalmak sığınmaktır belki bir şeylere.’’
(syf:100)

16- ‘’Belki de severken asıl amaç sevilme isteğiydi, diyorum.’’
(syf:112)

17- ‘’Kişinin bölüşmek istemediği, salt kendine ayırdığı, kendi başına yaşamayıyeğlediği özel anları olmalı.’’
(syf:113)

18- ‘’Önce ikimiz ayrı ayrıbaşkalarını da sevebilmeli, sonra hepsini birlikte daha çok sevmeliyiz. Yoksa iki insan, bir kadın ve bir erkek arasındaki o aldatıcı uyum bir anda anlamsızlığa, uyumsuzluğa dönüşebilir,’’
(syf:136)

19- ‘’Nesnelerle kuşatılmış bir yaşama direnmek gerekiyordu.’’
(syf:136)

20- ‘’Sen benim el sürülmedik yanımsın.’’
(syf:138)

                                   İnci Aral – Ağda Zamanı
                                  Kırmızı Kedi Yayınevi

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...