Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



1. Ara sıra elimi havada asılı ışık parçacıklarına uzatırdım, ama parmaklarım hiçbir şeye dokunamazdı. (Syf. 43)

2. … ve bende kendimi kitaplara veriyordum. Gözlerim kapalı, tanıdık bir kitaba dokunuyor ve kokusunu derin derin içime çekiyordum. Bu beni mutlu etmeye yetiyordu. (Syf. 44)

3. Sadece ölüler sonsuza dek on yedi yaşında kalıyordu. (Syf. 53)

4. Geçen yıl hep yanımda olduğun için sana gönül borcum var. (Syf. 62)

5. Yalnızlığı kimse o kadar sevmez. Sadece arkadaş edinmek için çaba harcamıyorum. Sonu hayal kırıklığı oluyor. (Syf. 72)

6. Bir beyefendi, istediğini değil, gerekeni yapan kişidir. (Syf. 77)

7. Herkes kendi çapında mutlu görünüyordu. Gerçekten mutlu muydular, yoksa sadece bu izlenimi mi veriyorlardı bilemiyordum. Ama bir şey varsa, eylül sonunun bu güzel ikindisinde herkes mutlu gözüküyordu. İçimi tanıdık olmayan bir yalnızlık duygusu kapladı, çünkü bu görüntünün dışındaki tek kişi benmişim gibi hissediyordum. (Syf. 107)

8. Eğer içinde bir yara açtıysam, bu sadece senin değil, benim de yaramdır. (Syf. 115)

9. Yeni insanlarla karşılaşmaktan ve yeni duygular yaşamaktan korkuyorum. (Syf. 211)

10. Ben lanet olası devrime inanmıyorum. Sadece aşka inanacağım!

11. İnsanlar ölünce arkalarında garip ve minik anılar bırakıyor. (Syf. 256)

12. İnsan sıfırdan başlayınca, öğrenecek çok şey oluyor.

13. Kuşlar ve tavşanlar iyi. Hoşça kal. (Syf. 302)

14. İçimde bir yerlerde, onun için ayırdığım geniş, açık, dokunulmamış bölge hâlâ sadece ona aitti. (Syf. 343)

15. Kizuki’nin ölümünden bir şey öğrenmiştim ve bunu hayatımın bir parçası, bir felsefe haline getirmiştim: “Ölüm yaşamın karşıtı olarak değil, parçası olarak vardır.” (Syf. 349)

16. Naoko’nun ölümünden öğrendiğim şey ise şuydu: Hiçbir gerçek, bir sevdiğimizi kaybettiğimiz zaman duyduğumuz kederi gideremez. Hiçbir gerçek, hiçbir samimiyet, hiçbir güç, hiçbir nezaket bu acıyı geçiremiyor. Tek yapabileceğimiz şey üzüntüyü sonuna dek yaşamak ve sonunda bundan bir şey öğrenmek. (Syf. 349)

17. Zaman zaman kendimi bir müze bekçisi olarak görüyorum, kimsenin uğramadığı devasa boş bir müze bu; ve bu müzeye kimse için değil, sadece kendim için bekçilik ediyorum. (Syf. 353)

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin