I Am Mother – Robot Anne, İnsan Çocuk

Yazarın Diğer Yazıları

Adú – Üç Hikaye Tek Film

Netflix'in İspanyolca filmleri son dönemde önemli ölçüde başarı yakaladı. Sanırım Netflix, İspanya'da doğru ortaklarla çalışıyor. Bu filmler genellikle toplumsal konuları işledikleri için de Dünya...

Lavender – Zihin, Anılar, Oyunlar

Başarılı bir gerilim filmi olan Lavender, akıl oyunları temasını sanatsal kaygıyı daha ön planda tutarak işliyor. Netflix'te az sayıda Kanada yapımı var. Ama aralarından...

American Son – Bir Annenin Çaresizliği

American Son Netflix'in ses getiren işlerinden biriydi. Tabi bu olumlu tepkilerin ardında Amerika'ın güncel sorunlarına değinmesi de var. Netflix özellikle bu tarz ırkçılık temalı...

The Chase – Alışılmışın Dışında Bir Polisiye

Kore sineması son yıllardaki gelişimi ile başarılı işler çıkarmaya başladı. Kaliteli bir polisiye olan The Chase filmini de bu yapımların arasında gösterebiliriz. Böyle devam...

Bilim kurgu türünün ve yapay zeka konularının öne çıktığı şu günlerde Avustralya yapımı I am Mother hikayesiyle oldukça dikkat çekiyor. Özellikle distopik filmleri sevenler için iyi bir alternatif olduğunu söyleyebilirim.

Yüksek teknolojili bir araştırma merkezinde yapay yollarla dünyaya gelen bir insan çocuk, robot anne tarafından büyütülüyor. İnsanlığın son umudu olarak yetiştiriliyor. Bu süreçte droid türü robot ideal bir anne gibi görünüyor. Ama böyle programlandığı için mi yoksa böyle hissettiği için mi bilmiyoruz. Bu izole yaşam dışarıdaki dünyadan yaralı bir kadın geldiğinde değişiyor.

Düşünen robotları işleyen pek çok yapım var. Ama bu film biraz farklı bir bakış açısına sahip. Hisseden hatta bir nevi annelik içgüdüsüne sahip bir robotla karşılaşıyoruz. Doğaya ait, doğal bir süreç yapay ama tanıdık bir şekilde ilerliyor. Kucağında bir bebek tutan robot, son derece sıra dışı bir görünüm oluşturuyor.

Filmin başrollerinde Clara Rugaard-Larsen ve Hillary Swank var. Hillary Swank zaten sevdiğim ve başarılı bulduğum bir oyuncudur. Belki onun karakterine daha vurucu sahneler yazılabilirdi. Çünkü hikayenin geri kalanı ve dış dünyayı bu karakterle tanıyoruz. Calara Rugaard-Larsen’ının da rolün altından kalktığını söyleyebilirim. İnsanlığın kurtarıcısı olarak yetiştirilen küçük bir kızı oynuyor. Bu kız çok büyük bir sorumluluk yüklenmiş ve rolün altından kalkmak zor. Aslında karakterin sarsıntıları daha iyi yansıtılabilirdi. Yine de eksiklik olduğunu söyleyemem, nihayetinde film bilim kurgu türünde çekilmiş. Dramanın dozunu arttırmak seyirciyi bunaltabilirdi.

I am Mother, bilim kurgu olmakla birlikte çok kasvetli bir havası var. Biraz yavaş başlıyor ama gitgide daha heyecanlı bir hale geliyor. Gizem ve korku unsurları da iyi kullanılmış. Aynı zamanda film boyunca izleyicinin ilgisini de canlı tutuyor. Senaryo gitgide derinleşiyor ve hikayenin alt yapısı da genişliyor. Hem tesis hem de dışarıdaki dünya iyi yansıtılmış. Korkunç ama aynı zamanda gerçekçi bir hava yakalamışlar.

I Am Mother, tahmin ettiğimden daha sürükleyici ve kaliteli bir bilimkurgu filmi olmuş. Senaryosu da iyi düşünülmüş. İnsanlığın geleceği, robotlarla ilişkiler, yok oluş ve yeniden doğum gibi derin konulara değinilmiş. Beklentilerin çok üzerinde bir film ortaya çıkmış.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Yıl 1993: Çağdaş Türk Edebiyatında Kadın Yazarlar

Edebiyatımızda yetmişli yıllarda çok dikkat çekici bir kadın yazarlar patlaması oldu. Hemen hemen çeyrek yüzyılını tamamlamak üzere olan bu patlama, Türk edebiyatına, özellikle de...

Virginia Woolf Hakkında 5 Madde

"Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf Tam adı Adeline Virginia Woolf...

Lou Andreas Salome – Arayışlar İncelemesi

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...