Her Şeye Rağmen Kaderinizi Önceden Bilmek İster Miydiniz? | Kral Oidipus

Dünya klasiklerinden olan Kral Oidipus Sophokles’in trajedi türünde bir tiyatro eseridir ve ilkçağ Yunan dünyasını konu alır.

Sophokles İÖ 496/494- İÖ 406 yılları arasında yaşamış Yunan trajedi şairlerindendir. Atina yakınlarında doğan şair silah yapımı ile ilgilenen bir babadan dünyaya gelmiştir. İyi bir eğitim alarak İÖ 468 zamanlarında tiyatroya merak salmış ve hayatını bu türe adamıştır. Uzun yaşamı boyunca sahneye ve tiyatroya bağlılığını sürdüren şair, yüzlerce eser yazmış ancak bir kısmı günümüze ulaşmıştır.

Günümüze ulaşan bazı eserleri şu şekildedir:
1| AIAS
2| ANTIGONE
3| ELEKTRA
4| OİDİPUS KOLONOS’TA

İlkçağ Yunan dünyası sanatı gerçekliği aynen taklit etme olarak değerlendirmektedir. Çünkü dünya gerçekliği ona dışarıdan birşey katılmasını gerektirmeyecek kadar kusursuzdur.

- Advertisement -

Yunan tanrıları o dönemde kendi sorunları ile uğraşan bir anlamda yetkileri sınırlı güçler olarak nitelendirilirdi. Bu kusursuz dünya gerçekliğinde yolunda gitmeyen birçok şey vardı. Kral Oidipus kendi için hazırlanan kötü kaderden kaçmaya çalışan ancak kadere ve üzerindeki kehanete engel olamayan bir kralın hikayesini konu alır.
Modern psikiyatrinin esin kaynaklarından olan bu eser oldukça ilginç konusu ile dikkat çekmektedir.

Thebai şehrinde yaşayan Kral Laios’un çocuğu olmaz. Kral, Tanrı Apollon’a giderek bu konu hakkında kendine yazılan kaderi öğrenmek istediğinde korkunç bir şey öğrenir. Apollon, Kral Loios’a bir oğlu olacağını ancak bu çocuğun ileride kendisini öldüreceğini ve annesi ile evleneceğini söyler. Tanrının söylediği bu kehanet üzerine hamile kalan kraliçe bir erkek çocuk dünyaya getirir ve Kral Laios kehanetin gerçekleşmemesi için doğan oğlunu öldürmek ister. Kraliçe, oğlunun öldürülmesi emrine karşı cellatçıbaşına, onu öldürmemesini uzak bir yere bırakmasını söyler. İkna olan cellatçıbaşı ise kraliçenin bu isteğini yerine getirerek doğan çocuğu ayağına bir ip bağlayarak uzak bir yerde bir ağaca asar. Çobanlar tarafından kurtarılan bu çocuğun kaderi Tanrı Apollon’un belirttiği üzere yazılmış bulunmaktadır.

Öz babasının verdiği ölüm emrinden kurtarılan çocuk (Kral Oidipus) başka bir krallığa çobanlar tarafından ulaştırılır ve o krallıkta büyür. Zaman geçtikçe kendi üzerinde olan gerçekliği öğrenecek ve kehanetinde olan korkunç olayları yaşamamak için aslında kendine ait olmayan krallığı terk ederek kaderine doğru yola çıkacaktır.

Trajedi türünde olan bu eser mitolojiyi içinde barındırır ve günümüz modern psikolojinin bir boyutunu temsil eder. Birey psikolojisi üzerinde çalışan Freud, Oidipus kompleksi olarak tanımladığı bu durumu araştırmalarında temel alır. Freud’a göre 4-5 yaş arasındaki erkek çocuklarda babayı kendine rakip görerek annenin gözdesi olma şeklindeki davranış tarzı bu tanım ile temellendirilmiştir.

Bu durumu Oidipus kompleksi ya da Oedipus karmaşası olarak nitelendiren Sigmund Freud, kurucusu olduğu bu psikanalitik teoriye göre, karşı cinsteki ebeveyni sahiplenme ve kendi cinsinden ebeveyni safdışı etme konusunda çocuğun beslediği duygu, düşünce, dürtü ve fantezilerin toplamı olarak sunar. Freud’a göre her çocuğun ilk aşkı karşı cinsteki ebeveynidir. Ve kendine rakip olarak gördüğü kendi cinsi yok edilmelidir.

Geçmişten günümüze kadar kültür ve psikolojinin vazgeçilmez öyküsü olarak belleklere kazınan bu eser yeni tanım ve kapsamlara temel olmaktadır. Kader denen olgunun da asla değişmeyeceğini vurgulayarak farklı perspektiflerde sorgulamalar oluşturmaktadır.

İstisna yazarlara, İstisna zamanlara..

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Kübra Canbaz Akça
Kübra Canbaz Akça
İçimden sen geçiyorsun.. Yalnız Ve birden .. https://www.instagram.com/kubra_canbaz_istisna

Must Read

Dostluğun Mektupları: Tezer Özlü’den Leyla Erbil’e Mektuplar

'Tezer Özlü ile iki konuda birbirimize söz vermiştik. İlki, evlilik kurumunu, kocaları, daha çok eşlerimizi anlatacak birer roman yazmaktı. İkinci sözümüz ise, mektuplarımızı yayımlamaktı.'  ...