Her Şeye Rağmen Kaderinizi Önceden Bilmek İster Miydiniz? | Kral Oidipus

Yazarın Diğer Yazıları

Distopya Temalı 10 Dizi Önerisi

Hepimiz ütopya kelimesini duymuşuzdur. Az çok da olsa anlamına vakıf olduğumuz bu kelimenin karşıt anlamlısı olarak da değerlendirilen distopya kavramı ise bize çok başka...

İkinci Dünya Savaşı’nda Yapılan İnsanlık Dışı Deneyler

II. Dünya Savaşı, insanlık tarihinin en unutulmaz en acılı dönemlerinden birisidir. 1935- 1945 yılları arasını kapsayan II. Dünya Savaşı birçok milletin katılıyla oluşan küresel...

Kasım Ayında Vizyona Girecek Filmler

Teknolojik gelişmelerle her geçen gün bir adım daha ileriye taşınan beyaz perde büyük küçük herkesin hayran kaldığı filmleriyle bizleri büyülemeye devam ediyor. İşte Kasım...

Sevilen 10 Şairin Sevilen 10 Şiiri

Turgut Uyar’a göre güzel sanatların en üstünü, Özdemir Asaf’a göre çok az kişinin yüceliğine vardığı, Nazım Hikmet’e göre içeriğinin iyice pişirilmesi gerektiği bir kavramdır şiir. Biz...
Kübra Canbaz Akça
Kübra Canbaz Akça
İçimden sen geçiyorsun.. Yalnız Ve birden .. https://www.instagram.com/kubra_canbaz_istisna

Dünya klasiklerinden olan Kral Oidipus Sophokles’in trajedi türünde bir tiyatro eseridir ve ilkçağ Yunan dünyasını konu alır.

Sophokles İÖ 496/494- İÖ 406 yılları arasında yaşamış Yunan trajedi şairlerindendir. Atina yakınlarında doğan şair silah yapımı ile ilgilenen bir babadan dünyaya gelmiştir. İyi bir eğitim alarak İÖ 468 zamanlarında tiyatroya merak salmış ve hayatını bu türe adamıştır. Uzun yaşamı boyunca sahneye ve tiyatroya bağlılığını sürdüren şair, yüzlerce eser yazmış ancak bir kısmı günümüze ulaşmıştır.

Günümüze ulaşan bazı eserleri şu şekildedir:
1| AIAS
2| ANTIGONE
3| ELEKTRA
4| OİDİPUS KOLONOS’TA

İlkçağ Yunan dünyası sanatı gerçekliği aynen taklit etme olarak değerlendirmektedir. Çünkü dünya gerçekliği ona dışarıdan birşey katılmasını gerektirmeyecek kadar kusursuzdur.

Yunan tanrıları o dönemde kendi sorunları ile uğraşan bir anlamda yetkileri sınırlı güçler olarak nitelendirilirdi. Bu kusursuz dünya gerçekliğinde yolunda gitmeyen birçok şey vardı. Kral Oidipus kendi için hazırlanan kötü kaderden kaçmaya çalışan ancak kadere ve üzerindeki kehanete engel olamayan bir kralın hikayesini konu alır.
Modern psikiyatrinin esin kaynaklarından olan bu eser oldukça ilginç konusu ile dikkat çekmektedir.

Thebai şehrinde yaşayan Kral Laios’un çocuğu olmaz. Kral, Tanrı Apollon’a giderek bu konu hakkında kendine yazılan kaderi öğrenmek istediğinde korkunç bir şey öğrenir. Apollon, Kral Loios’a bir oğlu olacağını ancak bu çocuğun ileride kendisini öldüreceğini ve annesi ile evleneceğini söyler. Tanrının söylediği bu kehanet üzerine hamile kalan kraliçe bir erkek çocuk dünyaya getirir ve Kral Laios kehanetin gerçekleşmemesi için doğan oğlunu öldürmek ister. Kraliçe, oğlunun öldürülmesi emrine karşı cellatçıbaşına, onu öldürmemesini uzak bir yere bırakmasını söyler. İkna olan cellatçıbaşı ise kraliçenin bu isteğini yerine getirerek doğan çocuğu ayağına bir ip bağlayarak uzak bir yerde bir ağaca asar. Çobanlar tarafından kurtarılan bu çocuğun kaderi Tanrı Apollon’un belirttiği üzere yazılmış bulunmaktadır.

- Advertisement -

Öz babasının verdiği ölüm emrinden kurtarılan çocuk (Kral Oidipus) başka bir krallığa çobanlar tarafından ulaştırılır ve o krallıkta büyür. Zaman geçtikçe kendi üzerinde olan gerçekliği öğrenecek ve kehanetinde olan korkunç olayları yaşamamak için aslında kendine ait olmayan krallığı terk ederek kaderine doğru yola çıkacaktır.

Trajedi türünde olan bu eser mitolojiyi içinde barındırır ve günümüz modern psikolojinin bir boyutunu temsil eder. Birey psikolojisi üzerinde çalışan Freud, Oidipus kompleksi olarak tanımladığı bu durumu araştırmalarında temel alır. Freud’a göre 4-5 yaş arasındaki erkek çocuklarda babayı kendine rakip görerek annenin gözdesi olma şeklindeki davranış tarzı bu tanım ile temellendirilmiştir.

Bu durumu Oidipus kompleksi ya da Oedipus karmaşası olarak nitelendiren Sigmund Freud, kurucusu olduğu bu psikanalitik teoriye göre, karşı cinsteki ebeveyni sahiplenme ve kendi cinsinden ebeveyni safdışı etme konusunda çocuğun beslediği duygu, düşünce, dürtü ve fantezilerin toplamı olarak sunar. Freud’a göre her çocuğun ilk aşkı karşı cinsteki ebeveynidir. Ve kendine rakip olarak gördüğü kendi cinsi yok edilmelidir.

Geçmişten günümüze kadar kültür ve psikolojinin vazgeçilmez öyküsü olarak belleklere kazınan bu eser yeni tanım ve kapsamlara temel olmaktadır. Kader denen olgunun da asla değişmeyeceğini vurgulayarak farklı perspektiflerde sorgulamalar oluşturmaktadır.

İstisna yazarlara, İstisna zamanlara..

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...