
Ben beceremiyorum unutmayı. Özlemimi yanağımda kurutmayı öğrendim mesela. Ve kendi gözyaşımı gömdüm kimseler görmeden.
İnsan bir yerden sonra gönül işleriyle bir bağlantısı kalmadığını fark ediyor. Birini tanıma fikri, uyanır uyanmaz bakkala gitme üşengeçliğiyle aynı hissettiriyor. Bildiğin yer ne kadar sıkıcı olsa da yeni bir yerin çekingenliği kişiyi geri çekiyor. Sorsan herkes aynı dertten muzdarip fakat herkes bir cenaze kaldırıyor içinde. Ölenler dirilse keşke. Bu kadar masum bir dua.
Şimdi gözlerine bakmam gereken hüzünler biriktirdim. Bir kez görmek için sokakların adını ezberledim. Sen içimde hiç eskimeyecek bir fotoğrafsın.
Sararmış sulara akıttım bazen rüyalarımı.
Ne renkti gözlerin? Ela mı? Unutmadım ki.
Çehren hep gözümün önünde. Sarılışını hissedemiyorum sadece. Bu büyük bir sorun. Biz seninle birbirini tamamlayan tuzluk ve karabiberlik gibiyiz. Söyleyeceklerim bu kadar.
Dilhan Keskin








































