Gece Modu
  1. “İnsanlar, aşkın sürekli var olacağını sanırlar, tıpkı bedenlerinin sürekli var olacağını sandıkları gibi.” Sy.62
  2. “Nezaket, kim olduğunuzla ilişkilidir, kibarlık ise nasıl görünmek istediğinizle.” Sy.60
  3. “Yıkık dökük bir kitaplıkta eski kitaplar vardı. Bunların beni kurtaracağına karar verdim.” Sy.66
  4. “Sadece ince detaylarda durum karışık ve çekişmeli bir hal alıyor; hangi dine ya da cinsiyete veya ırka veya coğrafi kökene sahip olursak olalım, ortak paydamızın yüzde doksan sekiz olduğunu fark edememe durumu. Evet, erkek ve dişi arasındaki farklar biyolojik ama biyolojiyi orana vursanız, farklı olan o kadar çok şey kalmaz. Irk sadece sosyal bir yapı olarak fark barındırıyor, özünde farklı değil. Din ise.. Tanrı’ya ya da Yahveh’e veya Allah’a veyahut başka bir şeye inansanız da muhtemelen kalbinizde aynı şeyi istiyorsunuz. Fakat nedense yüzde ikilik farka dikkat kesilmeyi seviyoruz ve dünyadaki anlaşmazlıkların çoğunun kaynağı da buydu.” Sy.82
  5. “Uğruna yaşanılan bir şey olduğunda düşülen tuzak budur işte; Diğer her şey ruhsuz gelir.” Sy.118
  6. “Hiçbir şey istemediğimde her şey çok daha kolaydı. İstediğinizi elde edemediğinizde zalimleşebiliyorsunuz.” Sy.189
  7. “Kargaşanın altında acıya karşı duyulan bir özlem yatıyordu.” Sy.122
  8. “Kelimelere muhtaç kalmaktan yorulmaya başlamıştım. Kelimeler anlamlıydı, evet ama histen yoksundu. Ona yazmak, dinlerken yüzünü görmekle bir değildi. Ondan cevap almak sesini duymakla bir değildi. Teknolojiye her zaman minnettardım ama o anda her dijital etkileşimde bir parça ayrılık varmış gibi geliyordu.” Sy.217
  9. “Kendi gerçeğinizin sınırları içinde yaşamak istediğinizde başlarda acı veren ama en sonunda rahatlatan keşfetme sürecinden geçmeniz gerekir.” Sy.257
  10. “Gözlerinizi evrenin merkezine dikerseniz, oradaki soğukluğu görürsünüz. Boşluğu. Neticede evren bizi önemsemiyor. Zaman bizi önemsemiyor. İşte, bu nedenle birbirimize göz kulak olmamız gerekiyor.” Sy.328
  11. “Sanki bize yakın olan birileri öldüğünde bir anlığına onlarla yer değiştiriyoruz, tam gerçekleşmeden önceki anda. Olayı atlatırken de onların hayatlarını aslında sondan başa doğru yaşıyor, ölümden hayata, hastalıktan sağlığa geçiyoruz.” Sy.271

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin