
Kar yağmaz bir kış gecesinde
sen şimdi uyursun henüz.
Sol elin sol yanağında
yastığın sen kokar.
Yüzün mutlak ciddiyetle çıplak
ve örtündüğün bir ince yorgan ısınmaya kâfi değil.
Sen şimdi bir uykusun,
kar yağmaz bir kış gecesinde.
Göz kapakların kadar kapalı
tüm ışıkları sokağın.
Sofada yanmış mum kokuları
bir sigara yanmışçasına gözlerinde tüter.
Ruhun bedeninden yana hoşnut,
kul köle olmuş sözlerce çevrili
ve susuz kalmış kadar sarılı yastığa.
Sen, siyah gözlerinin meçhûliyetinde
gündüze bir zamansız vedasın.
Düşlerin gönle,
yıldızlar âhde değin uzak;
bin selam etsen duyulmaz çırpınışların.
Gözlerin karanlığa bürünür geceleyin,
konuşamazsın.
Göğsüne son çarpışında yüreğinin
açarsın gözlerini.
Umarsızca beklersin sabahı,
umut kalmamış olsa da gözlerinde.
Geceleyin söken şafağın merhametindedir
gözlerinin âfâkı.
Ve âfâk,
yalnızca karanlık.
– Görkem Çapar








































