Gül Yetiştiren Adam

129
Gece Modu

Cahit Zarifoğlu’nun ‘Yedi Güzel Adam’ adlı kitabında ismi geçen Rasim Özdenören, hikayeci yazarlarımızdan biridir.Gül Yetiştiren Adam adlı eserinde yazar, farklı yaşam tarzlarını, geçmişteki ve günümüzdeki insanların zıtlıklarını, hayata bakış açılarını karşılaştırarak bizlere sunmaktadır. Eser, birbirini hiç tanımayan insanların hayatlarından kesitler vererek başlamaktadır. Bu kitapta iki farklı hikaye ve ön plana çıkan iki farklı insan bulunmaktadır. Bunlardan biri Gül Yetiştiren Adam, diğeri ise genç bir yazardır.

Gül Yetiştiren Adam, 80 yaşındadır. 50 yıldır evinden çıkmamış, evinin bahçesinde toplumdan soyutlanarak birbirinden güzel kokan güller yetiştirmiş, bir taraftan da kendisini ibadete adamıştır. Yetiştirdiği güzel gülleri de torunlarına ve isteyen kişilere vermiştir. Gül Yetiştiren Adam, Kurtuluş Savaşı yıllarında savaşmış, arkadaşlarının ölümlerine şahit olmuş, savaş bittikten sonra ise kendisi ve arkadaşları, neyin uğrunda savaş verdiyse onun tam tersi istikametinde gelişen bir dünyanın varlığına tanıklık etmiştir. Bu yeni dünya düzenine karşı sessiz bir eylem yaratmış ve evinden dışarı çıkmamıştır. İnsanlar da onun bu duruşuna ses çıkarmamış, saygı duymuş ve onu zamanla hakkında değişik halk hikayeleri uydurulan biri haline getirmişlerdir.

Diğer tarafta ise modern dünyanın temsilcileri niteliğinde olan genç yazarın ve onun arkadaşları olan Sitare, Zelda, Tansel, Çarli ‘nin hikayesi anlatılmaktadır. Bir bankada çalışmaktayken kendisinden oldukça yaşlı olan Çarli ile evlenen Sitare, parasını sürekli harcayan, kumar oynayan, kendisini önemli bir insanmış gibi gösteren, bir sevda oyununun içinde oyalanan, kocası hastalandığında dahi arkadaşları ile tatile çıkıp otellerde kalabilen bir kişiliğe sahiptir. Bize yaşananları kendi gözünden aktaran ve adını bilmediğimiz genç yazar Sitare’ye aşıktır. Yaşananların anlatıldığı bu modern dünyada konuşmaların arasına yabancı kelimeler eklenmiş, giyim kuşam, şehir adabı değişmiş ve yüksek katlı binaların, kalabalık nüfusun içinde yalnızlaşmış insanların dünyası bizlere aktarılmıştır. Ahlaki düzeni tümden değişmiş olan dünyanın kahramanlarından Sitare, kocasını hastaneye yatırıp arkadaşlarıyla eğlence için gittikleri otelde değişik hareketlerde bulunmaya başlar. Arkadaşlarınca çılgın, kocasını önemsemeyen, gözü dışarıda olan ve gamsız kabul edilen Sitare, arkadaşlarıyla birlikte sohbet ettikleri bir akşam, oldukça ümitsiz bir şekilde arkadaşlarının onun hakkındaki düşüncelerinin doğru olmadığını, düşündüklerinin aksine kocasını asla aldatmadığını, istese aldatabilecekken böyle bir şeye kalkışmadığını söyler ve aynı gece intihar eder. 50 yıl boyunca evinden dışarı çıkmayan Gül Yetiştiren Adam, bir gün torunuyla birlikte sabah namazını camide kılmak üzere dışarı çıkar. Evinde geçirdiği 50 yılın ardından modern dünyaya bu ilk çıkışında her şeyin tam da istenilenin aksine değişmiş olduğunu görür. Yanından hızla geçip giden taksiye sinirlenir, zamanında orada olan derenin artık orada olmadığını torunundan öğrenir. Yüksek katlı binalara, vitrinlerdeki kıyafetlere ne diyeceğini bilemez.Camiye girdiğinde daha da üzülmeye başlar. Arkadaşlarının boşu boşuna can verdiğini düşünür. Caminin içerisinde fötr şapka takan birinin olduğunu görür. İçinde biriken öfkesini ve üzgünlüğünü dışarı vurmayarak insanların kıyafetlerini ve onların farklılaşmış olmalarını izlemeye devam eder. Caminin içine giren imamı gördüğünde giyiminden dolayı onu bir kahraman olarak görür. Namaz bittikten sonra imamın da cübbe ve sarığını çıkararak cemaate benzer bir kıyafet giydiğini görünce daha fazla dayanamaz ve içinde yıllardır biriktirdiği cümleleri cemaate haykırarak söyler. Daha önce kimsenin görmediği bu yaşlı adam, insanların kalplerine işleyecek sözler söyler. İmanın gizli, İslam’ın ise aşikar olması gerektiğini, dışı kafire benzeyen insanın içinin de kafire benzemeye başlayacağını söyleyerek onları uyarır. İnsanlar bu konuşmadan çok etkilenirler. Özellikle fötr şapkalı adam şapkasını gizleyecek, atacak yer arar. Diğer taraftan Sitare’nin ölümünden sonra genç yazar Tansel ile vakit geçirmeye başlar. Yazarın yine Tansel ile görüştüğü bir gün genç yazarın yolu Gül Yetiştiren Adam ile kesişir. Ama nasıl?

İki farklı yaşam tarzının, iki farklı dönemin hikayesi olan Gül Yetiştiren Adam’ı okuyup hikayenin sonunu öğrenmek isteyenlere sevgiyle..

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin