Durakta karşılaştık, yabancıların arasında yabancılaştık.
İki bilinmeyenli denklem neyse oydu bilinen, insanların gözünde
Biz hariç çıkamazdı kimse bu işin içinden.
Hep merak konusu olmuştur derinlerde yaşanan, içsel sancılar
İnsanlardan sakladığımız bir dünyamız vardı
Gözle görünmez, dile gelmezdi.
Başka kitaplarda bindiğimiz sayfanın sokağı,
Aslında aynı cümlede sona eren hayatlarımız oluverirdi.
Kimine göre umut olmasa da
Kuşlara sorarsak hep kırıntılara rastlanmıştır bir caminin avlusunda
Yitirilen her şeyin bir başlangıcı vardır, öyledir.
Söze gelirsek Lina,
Hüznüm duyulur elbet sabaha karşı beş sularında.
Sahi biliyor musun Lina?
Çığlıkların ne anlama geldiğini, nereye gidebileceğini;
Buralarda bahsi geçmeyen ne varsa, göğün herhangi bir pamuk tarlasına ekilir
Ve sonbahar geldiğinde caddelerine yağar insanların, griden çalan yalnızlığı.

Hüseyin Kaymaz

Paylaş
Önceki İçerikSen Kimsin?
Sonraki İçerikKadıköy Vapuru
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin