Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Zweig’in neden daha önce okumadım dediğim eserlerinden biri diyebilirim.

Kitabı, tarihi açıdan birikiminiz varsa anlamanız daha kolay olacaktır, yoksa size sürekli arama sayfasından bir şeyler araştırmanıza sebep olabilir.

Kitap 455 yılında Roma’nın Vandallar tarafından yağmalanmasıyla başlıyor. Tarihi imgelerle dolu bir kitap okuyacağınızı baştaki karmaşadan anlıyorsunuz. Tarihe odaklanmışken, konu “Süleyman’ın tapınağından çıkan, Yahudilerin kutsal emaneti; yedi kollu şamdanın (Menora)” Vandalların eline geçmesiyle, Yahudi cemaatinin hazırlık içine girmesine dönüyor. Cemaat önderleri (yaşlıları) ele geçirilen Menora’yı, gemi yolculuğuna kadar geçirmek için, yanlarına yedi yaşlarındaki Benjamin’i de alarak tehlikeli yolculuğa çıkıyorlar. Benjamin’in geliş sebebi gelecek kuşaklara Menora’yı anlatmaktır. Benjamin seksen yıl sonra yaşlanıp, Menora’yı son gören kişi makamına ulaşır. Bu makam onu Bizans’a gidip, Bizans İmparatoru Iustinialos’tan  Menora’yı geri istemeye teşvik eder. İustinianos’un Kudüs’teki bir Hristiyan kilisesine gönderdiği şamdan, orada kaybolmuştur. Zweig, hayalinde Menora’nın sonunu oldukça mistik ve okuması keyifli bir şekilde yazmış.

Okuması keyifli ancak dingin bir kafayla okunmalı hissi uyandırıyor okuyucuda. Bazen tarihin içinde kaybolmuş gibi hissederken bazen de yaşananlar sanki yanınızdaymış hissi veriyor. Dili akıcıydı demek zor olsa da son sayfalara yaklaştıkca heyecanlandıran bir kitaptı.

Benjamin’in ihtiyarlarla, Menora’yı uğurlamak için çıktıkları yolculuktaki sohbetleri kitabın en vurucu noktasıydı bana göre. Bir çocuğun dini sorgulaması, büyüklerinde buna çaresiz cevapları çok güzel geçirilmiş. Kitapta baştan sona olan özlü sözler birkaç dakika durup üzerine düşünmenize sebep oluyor.

Çok soran insan çok şeyi anlayabilir ancak. Yalnızca çok şeyi anlayan biri adil bir insan olabilir.

Kitapta en beğendiğim iki sözle bitirmek istedim yazıyı. Keyifli okumalar..

Duyular için alev neyse ruh için kitap odur, içinde her şey yazılıdır.

…çünkü insanların ihtiraslarından bu dünyada yalnızca ölüler kurtuldu.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin