Godot’yu Beklerken | 15 Alıntı

Godot’u Beklerken 2. Dünya Savaşı’nın getirdiği olumsuz etkilere bir tepki olarak ortaya çıkan Absürd Tiyatro’nun en önemli eserlerinden biridir. Samuel Beckett tarafından yazılan eser ilk kez 1953 yılında Paris’te sahnelenmiştir. Anlamsızlığın, absürdlüğün ve tuhaflığın içindeki karakterler Godot’u beklemeye koyulurlar. Sessizliğin dahi hem karakterler arasında hem de yazar ve okuyucu arasında bir iletişim aracı olarak kullanıldığı bu tiyatro oyununda, ana eylem beklemektir. Söylenti Dergi olarak post-modern dünyada anlamsızlığın içinde boğulan fakat umudunu kaybetmeyip -bazen ne beklediğini bile bilmeden- beklemeye devam eden okuyucular için Godot’yu Beklerken oyunundan alıntılar derledik.

  1. Vladimir: Pişman olalım mı, ne dersin?
    Estragon: Neye?

    Estragon: D
    oğduğumuza mı?(Vladimir kahkaha atarken elini
    kasığına götürerek kendini tutar.)
    Vladimir:
    Artık gülmek için bile yürek gerekli. (s.14)
  2. Vladimir: Bazen sonum geliyor sanıyorum. İşte o zaman bir hoş oluyorum. [Şapkasını çıkarır, içine dikkatle bakar, elini içinde gezdirir, sallar yeniden başına geçirir] Nasıl desem? Rahatlıyorum aynı anda da… [uygun sözcüğü arar]… korkuyorum, [üstüne basarak]. KORKU-YO-RUM. [Tekrar şapkasını çıkarır, içine dikkatle bakar.] Gülünç. (s.15)
  3. Vladimir: Şair olmalıydın sen.

Estragon: Şairdim. [Üstündeki paçavraları gösterir.] Belli olmuyor mu?

Sessizlik. (s.17)

4. Vladimir: Gülmek yasaklanmasaydı, gülerdim sana.

- Advertisement -

Estragon: Haklarımızı yitirdik mi? (s.29)

5. Pozzo: Yine de insansınız.

[Gözlüğünü takar.] Görüldüğü

kadarıyla [Gözlüğünü çıkarır.] (s.36)

6. Pozzo: Ağlamayı kesti. [Estragon’a] Sanki onun yerini siz aldınız. [Lirik.] Yeryüzünün gözyaşları hep sabit kalır. Biri ağlamaya başlamışsa, başka bir yerde bir başkasının gözyaşları dinmiştir. Aynı şey gülmek için de geçerlidir. [Güler.] Kuşağımız için kötü söz etmeyelim, önceki kuşaklardan daha mutsuz değil çünkü. [Bir an.] İyi söz de etmeyelim. [Bir an.] İyisi mi hiç söz etmeyelim. [Bir an. Sakınarak.] Nüfusun arttığı doğru. (s.51)

7. Pozzo: [Hıçkırıklar içinde.] Bir zamanlar ne iyiydi…yardım ederdi… ve eğlenirdi… güzel meleğim…ama şimdi…öldürüyor beni. (s.53)

8. Vladimir: Seni hiç terk ettim mi ben ?
Estragon: Ama gitmeme engel olmadın. (s.68)

9. Vladimir: Hem seni özlemiştim… hem de aynı zamanda mutluydum. Acayip bir şey, değil mi? (s.90)

10. Vladimir: Godot’yu bekliyoruz. … Dünden beri çok şey değişti.

Estragon: Ya gelmezse.

Vladimir: [bir an şaşalar]. Zamanı gelince görürüz. (s.92)

11. Vladimir: Belki yeni baştan başlayabiliriz.

Estragon: Kolay olmalı.

Vladimir: Başlamaktır zor olan. (s.97)

12. Vladimir: Bir dakika… kucaklaşmıştık… mutluyduk…mutlu… şimdi ne yapıyoruz, madem ki mutluyuz… beklemeye devam… beklemeye… dur… geliyor…beklemeye devam… madem ki mutluyuz… dur… (s.101)

13. Vladimir: Boş konuşmalarla zamanımızı harcamayalım! [Bir an. Şiddetle.]Fırsat varken bir şeyler yapalım! Her gün birilerinin bize ihtiyacı olmuyor. Aslında Özellikle bize ihtiyaç duymuyorlar. Başkaları da daha iyi olmasa bile, aynı derecede bizim yaptığımızı yapabilirlerdi. Kulaklarımızda çınlayan şu yardım çığlıkları bütün insanlığa yöneltilmiş! Ama burada, zamanın bu anında, istesek de istemesek de bütün insanlık biziz. Çok geç olmadan bundan yararlanalım! Zalimce bir alın yazısının bize layık gördüğü iğrenç, güruhu hakkıyla temsil edelim! Ne dersin? (s.124)


14. Vladimir: Sıkılıyoruz. [Elini kaldırır.] Hayır, itiraz etme, ölesiye sıkılıyoruz, bu açık. Tamam. Farklı bir şey oluveriyor, o zaman ne yapıyoruz? Hiç karışmıyoruz, kuruyup gidiyor. Hadi, işe koyulalım! [Yığına doğru yaklaşır, büyük bir adım atıp durur.] Bir anda her şey yok olacak ve bir kez daha hiçliğin ortasında yalnız kalacağız! (s.126)

15. Estragon: Ben böyle devam edemeyeceğim.

Vladimir: Demek böyle düşünüyorsun.

Estragon: Ayrılalım mı? Bizim için daha iyi olabilir.

Vladimir: Yarın kendimizi asacağız. [Bir an.] Tabi Godot gelmezse.

Estragon: Peki ya gelirse?

Vladimir: Kurtuluruz. (s.148)

”Aslında hepimiz, Estragon ve Vladimir`le birlikte aynı soruyu soruyoruz. Gerçekte çekip gitmek istiyoruz, ancak nereye gideceğiz? Bir şey bekliyoruz, hepimiz, ancak neyi beklediğimizin bilincinde miyiz? Bizi ne bekliyor, biliyor muyuz?” -Hasan Anamur

 

 

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Kevser Yıldırım
Kevser Yıldırım
Haykırışların fısıltıya, fısıltıların haykırışa dönüşmesinin hikayesi

Must Read

Beyoğlu Sineması Kapılarını Yeniden Açıyor!

Hayatlarımızı yeni normalleşme sürecine göre devam ettirmeye başlamışken, artık yapılacak olan kültürel etkinliklerde yeni normalleşmelere dikkat ederek düzenlenmeye başlandı. Bu yeni normalleşmeye dikkat ederek...