Bitik Adam – Giovanni Papini | 18 Alıntı

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

1. “İnsanlarla aramdaki savaş o zamanlarda başlamıştı. Ben onlardan kaçardım, onlar da beni umursamazdı; ben onları sevmezdim, onlar da benden nefret ederdi.”     (s.12)

2. “…yaşamımın en iyi kısmı kendi içimde olandı.”     (s.13)

3. “Benim için gerçeklik okulda, sokakta, evde olan değil, kitaplarda, yaşadığımı daha çok hissettiğim yerde yazandı.”     (s.19)

4. “Ben bütün kitapları bu sonsuz denize dökülen nehirler, o büyük şarap fıçılarını sularıyla dolduracak üzüm salkımları, tüm ağızları ve açlıkları doyuran ekmek olma yolunda öğütülecek, yoğrulacak buğday taneleri misali canlandırıyordum hayalimde.”     (s.26)

5. “Çirkin ve iticiydim -biliyorum ve bunu o zamanlar da biliyordum- ama yine de o çirkinliğin ve o zavallılığın altında gerçeği bilmek, tanımak ve tamamıyla ışığa bulanmak isteyen bir ruh ve o kirli şapkanın, o dağınık saçların altında her düşünceyi anlamak, her yere girmek ve her şeyi düşlemek isteyen bir zihin vardı; kimsenin görmediği şeylere bakmasını bilen, çoğunluğun boş ve terk edilmis bulduğu yerlerden beslenen bir zihin. Neden kimse bunu anlamadı ve bana hakkım olanı vermedi?”     (s.46)

6. “Hayat, katlanılabilir bir şey olsun diye yaşanır.”     (s.57)

7. “Sevgiye ihtiyacım vardı. Elimin üzerinde bir el hissetmek, dinlenilmek ve dinlemek istiyordum.”     (s.60)

- Advertisement -

8. “Yokuşlar bizi yenmemiz gereken bir savaş misali yüreklendirir, inişler ise cesaretimizi kırar ve bizi sessizleştirirdi.”     (s.69)

9. “Biz, birbirimizden hem uzağız hem yakınız.”     (s.71)

10. “Bütün dünya benliğimin bir parçasından öte bir şey değildi: Bana, duygularıma, aklıma bağlıydı. Şeyler benim hareketlerimle doğuyor ve yok oluyordu. Döndüğümde tekrar doğuyor, bıraktığımda isr bir kez daha yok oluyorlardı. Gözlerimi kapattığımda bütün renkler ölüyor, kulaklarımı tıkadığımda ise hiçbir ses, gürültü ya da melodi evrendi sessizliği bölmüyordu. Ve nihai sonuç: Ben öldüğümde bütün dünya ortadan kalkacaktı. İçimde kalan son kuşku: Diğerleri gibi mi ölecektim? Düşüncemin düşünmeye son vereceğini düşünebilir miydim?”     (s.80)

11. “Ve insanlar! Hissiyatımın perdesindeki geçici gölgeler, istemimle çağrılan hayaletler, içsel tiyatromun kendini beğenmiş kuklaları: Ne büyük eğlence! Tüm didinişleri içinde hiç olmadıkları kadar değersiz ve gülünç görünüyorlardı bana! Onların arasından geçiyor ve düşünüyordum: Yaşadıklarını zanneden, kendi hesaplarınca var olduklarına inananlar işte karşınızda! Retinamın önünden hızla geçen figürcüklerden; ruhumun hatıraları ve tatlı beklentilerinden , kaynağı ve pınarı yalnızca bende olan imgeler ırmağının önemsiz damlacıklarından başka bir şey olmadıklarının farkında değiller. Daha da ileriye gidiyorum. Dopdolu ve sonsuz bir yaşam onları bekliyormuşçasına memnun bir halde gururla yürümelerine rağmen işte tekrar hiçliğin içine batırılmış halde karşınızdalar.”     (s.81)

12. “İnsan cenneti beklerken cehennemin en kokuşmuş çukurlarında bulurdu kendini.”     (s.112)

13. “Dindirmeyi başaramadığım bir pişmanlık var içimde.”     (s.117)

14. “Kötülüğü fark etmeyi beceremiyor musunuz? Öyleyse siz kör ve ahmaksınız.”     (s.151)

15. “Ulaşılamaz yükseklik yoktur, çok kısa kanatlar ve yetersiz soluklar vardır.”     (s.190)

16. “Kendini bulamamanın verdiği bu lanet olası azabı kaç kişi çekiyor bilmiyorum.”     (s.221)

17. “Ben bir insanı, İnsan’ı aramıyorum: Ben kendim olmak, sadece kendim olmak istiyorum. Ve kim olduğunu, nerede olduğunu ve gerçekten ne düşündüğünü bilmiyorum. Bu, başkalarının bezlediği, giydirdiği ve yedirdiği benle beraber yaşamak zorundayım; sonsuza kadar, bir yabancıyla yaşar gibi. Ve bu, zor hayatımdaki azaplardan sadece bir tanesi.”     (s.221)

18. “Bir delinin de kendine ait konuları vardır ve onları bilgelikle dinlemek lazımdır.”     (s.228)

MonoKL Yayınları

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...