Geriye Sadece Bir Çöl Kalır

Yazarın Diğer Yazıları

Çok Sevmelerin Çiçekli Kadını: Didem Madak

Solup giden otlar arasında kalan o tek canlı çiçek gibi, şiiri kelimelerin farklı boyutlardaki yansıması haline getiren şair Didem Madak!  Asıl mesleği avukatlık olup,...

sonsuzluğa uzanan bir yol; Abbas Kiarostami

Abbas Kiyarüstemi: Aşk Üzerine (2010)“Herhangi bir nesneyi alıp müzeye koyuyorlar ve insanların ona bakışı değişiyor. Burada önemli olan, nesne değil senin algın. Şu Selvi...

Nâzım Hikmet’i Ne Kadar İyi Tanıyorsun? – TEST

Edebiyatımızın mavi gözlü devi Nazım Hikmet’i ne kadar tanıyorsun? Çöz, bizimle paylaş!

Damarından Kan Değil Sevda Akan Adam – Ahmed Arif

Ahmed Arif'e karşı hangi sözcükleri seçeceğimi bilemeyecek kadar heyecanlı, hiçbir zaman içimdeki yerini tam olarak anlatamayacak kadar yetersizim bu kez. Hayranım ve sebebim çok!...
Nazlı Yaren Atabey
Nazlı Yaren Atabey
"...gövdemde sonsuzluğun dilsiz ayini. tanrı kirpiklerinden yürüyordu canıma" -Söylenti Dergi Genel Yayın Yönetmeni-

“Yağmur yağar ve çiçekler açar. Yağmur yoksa kururlar. Kertenkeleler böcekleri yer,kuşlar da kertenkeleleri. Ama sonunda hepsi ölür. Ölürler ve toprağa karışırlar. Bir nesil yok olur diğeri devralır. Düzen böyledir. Bir sürü farklı yaşam şekilleri ve farklı ölüm şekilleri. Nihayetinde hiçbir şeyi değiştiremezler. Geriye sadece bir çöl kalır. “

Bazı cümlelerin bazı kelimelerin öyle rastgele yan yana geldiğine inanıp, okurken veya duyduğumuz anda çok da önemsemeyiz ya işte öyle bazı şeyler. Sözler söylenir, sözler hep söylenir. Söylenilenle anlaşılan aynı değildir ve bunu anlamak zaman alır. Hayatınızın cümlesini öyle çok ödüllü bir filmde ya da kimsenin elinden düşürmediği bir kitapta bulmuş olabilirsiniz. Ben, alışılmışın çok uzağında en az on kere izlediğim bir çizgi filmi bilmem kaçıncı izleyişimde anladım. Bir sabah kurulan cümlelerin bu zamana kadar anlamadığım bir anlamı olduğunu anladım. Geriye sadece bir çöl kalıyordu. Açan çiçekler de yağan yağmurlar da yaşamın görevlerini yapmak için vardı. Şimdi biz geriye kalacak olan çölün yapımında emeği geçenleriz. Gerçekten de böyleydi fazla ciddiye alıyorduk yaşamayı. Sonsuz gibi görüyorduk,uzaktan bakamıyorduk ya büyük resme hep ondan oluyordu bunlar.

Durup durup değiştiremeyeceğimiz şeylerin savaşını veriyor, yok olmayacakmış gibi varlık mücadelesi veriyoruz. Görmüyoruz yarınları sanki gelmeyecek gibi. Kendi çöllerimizi kendi ellerimizle kuruturken habersizce kopardık çiçekleri. Bazen de suladık,hiç solmayacakmış gibi suladık. İnanmadık yokluğa da sonu olan herşeye de.

Kırıp dökerken tek bir davranışla o inşası zor kaleleri, geriye sadece bir çöl kalacağını bilsek sular mıydık sevdiğimiz tüm çiçekleri ?

Sonraki İçerikHaziran’da Ölmek Zor

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...