Gerçek ve Ürkütücü Bir Hikaye: The Act

2019 yılında Hulu adlı platformda yayınlanmaya başlayan dizi gerçek bir yaşam öyküsüne dayanmaktadır. Her sezon farklı bir yaşamın anlatılacağı dizide birinci sezon bir anne kızın hikayesi anlatılır. Gypsy Rose; fiziksel ve zihinsel engelleri bulunan ve hayatını yürüyen sandalyede idame ettiren bir çocuktur. Annesi Clauddine Blanchart (Dee Dee) ise kızının daima yardımcısı ve hatta Gypsy’nin deyimiyle onun en yakın arkadaşıdır. Omurilik felci, görme bozuklukları, epilepsi, ölümcül şeker alerjisi gibi daha pek çok hastalığa sahip olan Gypsy’i asla yalnız bırakamayan annesi bu yüzden çalışamamaktadır. Kızına gelen bağışlarla yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.

Anne kız, Katrina Kasırgası sonrası evlerini ve Gypsy’nin tüm sağlık dosyalarını yitirirler. ” Make a Wish” derneği herkese umut olan ve moral veren bu ikiliye Springfield’da bir ev yapıp bağışlar. Taşındıktan beş yıl sonra Annenin Gypsy için açtığı Facebook hesabından bir mesaj yayımlanır. Bu mesajı gören komşuları ve hayranları endişe duyarlar. Karşı komşuları iyice endişelenerek polise haber verir. Evde annenin cesedini bulan polislerin aklında tek bir soru vardır. Yürüyemeyen ve oldukça ağır hastalıkları bulunan Gypsy nerededir?

Filmde Gypsy karakterini genç oyuncu Joey King, Dee Dee karakterini ise başarılı oyuncu Patricia Arquette canlandırmaktadır. Arquette canlandırdığı karakter ile Golden Globe ve Emmy ödüllerini kazanmıştır. Dizide ayrıca “The Carrie Diaries” dizisiyle ünlenen AnnaSophia Robb, tecrübeli oyuncu Chloë Sevigny ve Calum Worthy yer almaktadır.

(Yazının devamı izlemeyenler için spoiler içermektedir.)

- Advertisement -

Fedakar Bir Anne mi Yoksa Başarılı bir Oyuncu mu?

İlk bölümlerde ilgili ve fedakar bir anne izlenimi veren Dee Dee bölümler ilerledikçe komşulara ve seyircilerde şüpheye yol açımıştır. Partide şeker yiyen kızını koşarak acile götüren Dee’nin doktorla konuşmasında Gypsy’nin böyle bir alerjiye sahip olmadığı ortaya çıkar. Dee ise bunu duymazlıktan gelerek yasaklarını uygulamaya devam eder. Komşulara yürüyemediğini söylenen Gypsy’i gece yürüyerek mutfağa giderken görürüz. Annesinin ısrarla senin zekan diğer kızlar gibi değil söylemlerine karşı Gypsy komşu kızla buluştuğunda her gencin sıradan sohbetlerini gerçekleştirmeye devam eder. Dee; Doktorlara, komşulara ve en önemlisi Gypsy’e yalan söylemektedir Peki neden?

Her Ebeveyn İyi Midir?

Evde hasta olan tek kişi aslında Dee’dir. Yaşadığı psikolojik rahatsızlığın adı ise proxy syndrome ya da Türkçe adıyla vekaleten hastalık. Bu sendroma sahip olan insanlar, ilgi ve dikkat çekmek amacıyla çocuklarında veya başka bir yakınlarında hastalık olduğunu söyleyen kişilerdir. Hastalar oldukça manipülatif ve iyi bir oyuncudur.  Dee yıllarca doktorları ikna ederek kızına ağır ilaçlar vermiştir.

Bölümler ilerledikçe Dee’nin de eski yaşamına göz atarız. Dee’nin annesi onu her zaman hor görmüştür. Gypsy doğduğunda onun beceriksiz bir anne olduğunu tekrar etmiş ve daha da ileri giderek onun dört ay hapis yatmasına göz yummuştur. Dee annesinin baskılarına dayanamaz ve ona yanlış ilaç verek ölümüne yol açar. ne var ki aynı şeyi yıllar sonra kendisi yaşar. Gypsy erkek arkadaşını ikna ederek onu öldürtür.

Peri Masalları

Gypsy’i ilk bölümlerde Disney filmlerine hayran bir çocuk olarak görürüz. Bölümler ilerledikçe yaşının tahmin ettiğinden büyük olduğunu farkeder. Annesinin ona her konuda yalan söylediğinifarkedince kendini kurtaracak bir prens aramaya konulur. İnternetten tanıştığı erkek arkadaşını prens olduğuna ikna ederek onu kurtarmasını sağlar. Tıpkı en sevdiği prenses olan Rapunzel gibi kulesinden kurtarılır ve kötü anneyi şatodan atarak oradan kaçarlar. Bu peri masalı tahmin ettiği gibi gitmez ve yakalanıp hapse girerler. Erkek arkadaşı müebbet hapis cezası alırken Gypsy ise 10 yıl hapis cezası almıştır.

Dizinin başından hayatı elinden alınan ve mağdur olarak görülen Gypsy artık bir suçluya evrilmiştir. Çoğu kişinin aklından geçen soru neden Gypsy’nin komşulara veya doktorlara bir şey söylemediğidir. Annesi artık yetişkin olduğu için kendisiyle birlikte Gypsy’nin de hapishaneye gireceğini ima eden pek çok konuşma yapar. Ayrıca Gyps’nin de manipülatif bir karakter olduğu ortadadır. Belki büyükannesi ve annesinden geçen genler belki de öğrendiği davranışlar onu bu duruma getirmiştir.  Erkek arkdaşının psikolojik sorunları olduğunu bilmesine rağmen onu kaçış anahtarı olarak kullanmıştır.

Biz seyircilerin belli stereotipler (haklı-haksız, iyi-kötü, mağdur- suçlu) yaratıp, karakterleri o kategoriye sokmaya çalışsak dahi bunun net bir cevabı yoktur. Gerçek hayatta yaşanan olaylar ve  karakterlerin işlenmesi  bu durumu engeller ve ikilemleri yok eder. Neden sadece çocukla kaçmadı? Neden komşularına sığınmadı?… Dee Dee’nin söylediği gibi bazen yalnızca yanan ateşin içinden geçmek ve o acıyı hissetmek gerekir.

Fotoğraf : www.vulture.com

 

 

 

 

 

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Avatar
Öyküm Karahan
Steal the time, take a song and be glad

Must Read

Evlerinize Gidip Tüm Kitaplarınızı Yakın:Neden Fahrenheit 451 Okumalıyız?

Kişiyi bilgiye ulaştıran her şeyin yakıldığı hatta bunları yakmanın bir zevk olduğu bir dünyada düşünmek ve okumak isteyenler bunun bedelini nasıl ödeyebilir? İyiliği ve güzelliği görmezden...