Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



1- “Akıp gitti zaman
Gitti zaman ve saat tam dört kez çaldı
Dört kez çaldı
Aralık ayının yirmisi bugün
Ve artık mevsimlerin gizini biliyorum”
(s.17)

2- “Sokakta rüzgar
Ve ben çiçeklerin sevişmesini düşünüyorum

Ve ben çiçeklerin sevişmesini düşünüyorum
Soğuk mevsimin eşiğinde”
(s.18)

3- “Yeniden tarayabilecek miyim
Saçlarımı rüzgarlarla?
Menekşeler dikebilecek miyim yeniden bahçelere?
Ve pencerenin ardında duran
Gökyüzüne sardunyalar dizebilecek miyim?”
(s.23)

4- “Zaman geçti
Zaman geçti ve akasyanın çıplak dallarına düştü gece”
(s.24)

5- “Nedir sessizlik, nedir, ey tek sevgilim?
Nedir sessizlik söylenmeyen sözlerden başka?”
(s.26)

6- “Öylesine doluyum ki, tapınıyorlar sesimin üstünde…”
(s.26)

7- “Bir pencere, bakmaya
Bir pencere, duymaya
Bir pencere, yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı
bir kuyu gibi”
(s.29)

8- “Hiçbir şey tam olmadığında, hiçbir şey olmadığında duvar
saatinin tik taklarından başka
Anladım birden yolum yok yolum yok yolum yok
Çılgınca sevmekten başka”
(s.30)

9- “Bir şey söyle bana
Teninin tüm sevgisini sana bağışlayan insan
Ne istiyor diri kalma duygusundan başka?
Bir şey söyle bana
Kıyısındayım pencerenin
Ve güneşle bağlantıda…”
(s.32)

10- “- Gece mi gündüz mü?
– Hayır, dostum. Sonsuz bir günbatımı.”
(s.33)

11- “Yüreğim birleşmek istiyor karanlıkla”
(s.33)

12- “Ve sonunda boğulacaksın bir bardak çayda
çevrintiye kapılan bir kayık gibi
Ufkun derinliklerinde, sigaranın koyu dumanından
ve belirsiz çizgilerden başka bir şey görmeyeceksin.”
(s.36)

13- “Bir şey söylemeli
Bir şey söylemeli
tan yeri ışırken
Evrenin birdenbire bir büluğ duygusuyla
bilinmez bir şeyle birleştiği
o titreyen anda.”
(s.36)

14- “Ama o
Salınıyordu her şeyin üstünde ve sonsuz yüreği
Ulaşıyordu doruklara
Sanki yeşil duygusuydu ağaçların
Ve sonsuza dek sürüyordu gözleri”
(s.39)

15- “Öylesine ölüyüm ki artık hiçbir şey
Kanıtlayamaz
Benim ölümümü

Yazık
Ölmüşüm ben
Ve sanki aynı boşuna gecenin devamıdır
Gece…”
(s.40-41)

16- “Sanki ilk gülüşünde
Yaşlanıp gitmiştir bir çocuk
Ve nasıl güvenebilir şimdi bu yürek”
(s.41)

17- “Çok soğuk
Çizgilerimi kesiyor rüzgar
Düşünüyorum bir tek insan var mı şimdi
Yıkılmış yüzüyle
Tanışmaktan
Korkmayan?”

18- “Herkes biliyor
Herkes biliyor
Sessiz ve soğuk uykusuna ulaştık biz simurgların
Gerçeği bahçede bulduk
Bilinmez bir çiçeğin utangaç bakışında
Sınırsız bir anda bulduk ölümsüzlüğü
İki güneş birbirine bakıp dururken”
(s.55)

19- “Söylemek istediğim korkak fısıltılar değil karanlıkta
Gündüzdür söz konusu olan ve ardına kadar açık pencere”
(s.56)

20- “Ve bak nasıl
Şiirlerimin beşiğine
Sen doğuyorsun, güneş doğuyor”
(s.62)

21- “Yaşam belki bakışlarımın
Senin göz bebeklerinde yok olduğu
o kapalı andır
Ayışığı algısıyla karıştıracağım o duyguyu karanlık
soluğuyla”
(s.64)

22- “Benim payıma düşen hüzünlü anılar bahçesinde dolaşıp
durmaktır
ölmektir bana
‘ellerini seviyorum’ diyen bir sesin kaderinde”
(s.65)

23- “Bense
hüzünlü ve küçücük bir peri tanıyorum
usul usul yüreğini çalıyor bir flütle
küçücük, hüzünlü bir peri
her gece ölüveren bir öpüşle
ve her sabah bir öpüşle yeniden doğan”
(s.66)

24- “Uçuşu hatırla
Kuş ölümlüdür”
(s.67)

Bu yazıyı kitabın ön sözündeki Onat Kutlar’ın anısından bir alıntıyla bitirmek istiyorum. Zira, ben okuduğumda yüreğimden kuşlar uçuverdi, füruğ diliyle.
“Furuğ’u seviyorum. Bir aşk öyküsü bizimki…” dedi.”

Sonsuz Günbatımı
Kırmızı Kedi Yayınevi

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin