Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



1972 İsfahan doğumlu dünyaca ünlü yönetmen Asghar Farhadi, özellikle 80’lerin sonundan itibaren büyük bir ivme kazanan İran sinemasının medar-ı iftiharlarından. Günümüz sinemasının en etkili dramacıları arasında üst sıralarda gösteriliyor. Ülkede var olan sansür nedeniyle belgesel ile kurmaca sinemanın kaynaşımını iyi kullanan, gerçekliğin üst düzeyde olduğu senaryolarla yola çıkan ve doğal diyalog yapısıyla insanı insana anlatma derdinde olan Farhadi, her geçen gün dünya sinemasında adından daha da fazla söz ettiriyor.

Codayi-i Nadir ez Simin (Bir Ayrılık) filmiyle 84. Akademi ödüllerinde “Yabancı Dilde En İyi Film” ödülünün sahibi olan Farhadi, son filmi Forushande (Satıcı) ile de bu başarıyı tekrarlayarak sinema anlayışının ne kadar kabul gördüğünü ispatlıyor. Arthur Miller’ın Satıcının Ölümü adlı tiyatro oyunundan uyarlanan Forushande filminde yönetmen; kadın erkek ilişkilerini, karakterlerin sırları üzerinden İran toplumunun yapısını, etik ve vicdani kuralları gözler önüne seriyor. Bu filmi de diğer filmleri gibi çatışma yaratma, karakter oluşturma ve diyalog yazarlığı alanlarında ders olarak okutulabilecek cinsten.

Film, oturdukları ev kazı çalışması sebebiyle hasar gören Rana ve Emad adlı tiyatro oyuncusu çiftin kendilerine yeni bir ev aramasıyla başlıyor. Oyuncu arkadaşları Babak onlara yardım ederek kendi evini kiralıyor. Ancak evin eski sahibi olan kadın, eşyalarını almaya bir türlü gelmiyor. Çift daha sonrasında ise komşularından kadının hiç de tekin biri olmadığını öğreniyor. İşte asıl olaylar da buradan sonra başlıyor. Çift kendini hiç beklenmedik durumların içerisinde buluyor. Bundan sonra ise bu gizemli durumlara karşı korunmaları gerekmekte.

Filmde insanların gizli yanları, hırsları, kaygıları, içsel bunalımları anlatılırken suç ve suçlu kavramı belli bir kalıba sokulmuyor. Seyirci, izlerken olayların içerisindeki herkesi bir noktada haklı bulabiliyor ve filmde ne kadar yargılama olursa olsun asıl kararı filmin sonunda kendisi veriyor.

Karakterler hem fiziksel hem de duygusal olarak o kadar sahici ki her gün karşılaştığımız insanlara benziyor. Bu karakterlerin hareketleri de sunum şeklinde değil, neden-sonuç ilişkisi içerisinde merak ve gizem öğeleri katılarak veriliyor. Eserde soru işaretleri çözülürken yeni soru işaretleri ortaya çıkıyor ve izleyici kendini kurgunun içinde buluyor. Özellikle final sahnesinde seyirci kendini karakterlerin yerine koymakla kalmıyor, yapılan iç muhasebeye kendisi de müdahil oluyor. Filmin sonunda gereksiz bir sahne, gereksiz bir karakter ve diyalog olmadığını görüyorsunuz. Verilen ayrıntılar ya bir olayın başlangıcı ya da bir olayın sonucu olarak gün yüzüne çıkıyor.

Filmin başrollerinde yönetmenin diğer filmlerinden de tanıdığımız Taraneh Alidosti ve Shahab Hossesini yer alıyor. Sadece onlar değil yan karakterler ve çocuk oyuncu da sergiledikleri performansla göz dolduruyor.

Eğer Farhadi’nin beğendiğiniz bir filmini izlediyseniz diğer filmlerini art arda seyretmemenizi, onlara zaman vermenizi öneririm. Birbirine yakın temadaki konuları aynı tarz ve öğelerle işlemeyi seven yönetmen, sizde kendini tekrar eden bir anlayışa sahip olduğu izlenimi uyandırabilir. Öyle ki dikkatli bir izleyiciyseniz önceki filmlerinden hareketle yaptığınız akıl yürütmelerle, yeni izlediğiniz filmin çözümlemesine daha erken ulaşabilirsiniz. İştahınızı kaçırıp bu zevkten mahrum kalmanızı asla istemem.

Zaman zaman Farhadi filmlerinin gelişmiş bir görsel doyuruculuğa ulaşmadığı eleştirileri yapılıyor. Evet, Farhadi ve İran sinemasının görsel yönden bir şölen sunduğu söylenemez. Ancak anlatılmak istenen o kadar net veriliyor ki o gerçeklik içerisinde görsellik eksikmiş hissi uyandırmıyor. Yönetmen de her filminde tarzından ödün vermeden görselliğine yeni şeyler katarak ilerliyor.

Son olarak bir tavsiye ile veda etmek istiyorum. Filmi izlemeden önce Arthur Miller’in “Death Of a Salaesman” (Satıcının Ölümü) oyunu hakkında okumalar yaparsanız filmi daha iyi özümsemiş olursunuz.

Not: Filmin sonundaki harika müzikle rahatlamaya devam etmek istiyorsanız: Mehrdad Mehdy – Tehran Waltzes

Filmde ayrıca Nuri Bilge Ceylan’ın “Uzak” filmine de bir selamlama karesi ile gönderme yapılıyor.

Filmografi: Low Heights (2002), Dancing in the Dust (2003), Beautıful Cıty (2004), Fireworks Wednesday (2006), Canaan (2008), Dayere Zangi (2008), The Night (2008), About Elly (2009), Trial on the Street (2009), Codayi-i Nadir ez Simin (2011), Le Passe (2013), Forushande (2016).

ERDEM EROL

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin