Felsefe ve Sosyal Bilimler Niçin Öğretilmeli?

Felsefe üretmek, felsefe yapmak; sistemli düşüncelerin irdelenmesini, çözümlenmesini, temellendirmesini, kısaca sorgulanmasını içermektedir (Topses, 1999). Felsefe yapmak; sorular sorarak, düşünceleri tartışıp test ederek, aleyhlerindeki olası deliller üzerinde düşünerek ve kavramların gerçekte nasıl iş gördüğünü sorgulayarak gerçekleşmektedir. Böylece felsefe, üzerinde fazla düşünülmeden kullanılan alışılageldik fikirleri anlamaya ve sorgulamaya çalışmaktadır (Nagel, 2004). Bu süreçte felsefe, kendi kural ve yöntemleri ile eleştirel düşünmenin can alıcı ilkelerini ilişkilendirerek, düşünmeyi kışkırtır ve farklı konulardaki sorunları keşfeder. Felsefe ile düşünmek, eleştirel ve kurallı düşünmeyi, eleştirel düşünmenin ilkelerini işe koşmayı, kendini açık ve anlaşılır bir biçimde ifade edebilmeyi gerektirmektedir.

Çocukluktan bu yana, “Ne?” sorusu yaşantımızda oldukça önemli bir yer tutar. Sosyalleşmeye başladığımız süreçten bu yana, içinde bulunduğumuz ortamı, toplumu ve durumları sorgulayıp ilişkilendirme eğilimindeyizdir. “Ağaç neden yeşildir? Gökyüzündeki beyaz pamuklar nedir?” gibi sorular aslında sorgulama halimizin ilk örneklerindendir. Çevremizi somut olarak sorgulamaya başladıktan sonra ve yaşımızın da ilerlemesiyle birlikte, analitik düşünmeyi de öğrenmeye başlamamız; soyut düşünceleri sorgulamaya da bizi iter. Dolayısıyla felsefe bu noktada kendini gösterir. Aslında sadece felsefe demek yanlış olacaktır. Sosyal bilimler bu sosyalizasyon sürecinde kendini oldukça var edecektir.

Felsefe, doğa ve sosyal bilimlerin başlangıcı veya bu bilimlerin üzerindeki bir şemsiye denilebilir. Sosyoloji, bireyin toplum içindeki veya kendi oluşturduğu sosyal çevresindeki yerini irdelemesinde oldukça önemli yer tutar. Dolayısıyla bireylerin toplum içindeki davranışları da sosyolojik olarak değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme için ise, iyi bir sorgulama süzgeci gerekir. Bunun için de felsefeye yani eleştirel düşünmeye ihtiyaç duyarız.

Türkiye'de düşünme ve felsefe - Evrensel.net

Bahsettiğimiz bu bağlamda, felsefe öğrenmenin önemi kendini göstermeye başlayacaktır. Bireylerin çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe geçiş süreçlerinde farklı şekillerde felsefeye yani eleştirel düşünmeye ihtiyaçları olduğunu söylemek mümkün. İhtiyaçtan ziyade, farkında olmasalar da felsefeyle içli dışlı olduklarını fark ettirmek önemlidir. Aslında burada dikkat edilmesi gereken nokta, sosyal bilimlerin farkındalığını oluşturmak ve bireylerin içinde bulundukları dünyaya daha anlamlı bakmasını sağlamaktır.

Felsefi düşünme şeklini sadece öğrenci odaklı düşünmek de doğru olmayacaktır. Eğitim açısından bakıldığında eğitim felsefesi ile karşı karşıya kalırız. Eğitim felsefesi dersinin yer alması; hem öğretmen hem de öğrenciler için ufuk açıcı niteliktedir. Özellikle öğretmenlik yetiştirme konusunda ve öğretmenlik mesleğinin küreselleşen dünyadaki eğitimin, yönetim sistemlerinin etkinliğini artırmada önemli olduğu düşünülür. Bundan dolayı ders içeriğinde yapılan ufak bir katkının, dünyadaki sorunları değiştirebilen bir yapıda olduğunun farkındalığının artırılması açısından yerinde görülmektedir (Aslan, 2014). Dolayısıyla eğitim sisteminin de istenilen şekilde fayda sağlaması için felsefi temele ihtiyaç duyulacaktır.

Felsefenin; “akla dayalı olması; her şeyi anlam yönünden irdeleyen, yansıtıcı bir düşünme etkinliği olması; bilgeliği arayan bir zihinsel tutum olması ve alçak gönüllü bir yaklaşımı içermesi; hayret, merak ve kuşku duygularından doğması; açıklık sistematiklik, tutarlılık ve bütünsellik gibi ölçütleri işe koşması; çözümleyici ve bileşimci olması; işe sorular sormayla başlaması; sürekli bir soruşturma etkinliği olarak alternatifin ve doğrunun peşinde olması; ön yargısız, güvenilir, iyi temellendirilmiş bilgi elde etmeyi amaçlaması; bireyi gerekçeler göstermeye; önermeler kurmaya ve çıkarımlarda bulunmaya zorlaması; sonuçlara ulaşırken kullanılan akıl yürütme kurallarını incelemesi” eleştirel düşünmenin geliştirilmesindeki önemini göstermektedir (Alkın-Şahin, Tunca, 2015).

Dil felsefesi ile analitik felsefe arasında ne fark var? | Bilim ...

Bunların haricinde literatürdeki yapılan kısıtlı araştırmalardan bazılarına bakıldığında, öğrencilerin diğer derslerde bilgi, bu derste ise nasıl düşüneceklerini öğrendiklerini dile getirdikleri görülür. Bunun temel sebebi sıklıkla sorulan “Neden?” ve düşünmeye teşvik eden felsefe sorularıdır. Bu sorular onları bir duruma farklı açıdan bakmaya ve sorular üzerine daha detaylı ve uzun süre düşünmeye teşvik etmiştir. Çocukların çeşitli bakış açılarına karşı farkındalık kazanmaları, akıl yürütme ve analitik düşünme becerilerini harekete geçirmeleri için önemlidir. Felsefe eğitimi ile birlikte, bir sorunun birden fazla doğru yanıtı olabileceği, farklı bakış açılarının var olduğu ve bunun sınıf ortamına taşınabileceğini, bu amaçla da felsefenin bir yöntem olarak kullanılabileceği fikri oluşur (Akkocaoğlu Çayır, Akkoyunlu, 2015).

Felsefenin düşünme, fikir üretme, soru sorma, günlük yaşamla ve hayata bakışımızla ilintisi çocuklar tarafından fark edilmesi için doğru bir eğitim stratejisi geliştirmeli ve bilim ile felsefe arasındaki ilişki eğitim ile aktarılmalıdır. Eğer doğru bir felsefe temeli oluşturulmazsa, doğa bilimleri için de olması gereken sorgulama tutumu sağlıklı bir şekilde gerçekleşmez. Dolayısıyla eğitimi sürecinde tartışma yönetimi ve felsefi bilgiye yeteri kadar zaman ayrılmalıdır. Bununla birlikte, çocuklar için felsefe eğitiminin eğitim programlarıyla bütünleşmesi için çalışmalar yapılmalıdır.

Kaynakça

Alkın-Şahin, S., & Tunca, N. (2015). Felsefe ve eleştirel düşünme. Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi5(2).

Aslan, Ö. M. (2014). Eğitim felsefesi dersinin okul öncesi öğretmen adaylarının felsefi tercihlerine ve eleştirel pedagojiye yönelik görüşlerine olan etkisi. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi13(48), 1-14.

Çayır, N. A., & Akkoyunlu, B. (2016). Çocuklar için felsefe eğitimi üzerine nitel bir araştırma. Turkish Online Journal of Qualitative Inquiry7(2), 97-133.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin