Fayyum Mumya Portreleri: Ölülerin Gözleri

İnsanlar ölümü tarih boyunca farklı şekillerde yorumlamıştır. Dünyada güç ve iktidar elde etmek uğruna yapılan pek çok davranış, ölüm konusunda da farklı yaklaşımlarla sürdürülmeye çalışılmıştır. Eski Mısır medeniyeti, ölümden sonraki yaşama olan inancı sebebiyle mumya yapımında oldukça gelişmiştir. Mezarların ölümden sonraki yaşamda gerekli olabilecek şeylerle doldurulduğu yapılan arkeolojik çalışmalarla tespit edilmiştir. Mezarı  yağmalanmayan tek firavun olma özelliği gösteren ve lakabı ‘Çocuk Kral’ olan Tutankhamun, bu ifadeyi destekleyecek nitelikte ölümden sonraki yaşama hazırlanmıştır. Bu ihtişamlı mezarlara sahip olmaya gücü yetenlerin yanında diğer insanlar yolculuğa farklı şekiller ve yöntemlerle hazırlanmıştır. Bu yöntemlerden biri de Fayyum Portreleri denilen, ölen kişinin unutulmaması için mumyalanmış cesetlerin baş kısmına yerleştirilmiş olan ahşap panolara çizilmiş yüz resimleridir. Bu yazımızda da Fayyum Portrelerini daha detaylı ele alacağız.

Tutankhamun’un mezarındaki bir oda.

Dünyanın ilk portreleri (Portre sanatına ilişkin ilk örnekler Laia isimli bir kadın ressam tarafından Antik Roma döneminde verilmiş olsa da günümüze ulaşan eser yok.) olma özelliği gösteren Fayyum Portrelerinin bu ismi bulundukları yerden aldığını söylemekle birlikte şu bilgiyi de eklemek gerekir: Mumya mezarlarında bulunan Fayyum Portreleri de vardır; ancak portrelerin büyük çoğunluğu Fayyum bölgesinde bulunmuştur. Fayyum , Nil’in batısında ve Kahire’nin yaklaşık 100 km güneyinde bulunur. Mısır M.Ö. 332 yılında Büyük İskender tarafından fethedilinceye kadar Fayyum hanedanlık için önemli rol oynamıştır. Ne var ki bu bölgenin kaderi Mısır yönetiminin değişmesi ve çok kültürlü bir yapıya dönüşmesiyle değişmiştir. Büyük İskender’in fethi sonrası ülke Grek hanedanlarından Ptolemaioslar tarafından yönetilmiştir. Ülkede yaşanan bu değişimler portrelerin sanatsal izlerinde yer bulmuştur.  Fayyum’a yerleşen Greklerin kültürleri zamanla Mısır’ın birçok bölgesinde yayılmaya başlamıştır. Greklerin kültür, sanat ve eğitim düzeyi  oldukça ileri düzeyde olduğundan birçok alanda kendilerini kabul ettirmişlerdir. Ancak yaklaşık 300 yıl boyunca bu hanedanlık tarafından yönetilen Mısır, M.Ö. 31 yılında Roma’nın hakimiyeti altına girmiştir.

Büyük İskender’in Bir Tasviri

- Advertisement -

Mısır Haritası

Fayyum Portreleri Mısır’da M.S. 1. ve 3. yüzyıllarda Roma’nın hakimiyetinin sürdüğü dönemde varlık kazanmıştır. Mumyaların baş kısmına yerleştirilen ahşap panolara resmedilerek oluşturulmuşlardır. Ağaç kökleri ve çivit denilen doğal maddeden yapılan boyalarla işlenen ahşap panolar genellikle meşe, limon, selvi, çınar gibi sert ağaçlardan yapılmıştır. Ahşap yüzeyleri resme hazırlamak için astarlama işlemi yapılmıştır. İki farklı teknik tercih edilmiştir: Balmumunu boyalarla karıştırmak ve su bazlı tempera. İlk teknik agnostik olarak da bilinir, boyalar sıcak balmumu ile karıştırılarak parlak bir görünüm elde etmek amaçlanır. Bu, Mısırlılarda kullanılan bir Grek tekniğidir. Çeşitli metal aletlerle şekillendirilen ve kişiye oldukça benzeyen yüzler sağa ya da sola yöneltilen eğimle resmedilmiştir. Yüze eğim verme işlemi kişinin yüzünü daha gerçekçi kılmıştır. Ancak gözler oldukça büyük çizilmiştir. Kirpikler ise gerçek olamayacak şekilde kalın ve dikkat çekici tasvir edilmiştir. Tempera tekniğinde ise, kullanılan ince fırça nedeniyle geçişlerin daha yumuşak olması sağlanmıştır. Ayrıca beyaz rengin kullanımının fazla olması resimlere mat bir görünüm sağlamıştır. Tasvir edilen kişiler sıklıkla 30-35 yaşlarında görünmektedir. Bu durum Mısır’daki ortalama yaşam süresi ile uyuşur niteliktedir. Erkeklerin resimlerine altın tozu kullanılarak yapılmış defne yapraklarından oluşan taç da eklenir. Kadın ve erkeklerin  portrelerindeki giyim tarzları ve aksesuarları Roma modasını yansıtır. Kadınlar ve çocukların portreleri erkeklere göre daha renkli tasvir edilirken mücevherler de portreye eklenmiştir. Tüm işlemlerin ardından ölünün sargılarla sarılan bedenin yüz bölgesine, hazırlanan ahşap panolar tutturulmuştur. İnsan vücudunun şeklini andıran bir sanduka içine yerleştirilen beden dik bir şekilde mezar odasına yerleştirilmiştir. Böylece  portreler sayesinde ruhlar bedenlerini kolayca bulabilir hale gelmiştir.

Bulunan bazı mumyalarda  portrelere rastlanmamıştır. Bunun sebebi olarak ressamların gösterdikleri emekten ziyade, portrelerin yapımında gerekli olan birçok malzemenin ülke dışından getirilmesi gösterilebilir. Bu durum da haliyle portreleri pahalı hale getirmiştir. ‘Fayyum portreleri, Mısır sanatından ziyade Klasik Yunan sanatı ve Roma etkilerini yansıtırlar. Mumyaların içine kondukları sandukalara Grek alfabesiyle kişinin adının yanı sıra bazen meslekleri de yazılmaktaydı. Yazıtlara göre, portrelerdeki kişiler çoğunlukla varlıklı üst sınıfa ait askerler, üst sınıf din adamları ve hükümet için çalışan memurlardan oluşmaktadır. Portresi yapılan kişilerin Mısırlı, Grek ya da Romalı olduğuna dair kesin bilgiler olmamasına rağmen yazıtlarda Mısır, Grek ve Roma kökenli isimler yazılmıştır. Yazıtlardaki bilgilerinin idealleri mi yoksa gerçekleri mi yansıttığı net olmamakla birlikte en azından mesleklerinin kesin olduğu düşünülmektedir.’ (Eskici, 2013)

Mısır’ın kuru ve sıcak ikliminden dolayı 900-1000 arası (kaynaklara göre değişiyor) portre günümüze ulaşmayı başarmış, çok iyi korunan nadir eserler arasında yerini almıştır. ‘Günümüze değin gelen tüm portreler mezarlarda bir arada iken, sergileme mekânlarında birbirlerinden ayrılmıştırlar. Bugün mumya portreleri dünyanın farklı bölgelerindeki önemli arkeoloji müzelerinin hepsinde sergilenmektedir. Paris Louvre Müzesi, British Museum, İskoçya Kraliyet Müzesi, New York Metropolitan Müzesi Fayyum portrelerinin sergilendiği önemli sanat müzelerinden bazılarıdır.’ (Eskici, 2013)

 

Fayyum Portrelerindeki gözler bu portrelerde ilgiyi üzerine çeken ilk noktadır. Bu gözlerin farklı şeyler anlattığına dair birçok yorum yapılmıştır. Bunlardan biri gözlerin ölümün varlığından haberdar olduğu yönündedir. Bir zamanlar yaşamış bu insanların tasvirini günümüzde görüyor olabilmek hayli ilgi çekicidir. Peki siz bu portrelere baktığınızda gözlerin ne anlattığını düşünüyorsunuz?

KAYNAKLAR:

Korkmaz Ekici, F . (2013). FAYYUM PORTRELERİ. Sanat Dergisi , 0 (22) , 59-68 .

http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&sectionID=2&articleID=137&bhcp=1

http://birgunbiryerde.blogspot.com/2014/12/ilk-ikon-resimleri-fayyum-portreleri.html

 

 

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Must Read

Filme Uyarlanan 10 Gerçek Hayat Hikayesi

Çoğu zaman vakit öldürmek için film izleriz ama bazıları bizi fazlasıyla etkiler hatta bir şeyler öğretir. Bu listedeki biyografik filmlerin bazılarından bir şeyler öğreneceğiz...