Epiktetos: Mutluluğun Kaynağı Nedir?

Öncelikle Epiktetos’u tanıyalım…

Epiktetos Kimdir?

Epiktetos Roma’nın imparatorluk döneminin en önemli ve en meşhur filozoflarından biridir. MS (50-130) yılları arasında yaşadığı düşünülen filozof Psidia kökenli bir yazıta göre köle bir anneden doğmuştur. Muhtemelen küçük bir çocukken Roma’ya gelmiş ve kendisi de bir zamanlar İmparator Nero’nun kölesi olan zengin, güçlü ve özgür Epaphroditus’un kölesi olmuştur.

Epiktetos Roma’da fakir bir hayat sürmüştür, öyle ki kapısında kilit bile yoktur, zira yattığı odada eski bir döşekten başka bir şey bulunmaz. Fakirlik Epiktetos’un karşılaştığı bir zorluk değildi, aynı zamanda çelimsiz bir vücudu vardı.

- Advertisement -

Epiktetos hala köleyken, dönemin en büyük Stoacı öğretmeni olan Musoinus Rufus’un derslerine katılmış, daha sonra konuşmalarında ondan alıntılar yapmıştır.

Epiktetos’un MS 94 yılından önce kölelikten azat edildiği düşünülebilir, zira bu tarih civarında İmparator Domitianus döneminde Senatus kararıyla diğer filozoflarla birlikte Roma’dan sürülmüş ve Epirus’taki Nicopolis’e (Kuzey Yunanistan) gitmiştir. Burada Epiktetos okulunu kurmuş ve birçok soylu Romalı onun öğrencisi olmuştur. Kendisinden hiçbir felsefi yazı kalmamıştır. Şans eseri, onun felsefesinin ana noktaları tarihçi Flavius Arianus tarafından gelecek nesiller için korunmuştur.

Öldükten sonra kölelikten filozofluğa geçen yaşam deneyimi ve öğretileri çağlar boyunca anlatılmış, okunmuş ve öğrenilmiştir.

Mutluluğun Kaynağı Nedir?

“Ben mutlu ve dolu dolu bir yaşamı nasıl yaşayabilirim?
Ben nasıl iyi bir insan olabilirim?”

Bu iki soruya yanıt bulabilmek, Epiktetos’un tutkusuydu. Herkes mutlu olmak, iyi bir yaşam sürmek istemektedir. Mutluluğun ne olduğunu sormadan sadece onu aramaktayız. Mutluluğun ne olduğu üzerine düşünme kısmı da felsefe ile düşünmeye girmektedir. Mutluluğun kaynağı nedir?  Bugün birlikte mutluluğu düşünelim ve bu soruya yanıt aramaya çalışalım.

Toplumumuzda her zaman açıkça olmasa bile, genelde profesyonel başarılara, sağlığa, güce ve şöhrete arzu ve özlemle bakılmaktadır. Epiktetos ise bu şeyleri hakiki mutlulukla ilişkisiz ve önemsiz bulur. Gerçek mutlulukla ilişkili gördüğü şeyler ise bir kişi olduğumuz ve nasıl bir hayat yaşadığımızdır.

Epiktetos için mutlu bir yaşam, erdemli bir yaşamla bir ve aynı şeydir. Mutlu olmak ve yaşamı dolu dolu yaşamak, doğru şeyler yapmanın doğal sonuçlarıdır. Epiktetos dünyanın anlaşılması üzerine yapılan araştırmalardan çok ahlaki erdemlerle ilgileniyordu.

“İyi yaşam” kavramı, bir yapılacaklar listesi gibi sıralanmış emirlerin izlenmesiyle değil, edimlerimizin ve arzularımızın doğa ile uyumlu hale getirilmesiyle ilgiliydi. İyi edimler, başkalarının hayranlığını kazanmak için değil, içsel huzura erişmek ve böylece kişisel özgürlüğü kazanmak için gerekliydi.

İyilik, herkesin her zaman erişebileceği ve zengin ya da fakir, eğitimli ya da eğitimsiz herkesin erişebilmek için eşit şansa sahip olduğu bir şeydi. İyilik keşişler, azizler ya da münzeviler gibi “ruhsal profesyoneller”in özel uzmanlık alanı değildi.

Epiktetos’un “İyi Bir Yaşam” reçetesi başlıca üç tema üzerinde kuruluydu:

  • Arzularınızın efendisi olun.
  • Görevlerinizi yerine getirin.
  • Kendiniz ve büyük insan topluluğu içindeki ilişkileriniz üzerine düşünmeyi öğrenin.

Epiktetos’a göre mutluluk ve özgürlük, bir tek ilkenin açık ve seçik anlaşılmasıyla başlar: Bazı şeyleri kontrol edebiliriz, bazı şeyleri kontrol edemeyiz. Ancak siz bu temel kuralla yüzleştikten, neyi kontrol edebileceğinizi ve neyi edemeyeceğinizi öğrendikten sonra, içsel sakinliğe ve dışsal etkinliğe ulaşabilirsiniz.

Kontrolümüz altına alabileceğimiz şeyler, arzularımız, isteklerimiz, eğilimlerimiz ve nefret ettiğimiz şeylerdir. Bu alanlar bizi doğrudan ilgilendiren şeylerdir, çünkü doğrudan etki alanımız tarafından yönetilirler. İçsel yaşamlarımız ve karakterimizle ilgili seçimleri her zaman kendimiz yaparız.

Kontrolümüz dışında olanlar, ne çeşit bedene sahip olduğumuz, zengin ya da fakir bir aileye doğmamız, diğer insanlar tarafından nasıl görüldüğümüz ve toplumdaki düzeyimiz gibi şeylerdir. Tüm bunların dış etkenlere bağlı olduğunu ve dolayısıyla bizi doğrudan ilgilendirmediklerini anımsamalıyız. Kontrol edemeyeceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz şeyleri kontrol etmeye ve değiştirmeye çalışmamız yalnızca şiddetli bir acı duymamıza neden olur.

Epiktetos’a göre kontrolümüz dışında olan yerlerde mutluluk aramamalıyız. Oysaki insanlar mutluluğu kendi içlerinde değil, dışarıda aramaktadır.

Mutluluğu aradığımız yerler:

  • Tüketim
  • Hazlar
  • Uyuşturucular (alkol, antidepresanlar ve tüm uyuşturucular)
  • Para

 

Böyle bir döngü içerisindeyiz. Bu döngüyü kırmanın tek yolu gerçekten mutluluğun nerede olduğu yani dışarıda bir yerde mi yoksa kendi içimizde mi olduğunu bulmaktır.

Epiktetos asıl mutluluğun dış koşullardan bağımsız olduğunu söylemektedir. Mutluluğun kaynağı içimizdedir. Ölüm, hastalık gibi insanların mutsuzluğuna sebep olan konularda Epiktetos şunları söylemektedir: Ölüm bizatihi kötü değildir, ama onu kötü gösteren bizim ölüm hakkındaki görüşümüzdür. İnsanın ölümü her daim göz önünde tutması gerektiğini, bunun da nedeninin ölümün korkunç bir şey değil de gerçek olduğunu söylemektedir. Epiktetos, insanın ölümü düşünmediği taktirde her adımda kırılacağını, incineceğini ya da inciteceğini belirtir.

Kaynakça

Cevizci, Ahmet, İlk Çağ Felsefesi, 9.Baskı, Say Yayınları, Bursa, 2014.

Epiktetos, İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar, (çev. C. Erengül), 7.Baskı, Beta Yayınları, İstanbul, 2019.

Epiktetos, Enkheırıdıon, (çev. C.C. Çevik), 3.Baskı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2020.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Şerife Tongal
Şerife Tongalhttps://1000kitap.com/Serife2
"Bildiklerin bir damla, bilmediklerin bir okyanus."

Must Read

Dostluğun Mektupları: Tezer Özlü’den Leyla Erbil’e Mektuplar

'Tezer Özlü ile iki konuda birbirimize söz vermiştik. İlki, evlilik kurumunu, kocaları, daha çok eşlerimizi anlatacak birer roman yazmaktı. İkinci sözümüz ise, mektuplarımızı yayımlamaktı.'  ...