Elie Wiesel – Gece

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Romanlar; gerçek hayatta bildiğimi sandığım ya da bilmediğim dünyaları, kelimelerle yeniden yaratan mucizeler benim için. Hele de yaşanmış gerçek öyküler anlatıldıysa…

Gece; yazarın Auschwitz de ki yaşam öyküsünü -mış,-miş’ler olmadan en yalın haliyle anlatmış. Okurken korkuyu, acıyı, çaresizliği ve umudu resmediyor adeta. 1986 yılında Nobel barış ödülünü alan yazar Elie Wiesel, öyküsüyle insanlığı vicdanıyla baş başa bırakıyor.

Nasıl hayatta kaldığımı bilmiyorum; fazla güçsüz, fazla ürkek, bunun için hiçbir şey yapmadım. Buna bir mucize mi demek gerekir? Ben öyle demezdim. Eğer bir gök benim hayrıma bir mucize yaratabilecek olsaydı veya bunu istemiş olsaydı, bunu benden daha çok hak eden diğerleri için de yapabilirdi, yapmalıydı.’’

Yazar, her satırıyla okuyucuyu adeta tokatlıyor. İnsanlığın maneviyatını, vicdanını sorgulatıyor.

“Dün susmuş olanlar, yarın da susacaklar.”

Altı milyon Yahudinin hikayesini anlatırken tarihin akışını da gözler önüne seriyor.

Benim en vurucu satırlarsa;

- Advertisement -

“Hayatımı yedi kez sürgülenmiş uzun bir geceye çeviren kamptaki o ilk geceyi asla unutmayacağım.

O dumanı asla unutmayacağım.

Sessiz mavi göğün altında vücutları kıvrımlar haline gelen çocukların o ufak suratlarını asla unutmayacağım.

İnancımı tüketen o alevleri asla unutmayacağım.

Yaşama zevkinden beni sonsuza dek yoksun kılan bu gece sessizliğini asla unutmayacağım.

Tanrımı ve ruhumu katleden, rüyalarımı çöle çeviren bu anları asla unutmayacağım.

Tanrının var olduğu kadar uzun yaşamaya mahkum edilsem bile bunu asla unutmayacağım. Asla.”

İnsanlığın onurunun kaybedildiği zamanların utancını, iyilik ve kötülüğün o ya da bu diye ayrılmadığını her daim iç içe olduğunu, dünyanın adaletini, geçmişin izlerinin bugün ki nesillere nasıl nakşeldiğini, kim olacağımızı biz bugünün gençlerine, yarın doğacak olan çocuklara katliamdan sağ kurtulmuş ve gözleriyle gördüklerini anlatan bir tanığın yakarışları var romanda.

Eğer Geceyi hala okumadıysanız, hafızalardan silinmeyecek bir öyküyü kaçırmışsınız demektir. Ve sizlere söyleyebileceğim tek şey bu kitap sizi yüreğinizle baş başa bırakacak.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...