" Poison Pen" -- A woman from Sherlock’s (Jonny Lee Miller) past emerges as a possible suspect when the CEO of a financial consulting company is poisoned to death, on ELEMENTARY, Thurs. Oct. 17 (10:01 – 11:00 PM, ET/PT) on the CBS Television Network.. Photo: Patrick Harbron /CBS ©2013 CBS Broadcasting, Inc. All Rights Reserved
Gece Modu

  ”Dedektiflik dipsiz bir sürprizler kuyusudur”

Böyle diyor büyülü bir zihne sahip CBS kanalının 2012 tarihinde başlayan ”Elementary”dizisinin baş karakteri Sherlock Holmes.Elementary dizisi Sherlock Holmes ve yardımcısı Joan H.Watson’un New York sokaklarında geçen heyecan dolu maceralarını bizlere gösteriyor.Dizi Londra’dan New York’a taşınmış ve Sherlock Holmes’un yardımıcısı ise karşımıza bir bayan Watson olarak çıkıyor ve bu değişiklik diziye çok güzel bir derinlik katıyor,Sherlock ve Watson’un birbirleriyle etkileşimleri biz izleyicilere farklı bakış açılarını sunuyor.Elemetary dizisi eskiden bir cerrah olan ve şimdilerde bağımlılığını yeni yeni yenmeye ve zararlı maddeleri kullanmayı bırakmış olanlara yardım etmeye başlamış Joan Watson’un Sherlock Holmes’un babasının teklifi ile yanına bir ‘arınma rehberi’olarak gelmesi ile başlıyor macera.

  • Dizinin karakterlerine kısa bir bakış:

Sherlock karakterini başarılı bir şekilde oynayan İngiliz oyuncu Jonny Lee Miller karakterin hakkını çok sıkı bir çalışma ve oyunculuk ile veriyor.Kendisi bu zorlu karaktere çok iyi hazırlanmış ve çok iyi bürünmüş,adeta ince eleyip sık dokumuş kendileri.Sherlock karakterine kendi yorumunu katması ise çok hoş olmuş.

Dev Lotr Testi

Joan Watson karakterini ise tanıdığımız ve başarılı bir oyuncu olan Lucy Liu oynuyor.Çin asıllı Amerikalı oyuncu Lucy Liu ”Watson” karakterini kendisine hayran bıraktıracak şekilde çok güzel bir şekilde ve karakteri ile oyunculuk sanatını en doruklarda oynuyor tanınmış oyuncu.

Jon Michael  Hill dedektif ‘Marcus Bell’ ve Aidan Quinn ‘Başkomiser Tobias Gregson’ karakterlerini başarılı bir şekilde oynarak dizinin bu karakterle ile birleşerek dizinin parçaları fantastik bir uyumluluk ile güzel bir not alıyor yabancı dizi sektöründe.

Sherlock Holmes çevresi ile kimi zaman uyumsuz ve garip diye adlandırabileceğimiz bir şekilde etkileşime geçiyor.Bu kendine has bir davranışı ama aynı zamanda bu davranışların yanında kendine hayran bıraktıracak davranışları ile çevresinin ağzını açık bırakabiliyor.Sherlock bu dizide dedektiflik becerilerini modern bir şekilde aktarıyor.Telefonunu çok iyi kullanıyor,masa başında dava dosyalarını inceleyip,bilgisayarında adli olaylar ile çalışmalar yapabiliyor.Dizi bu aktarımları bizlere çok iyi yansıtıyor.

Elementary bir polisiye ve suç dizisinin yanı sıra başka bir temaya vurgu yapıyor belki de günümüzün önemli bir konusu olan ‘bağımlılık’ konusuna. Sherlock dizinin başında eski bir uyuşturucu bağımlısı olarak karşımıza çıkıyor.Kusursuz bir beyne sahip ve saat gibi işleyen zihninin yanında bir de bağımlılık ile savaşmış bir Sherlock. Dizinin insan yaşamına etkisini çarpıcı bir şekilde göstermeye çalışıyor madde bağımlılığını,insan zihnine,ruhuna ve davranışa etkilerini etkileyici bir şekilde gösteriyor baş karakterimizin hayatından ve dizi içinde ki grup terapilerinden.

”Çok haklısın watson,bazen psikozlarımın derinliklerinde kayboluyorum”

Elementary dizisi, polisiye edebiyatının kült ismi olan Sherlock karakterini farklı pencerelerden bakmamızı sağlıyor,farklı bir Sherlock izletiyor.Cinayet ve suç olaylarının insanlar üstünde hayatın ve olayın her yönüyle nasıl bir iz bıraktığını güzelce gösteren dinamik bir yapıya sahip.Karakterler arası diyaloglar zekice kurgulanmış ve farklı temaları birleştirerek ortaya güzel bir yemek çıkmış !

  • Dizinin The Leviathan isimli 1.Sezon 10.Bölümünde kısa bir sahnenin bıraktığı izlenimler:

Vincent van Gogh'un ''Pieta'' tablosu

Sherlock soruşturma sırasında bir gerçeği ortaya çıkarmak için tablonun gerçeğine ulaşmaya çalışır ve bu sırada gittiği evde Pieta tablosunun önce camını kırarak ve daha sonra bir bıçak yardımıyla keserek altından Pieta tablosunun gerçeğine ulaşır ve daha sonra bir günlüğe evine getirerek şöyle der:”Gecemi duruşma metni okuyarak geçireceksem,en azından bir baş yapıt eşliğinde yapayım”Gerçekten inanılmaz bir sahne ve ayrıca sanat aşığıdır kendileri.Bu sahnede belki de tablonun camını kırması ve gerçek tabloya ulaşması sıradan gözükebilir fakat bu Sherlock’un zihninin ve davranışlarının bir yansıması adeta.Gerçeklere ve en ufak bir şey dahi olsa ipuçlarının peşinden gitmeyi hiç esirgemiyor.Her dosyada ki en ufak ayrıntıları kaçırmıyor,soruşturma sırasında sorguladıkları insanların her değini kendi akıl süzgecinden çok başarılı bir şekilde geçiriyor. Sherlock Holmes dedektiflik ve zihin becerilerini kullanarak ”zarafet ve tutku” ile dans ederek cinayet ve suç olaylarını bir bir çözmeyi başarıyor.

İzlemenizi öneriyorum ve şimdiden iyi seyirler.