Efsanevi Kadın Hükümdar “Tomris Hatun” Filmi Gösterime Giriyor

132
Gece Modu

Saka Türklerinin efsane kadın hükümdarını anlatan “Tomris” filminin rejisörü Akan Satayev çekimlere Nisan 2017’de başlamıştı. Filmde, M.Ö. 6.yüzyılda yaşayan Türk tarihinin en büyük kadın savaşçısı İskit Türklerinin başbuğu Tomris Hatun’un hayatı ve mücadeleleri anlatılıyor.

Kazakistanlı ünlü yönetmen, daha önce “Racketeer”, “Mın Bala” ve “The Liquidator” gibi filmlerle tanınan Akan Sataev, 2017 yılının ortalarında Sakaların efsane kadın hükümdarı Tomris hakkında film çekeceklerini duyurmuştu. Çekimlere 2017 yılının Aralık ayında başlandı.

Söylenti Dergi e-sayısı Çıktı!

TEMA Vakfı yararına çıkardığımız e-dergimizin ilk sayısı yayında! 90 sayfa içine 40 farklı yazardan, şiir, öykü, deneme ve incelemeleri yayınladığımız e-sayımızı satın almayı unutmayın! Üstelik yalnızca 5₺!

Çekimlerinin duyurulmasından itibaren ilgi odağı olan ve merak edilen, Tomris rolünü Almira Tursın’ın oynadığı film Kazakistan Kültür ve Spor Bakanlığının destekleriyle hazırlandı.

Diğer oyuncular ise şu şekilde; Murat Bisembin, Adil Akhmetov, Asylkhan Tolypov, Yerkebulan Daiyrov 

Tomris Hatun;

Ünlü Türk hükümdar Alp Er Tunga’nın torunu olan ve “Sakalar’ın Anası” olarak bilinen Tomris Hatun, kocasının vefatı (M.Ö. VI. yüzyıl) ile devletin başına geçerek tarihte ilk kadın Türk hükümdar olmuştur.

Saka ve Perslerin Savaşı

M.Ö. VI. yüzyılda Hazar denizinin doğusunda yaşamakta olan yazıtlarındaki Sakalar,İskitler kocasının ölümü üzerine tahta Tomris hatun geçmiştir. Tomris hatun aynı zamanda Alp Er Tunga’ nın da torunudur. Tomris kelimesi anlam olarak ” Demir İz ” demektir.
Pers Kralı Kiros, bir kadın tarafından idare edilen bu ulusu hemen yenmek istemiş, ancak bundan önce Tomris’e evlenme teklifinde bulunmuştur. Bu teklifi kabul ederse, bir daha Tomris’ in ülkesine saldırmayacağını vaat etmiştir. Kiros’un gerçek niyetini anlayan Tomris, onun bu teklifini reddetmiş; bunun üzerine Kiros, büyük bir ordu toplayarak tekrar Saka topraklarına girmiştir. Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardı. Tomris Hatun artık kaçmanın yarar sağlamayacağını anlayıp uygun bir alan seçip Kiros’un ordusunu beklemeye başlar. İki ordu aralarında birkaç kilometre kalacak bir biçimde mevzilenir. Güneş battığı için savaşa tutuşmazlar ancak gece Kiros bir hile düşünmüş ve iki ordunun arasında bir çadır kurdurmuştur ve içinde güzel kızlar, yiyecekler ve şarap bulunan çadıra ansızın saldırı düzenleyen Tomris Hatun’un oğlu ve beraberindeki kuvvetler, içerideki birkaç Pers’i öldürüp eğlenceye dalmışlardır. Ancak birkaç saat sonra bir baskın düzenleyen Pers kuvvetleri çadırı basıp Tomris Hatun’un oğlu da olmak üzere içerideki Sakaları öldürürler. Tomris çok sevdiği oğlunun ölümüne üzülür. Yemin ederek şöyle söyler: “Kana susamış Kirus! Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün. Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!”

İki ordunun verdiği bir meydan savaşında Tomris’in oğlu ve askerlerinden bir kısmı ölünce, Tomris, Kiros’a şu mesajı göndermiştir; “ Olanlardan gururlanma, cesaret ile değil hile ile kazandın. Oğlumun ölüsünü bana geri ver ve ordularıma ettiğin hakarete rağmen, cezalandırılmadan ülkemden çık git. Eğer böyle yapmazsan, İskitler’in güneş tanrısı üzerine yemin ederim ki ne kadar haris olursan ol, seninle başa çıkacağım” .

Kiros bu tehdide kulak asmayınca, Tomris askerlerinin başına geçmiş ve Persler’e hücüm etmiştir. Müthiş bir savaştan sonra Persler yenilmişler ve Herodot’a göre Kiros öldürülmüş, Ksenofon’a göre ise kaçmayı başarmıştır.
Savaş dar bir boğazda yapılmış , Saka ordusuna komuta eden Tomris ve askerleri büyük başarı kazanmışlardır. Bu savaşta “turan taktiği” ya da “kurt oyunu” adı verilen bozkır savaş taktiği ustaca uygulanmıştır.
Sakalar, Persleri bozguna uğratır. Ölenler arasında Pers Kralı ” Büyük Kiros ” da vardır.
Tomris Hatun sözünde durur ve Büyük Kiros’un kesik başını kan dolu bir tulumun içine atar ve Kiros’ a son sözleri: “Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni, kanla doyuruyorum!” olur.

Antik Yunan tarihçisi Herodot; “Bu savaş, bana göre iki ülke arasında bugüne kadar yapılan en şiddetli savaştı” demiştir. Filmin senaryosunda Herodot’un yazdıklarından geniş ölçüde faydalanıldı.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin